Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '16

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
139
 

Akşam yemekleri neden çocuğun karakter oluşumunda ve başarısında çok önemlidir? (2)

Akşam yemekleri neden çocuğun karakter oluşumunda ve başarısında çok önemlidir? (2)
 

Bir devlet ve aile için: Eğer, gençlerinizi kazanıyorsanız, geleceğinizi kazanıyorsunuz, demektir. Gerisi boştur.


Bahşiş verirken bunun nedenini hiç düşündünüz mü? Lütfen, bunun cevabını aşağıda okumadan önce kendinize neden bahşiş ödediğinizi sorunuz.

Kaldığımız yerden devamla:

Yüz yüze görüşmek-konuşmak, bazı duygusal taklitlere yol açtığı için, sosyal etkileşim çarklarının yağlanmasını sağlamaktadır. Bu, açık ifadesi ile:

-Karşımızdaki ile bir meseleyi konuşmak veya çözmek için kurduğumuz iletişimde (belki de farkında olmadan) kimilerinin bazı duygusal taklitler yaptığı bilinmektedir.

Bu taklitler: bir kelime veya bir hareket tekrarı olabilmektedir. Bu tekrarlar; insanların “uyum içerisinde”ymiş gibi senkronize (eşgüdümlü) olmasını sağlamaktadır.

Bu uyumun arkasında, güven duygusunun pekişmesi vardır.

Eğer, karşınızdakine güvenirseniz, ona karşı savunma kalkanlarınız doğal olarak aşağı inecek ve kurulan iletişim daha verimli-sıcak ve sürekli hale gelecektir.

Neden bahşiş verir veya gereğinden fazla veririz?

–“Tamam mı.”

-“Tamam!”  

-Lokanta çalışanları bu sosyal taklitten fazlaca yararlanır ve onu sıkça kullanırlar.

Siparişinizi farklı kelimelerle veya kelimesi kelimesine aynını tekrarlayana, ortalama olarak yüzde 140 oranında daha fazla bahşiş verildiğini meraklıları bilirler.

Peki, Sosyal taklit nedir?

İlk yazıyı okuyanlar, Asma Köprülerle ilgili görüşleri hatırlayacaktır. Burada da asma köprülerle ilgili bir örnek verilmektedir.

Amerika’da yapılan bir köprü açılışında çok sayıda insanın üzerinde aynı anda ve yaya olarak yürümesi, köprünün aşırı sallanmasına neden olur ve sallanmadan kaynaklanan bir tehlike yaşanır.

Sallanma nedeni olarak mühendislerin düşüncesi : Çok fazla sayıda insanın birlikte yürürken aynı ritmi “yakalaması”, bu tehlikeli sallamanın nedenidir.

Herkes kortej şeklinde hareket ettiğinden köprü eşzamanlı hareket etmeye başlamıştır.

-“ Köprü bir kere ince ince sallanmaya başladığında, giderek daha çok yaya rahat etmek için adımlarını birbirlerine uydurarak eşzamanlı olarak ileri geri yürümeye başlar. Köprünün salınımıyla yaya adımları arasında pozitif bir geri besleme döngüsü oluştuğundan, yanlara doğru oluşan baskı dramatik şekilde arttığı için köprü çılgınca yalpalayabilir,”

Burada vurgulanmak istenen, insanlar arasında yakalanan bir ritmin, uyumun güç ürettiğidir.

Bunu, aile iletişiminde sorunların çözümüne indirgersek : Kullanılan kelimelerin tekrarı, konuşulanları baş ile onaylama, tarafları arasında daha sıcak ilişkiler kurabilecek, oluşan güven ortamında olumlu sonuçlar alınacaktır.

Akşam yemekleri ve bunun çocuklar üzerinde etkisi

2001 yılında yapılan bir çalışmaya göre çocukların kelime haznelerini sıçratmak açısından, aile öğünleri diğer bütün aktiviteleri gölgede bırakıyor – kitap okumak ve oyuncaklar dahil. (1)

Daha sonraları, adına Human Speechome Project denilen müthiş natüralist bir deney başlatıldı. MIT’den bilgisayarbilimci Deb Roy ve karısı. Kuzeydoğu Üniversitesi’nden psikolinguist Rupal Patel ile birlikte ilk çocuklarının doğumundan birkaç ay önce Boston banliyösündeki bungalovlarına (yaşanılan yer-ev Canmehmet) her yönden on bir sinyal alan balıkgözü kamera ve on dört yüksek performans mikrofon yerleştirdiler.

O tarihten beri 250.000 saat ses ve görüntü kaydı elde ettiler. İlk üç yıl boyunca çocukların neredeyse uyanık olduğu her an kaydedildi. Amaç, insan dili ediniminin eşsiz sosyal yönünü, tam bebeklerin konuşmayı öğrendiği yerde, yani evde yakalamaya çalışmaktı.

Pilot proje yürürken günlük kaydedilen iki gigabyte (Bilgisayarlarda kullanılan bir ölçübirimi)  verinin çözümlenmesi neredeyse onlarca yıl sürecekti, ilk gözlemler, hareketliliğin çok olduğu yerlerde sosyal sıcak noktalar olduğunu gösteriyordu. (Bir görüşe göre) Roy’a bakılırsa bu noktalar aynı zamanda bebeğin ilk kelimelerinin doğduğu yerdi ve en sıcak noktalardan biri de mutfaktı.(2)

Eğer empati kurmak, yakın ilişkinin korunmasına dayanıyorsa –Gopnik’in tanımladığı gibi “kişinin yüzündeki keder ya da neşe ifadesini tark edecek kadar yakın”- o takdirde, haftanın her günü minik Einstein’la (çocuklarınızla) yemek yerken onunla havadan sudan sohbet edin. (3)

Çocukların, aileleri ile birlikte yedikleri yemekten, beslenmenin dışında kazanımları olduğunu şimdi biliyoruz. Zenginleşmiş sözcük dağarcığı, bunlardan biri. Bir diğeri ise empati: bir başkasının duygu ve düşüncelerini hayal edebilme kapasitesi. Bazıları bunda diğerlerinden daha başarılı olabilir. Bu beceriyi destekleyen genler ve doğum öncesi hormonlarla birlikte aile öğünleri sırasında insanların yüz ifadesini okuma pratiğini defalarca yapmak, topçuların bahar antrenmanları gibi, mutfak masası, dış dünyada gerçek teste tabi olmadan önce pratik yapıp yanlışların düzeltilebileceği mükemmel bir noktadır. (4)

Düzenli aile öğünleriyle ilgili en şaşırtıcı bulgulardan biri de ergenleri, özellikle kız ergenleri dönüştürme kapasitesi.

2008 yılında Minnesotalı 800 kız ergen, on iki yaşlarında, yeme alışkanlıklarıyla ilgili gözlem altına alındı ve içerik beş yıl sonra kullanıldı (mali durum gibi diğer faktörler sabit tutulmuştu). Çıkan sonuçta, "ortaokulun başından itibaren düzenli olarak aileleri ile birlikte yemek yiyen bu on iki yaşındaki kızları, on yedi yaşına geldiklerinde, içki içme, sigara, düzenli şekilde marijuana kullanma olasılıkları yaşıtlarına göre yarı yarıya azdı.”

Yemeklerin, kızlar üzerinde koruyucu şemsiye rolü oynadıkları anlaşılırken erkekler için aynı şey geçerli değildi Ve bu, tek başına kalmış bir bulgu değildi. 2.500 kız ve erkek ergenle yapılan beş yıl süreli aynı yıl yayınlanan bir çalışmanın sonucuna göre düzenli olarak ailesi ile birlikte yemek yiyen kızlar, yıllar sonra daha az yeme bozuklukları gösterdi. (5)

Yazılanlar özetlenirse:

-Yüz yüze görüşmek-konuşmak, bazı duygusal taklitlere yol açtığı için meseleleri çözmede taraflarına büyük kolaylık sağlamaktadır.

-Garsonlara veya hizmet edenlere verilen bahşişlerin arkasında, onların “sosyal taklit” yetenekleri vardır. Bu, “kullanılan kelimelerin tekrarı” anlamına gelmektedir. Bu iletişim şekli, akşam yemeklerinde çocuklar için daha güvenli ve sıcak ortamlar oluşturmaktadır.

-Çocukların zengin kelime hazneleri : onlara kitap okunması veya alınan oyuncaklardan çok; çocuklarla akşam sık birlikte olmak ve yemek ortamlarında konuşmalar yapılması sayesindedir.

-Çocukların en iyi öğrendikleri yer yemek yenilen mutfaklardır. Mutfaklarda hem kelime hazneleri büyümekte, hem de empati yetenekleri. Çocuklar iletişim sayesinde insanların tepkilerini, nedenini öğrenerek, yüz okuma yetenekleri gelişmekte, aileleleri ile daha sağlıklı ilişkiler kurabilmektedir.

-Aileleri ile sık sık birlikte yemek yiyen çocukların, beslenme alışkanlıkları hem doğru yönde gelişmekte, hem de aile ortamında-ki sıcaklık, ilgi; onların yanlış yer ve kişilerde ilgi-sıcaklık aramalarının önüne geçmektedir.

 

www.canmehmet.com

Resim: web ortamından alınmış, alt yazı tarafımızdan düzenlenmiştir

Yararlanılan kaynak:" Köy etkisi", Dusan Pinker,

(1) Zehava Oz Weizman ve Catherine E. Snow, “Sözlük Veriminin, Çocukların Kelime Haznesine Kazandırdığı”, Developmental Psychology 37, no.2 (2001). (Alıntı: KÖY ETKİSİ Susan Pinker)

(2) Deb Roy, “Çocukların Dil Kazanım Çalışmalarında Yeni Ufuklar”, Rapor, U.K Brighton’da 2009 yılında, Uluslararası Konuşma iletişimi Birliği’nin konferansında sunulmuştur; Susan Pinker, “Beni Kollayan Biri”, Globe and Mail, 13 Aralık 2008; MIT Media Laboratuvari doktora öğrencisi araştırmacı bilim adamı Brandon Roy’dan 21 Kasım 20irde alınan e-posta.

(3) Sosyal ve duygusal gelişme saygı hak etmek için zekâ kelimesiyle ilintili olmalıdır. (Köy etkisi)

(4) Köy Etkisi, Susan Pinker, Sahife:153

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1077
Toplam yorum
: 2683
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1708
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster