Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
491
 

Akşamdan sonra “ Sabah şerifler hayr ola "

Akşamdan sonra “ Sabah şerifler hayr ola "
 

Akşam olduktan sonra “Günaydın” demek ne kadar anlamlıysa, Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in Akşam gazetesi yazarı İsmail Küçükkaya’ya aşağıdaki söyledikleri o kadar anlamlıdır;

“Son dönemin en büyük hatası 1995 yılında Gümrük Birliği’ne girmemiz olmuştur. AB’nin ekonomik tabanlı felsefesi, özünde sermayenin, malların ve iş gücünün serbest dolaşımına dayanır. AB, Türkiye’yle ilişkisinde ilk ikisini almayı hedefliyordu. Onlar büyük Türk pazarına sermaye ve mallarını serbestçe sokabilmenin peşindeydi. Oysa biz emeğin serbest dolaşımını bekliyorduk. Gümrük Birliği’ne girerek onların istediklerini verdik, ama kendi istediğimizi almadık. Şimdi aradan 10 yıl geçti biz hâlâ kendi istediklerimizin peşinde debeleniyoruz. Eğer biz Gümrük Birliği’ne girmemiş olsaydık, bugün acaba AB ile pazarlıkta elimizde en azından güçlü bir kozumuz olmaz mıydı? Karar mekanizmasında olmadığımız bir AB yapısının içine girmiş olduk. AB üyesi olup da Gümrük Birliği’ne girmeyen, bunun için 5-10 yıl zaman isteyen ülkeler vardır. ” BRAVO Kİ BRAVO :-)) (Kaynak http://www. aksam. com. tr/yazar. asp? a=62189, 10, 19 )

Ama her nedense geçmiş hükümetleri bu şekilde eleştirenler, Türkiye’yi şu tarihe kadar AB üyesi yapmazsanız, Gumruk birliğinden çıkıyoruz’ diyebilmeye bir türlü cesaret edememektedirler. Türkiye 1995 yılında, bir oldu bittiyle, referandum yapmadan, Meclis'te karar almadan "Gümrük Birliği’ne entegre edilmiş ve Egemenlik hakkını tek yanlı olarak AB’ye devretmiştir. Şimdiki hükümet dahil geçmiş tüm hükümetler, Türk halkına Hileyle yutturulan bu aldatmacayı karşı çıkmak yerine benimsemeyi ve sürdürmeyi tercih etmişlerdir.

Türkiye AB’nin normal üyeleri gibi bir Gümrük Birliği üyesi değildir. Onların hem yetkileri hem de yükümlülükleri vardır. Bizimse, AB’ye üye olmadığımız için hiç bir yetkimiz yoktur ve sadece yükümlülüklerimiz vardır. Bu durum bazı aklı kıt, hırsı fazla bayanların, kendileriyle evlilik sözleşmesi(Nikah) yapmaya yanaşmayan erkeklerle, Noterde, medeni hukuka aykırı bir biçimde, ‘Kumalık Anlaşması’ yapmalarına benzer. Ancak ne yazık ki Dimyat’taki pirinci elde etme uğruna, evdeki Bulgurdan da olur ve bir tür KÖLE olurlar.

Yani The Guardian'ın yazdığı "Turkiye Avrupa'nın metresidir. " tespiti tamamen doğrudur. (Bu hukuk dışı, siyaset dışı, iktisat dışı ve ahlak dışı duruma ben 12 yıldır "kumalık düzeni" diyorum. Avrupalılar, "kuma" yı bilmedikleri için "metres" diyorlar. Hukukçularımızın cesur ve ahlaklı olanları son yıllar içinde olayın anayasaya aykırılığını yazmaya başladılar. Gümrük Birliği belgesinin programlı bir biçimde, "Türkiye'nin Askersiz İşgali" ni gerçekleştirdiğini aynı adı taşıyan kitapta belgeleriyle anlattım. Türkiye içinde bulunduğumuz yıllarda AB ile ilişkiler üzerinden sömürgeleştirilmekte ve parçalanmaktadır. Prof. Dr. Erol Manisalı)

İşte sevgili Dostlarım, Osmanlı da böyle küçük hesaplar yaparken batmıştır. Bence artık Tarihimizden ders alma vaktimiz gelmiştir.

Emperyalistlerin, Osmanlı imparatorluğunu çökerten silahı 'kapitülasyonlar' dır. Neo-emperyalistlerin ideolojisi 'Globalizm/Küreselleşme’, silahı ise 'Finansal Sermaye'dir. Osmanlılar değişen dünya şartlarını farkedip önlem alamadıkları için çökmüşlerdir. Mustafa Kemal ve arkadaşları oyunu anlamışlar ve Düşmanı silahlı mücadele ile defettikten sonra Lozan’da tüm kapitülasyonları ve azınlıklara verilen ayrıcalıklı hakları kaldırmışlardır. Emperyalizmin bizlere uyguladığının tersini, adım adım uygulayıp, ülkeyi ekonomik ve kültürel bakımdan tam bağımsız hale getirmişlerdir. Bugünlerde ise Türkiye Cumhuriyeti Ulus devleti aynen Osmanlının son dönemine benzer mali ve kültürel çöküş içerisindedir. Günümüz sahnesinde rol alan dış düşmanı ve yerli işbirlikçilerini iyi teşhis etmeli, geç olmadan, 'NE YAPMALI' sorusuna beraberce cevap bulup gereğini yapmalıyız.

Sevgilerimle

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 4624
Kayıt tarihi
: 11.12.06
 
 

Ayrik otu tohumu ekip, buğday imajinasyonu yaparak, Buğday  hasatı yapabilir misiniz? Her ne ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster