Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '18

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
22
 

Akşam

Akşam
 

Anılar saklı fotoğraf Ahmet Miskioğlu Türk Dili Dergisi


Akşamın karanlığı köyü basmıştı. Köpek ulumaları geliyordu. Deprem korkusu uyutmamıştı o gece köyü, biz de köylüyle ayaktaydık. Okul bahçesinde çocukların, kadınların barınacağı çadırları kurduk. Yıllar öncesinden kalan çadırlar Kızılay’ın yardımlarındandı.Uzaktan yanıp sönen ışık köye yaklaşıyordu.

Beş altı kişi ışığa karşı yürüdü. Okuldan Kelköy’e yürüyen kişiler ışıkla buluşunca yürüyüş durdu. Deprem için görevlendirilmişlerdi gelenler. Hoşbeşten sonra yürüyüş okula doğru sürdü.Okul bahçesini gören ilgililer: “Oo siz çadırları kurmuşsunuz, çocuklar, kadınlar rahat etmiş. Başka ne gibi eksiğiniz var.” diye sordular. Sıcak yemek istediler.Hele çocuklar için çok gerekli deyince köyün girişinde bekleyen yiyecek taşıtı hazırdı. Arabada sıcak çorba kaynıyordu. Pilav, kuru fasulye hazırdı. Birazdan arabanın geleceğini söylediler.

Deprem korkusu sevince bıraktı yerini.Toplum olarak nasıl da yardımı severiz.Açlık, çıplaklık en büyük düşmandı.Böyle günlerde kim kimden kıskanacak ki ! İşte bugün yardımlaşma içindi. Kelköylüler yardımlaşmanın en verimlisini yaptılar.Yakınlarında olan Balta köye, Töme köyüne erkenden giden yardım ekibi dönmüştü.

Bu ara, gelen konuklara çaylar geldi. Sarı saçlı Raif Aga, Kara Celal, Alaca Memet köylünün önüne düşmüş sıkıntıyı atlatmaya çalışıyorlardı. Muhtar Samet komşularıyla birlikte ölümsüz atlatacakları depremin sonuçlarını değerlendirdi: “ Yapılaşma sağlıklı olmalı, bak köydeki evler oturamayacak duruma geldi. Yine ölüm yok diye şükür edelim.” diyerek uzun konuşmasını komşulara bıraktı.

Akşam serinliğinde çadırlar üşütüyordu. Isınma sorununu büyük çadıra soba kurmakta gören muhtara köylüler de olur verince çocuklar, kadınlar için bir sığınak gerçekleşti. Dostluk, komşuluk böyle günlerde anlaşılıyordu.

Büyük, kocaman, akıllı Yahya zili çalınca okula giden tüm çocukları topladı.Öğrenciler geceyi büyük çadırda sobanın sıcağında geçirmişlerdi. Tüm öğrenciler sınıf sınıf sıraya girdi.Yahya önce yürüyüş yaptırdı, marşlar söyletip okulun önünde sıraya soktu tümünü.Sonra andımızı birlikte okudular.Öğretmenleri nasıl da mutluydu kimse bilemez.Karanlık akşam yerini ışığa bırakırken öğrenciler yaşam kaynağıydı.

Akşam yine olacak, olsun onun karanlığı artık kimseyi korkutamaz!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 983
Toplam yorum
: 307
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 663
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster