Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '11

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
492
 

Akşama Yemekte Ne Var Hayatım?

Akşama Yemekte Ne Var Hayatım?
 

Ruhlar yaşlanmıyor...


Bana gelen e-postaları, zaman zaman yazılarımda kullanıyorum. Arkadaşım sağolsun; bu son gönderdiği ile beni çok güldürdü ama aynı zamanda da düşündürdü. Google'da da var,belki birçoğunuz biliyordur, okumayanlar için, paylaşmak istedim...

Yaşlı adam,karısının az duyduğunu düşünmektedir... Ona bir işitme cihazı alma düşüncesini bir doktor arkadaşına söyler. Doktor karısını muayene etmeden önce,adamın kendisinin, basit bir yöntemle bunu anlayabileceğini söylemiş. Adam "nedir o? " demiş.Doktor,"Karına her defasında biraz daha yaklaşarak, aynı cümleleri tekrar et, bakalım hangi mesafeden duyacak" demiş.Adam, bu fikri uygulamak için akşamı beklemiş.Akşama doğru, mutfağa oldukça uzak bir mesafeden hanımına seslenmiş:"Hayatım akşama ne yemek var?" Hanımdan ses yok... Biraz yaklaşarak aynı soruyu yinelemiş,"Hayatım akşama ne yemek var?" ses yok...Bu şekilde,gittikçe yaklaşarak doktorun dediğini uygulamış. Sonunda, kulağının dibinde aynı soruyu sorunca, karısı "Hayatım, tam beş keredir TAVUK diyorum ya" demiş...

Gönderinin sonundaki, bu fıkradan çıkarım da, düşünme bölümü...Şöyle diyor bu postayı hazırlayan:

Belki de, genelde düşündüğümüz gibi, problem daima karşımızdaki kişilerde olmayabilir.Problemlerin sebebini biraz da kendimizde aramalıyız...

Mevlâna'nın bir sözü ile de sonlandırılmış yazı... "Aynı dili konuşanlar değil,aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir."

Karşımızdakini; bırak anlamayı, dinlemiyoruz çoğu zaman. Hep kendi doğrularımız , doğru olan... Sorgulamadan yargılamayı bir bırakabilsek ... Belki daha yaşanası bir dünya olurdu, kimbilir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öncelikle kendimizde aramalıyız, sonra karşıda. Esas az duyan kocasıymış Nur hanım, güzel bir fıkraydı, sevgilerimle.

Yurdagül Alkan 
 09.03.2011 16:37
Cevap :
Beğendiğinize sevindim. Fıkralar sadece güldürme değil, düşündürmeyi de amaçlamalı. Projektörleri zaman zaman kendimize de çevirmesini bilmeliyiz. Bu mesajı veriyor fıkra. Selam ve sevgiler...  09.03.2011 19:56
 

Evet Aynurcum. Yine çok güzel bir konuya değinmişsin. Toplum olarak ancak alışıyoruz farklı düşünmeye. Önce kendimizi tanımaya çalışmıyoruz. En güzel, en iyi, en doğru düşünen benim anlayışı var genelde. Yeni nesilde daha çok var gibi geliyor bana. Onların bizden bir adım önde olması gerekirken. Haydi hayırlısı. Umarım daha güzel günler bekliyordur bizleri.

Taibe Güzer 
 06.03.2011 12:25
Cevap :
Selam Taibecim,düşünceye saygı olsaydı,bugünlerdeki gerginlik olur muydu...İnsanlar düşüncelerinden dolayı hapse atılıyor. Aile ve okul eğitiminin önemi,bu alanda da kendini gösteriyor. İnsan; saygıyı,sevgiyi, birçok değeri, bu iki çatıda öğreniyor,öğrenebilirse...Ailesinde fikre saygıyı görmeyen çocuk,büyüdüğünde bir yetki sahibi olunca,aynı saygısızlığı yetkisi dahilindeki herkese uyguluyor...Toplumda da bu şekilde önü alınmaz bir kaos ortamı oluşuyor.Ne olurdu konuşduğumuz kadar, dinlemesini bilsek, değil mi...Sevgiler...  07.03.2011 0:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 307
Toplam yorum
: 767
Toplam mesaj
: 88
Ort. okunma sayısı
: 1371
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüsü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster