Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
135
 

Alacakaranlık kuşağı

Alacakaranlık kuşağı
 

Sizi üzmek değil amacım lütfen bir de sen başlama demeyin. Ama öyle zamanlara da yaşıyoruz ki. Bakıyorum da bunca olumsuzluğa karşı, bir zafer sarhoşluğu devam etmekte artık, herkes bir birine kuşku ile baktığımız bir ülkede yaşar olduk. Şehir şehir gezdim, baktım hiçbir şehir bizim memleketimiz değil gibi, ne sokaklar bizim, ne de insanlar bizim insanlarımız.

Biliyorsunuz ben ne gazeteciyim nede, haber muhabiri, ben âcizane içinden gelenleri yazmaya, kaleme ses vermeye çalışan, boş zamanlarını yazarak değerlendiren bir emekliyim. Ama ağlamak doyasıya ağlamak istiyorum. Bir zamanlar çocuklara resimlerini gösterdiğim. Atatürk resimlerinin içinde bir resim vardı. Atamız traktörde Atatürk orman çiftliğinde çiftçiler yanında ve ben burayı devlete bağışlıyorum burası sit alanı amacının dışında kullanılamaz. Yazan kanun haline getirilen ve mahkeme kararına rağmen bina yapıldı ve saray oldu. Hem de bunca yokluğun içinde.

Anlık şaşkınlık anlık umutsuzluk olsa. Bir rüya gördük uyansak ama nerde. Yapılanlar. Tam tersini ifade ediyor. Hani o sözler, yöneticileri dinliyorsun. İnsanın yüreği ağzına geliyor. Tamam, yine söylenenlerin tersi yapılacak demeye kalmadan düşündüğüm gerçekleşiyor ve ben öyle düşünmeyi bitirmeden işler değişiveriyor.

Keşke uyansan ‘’ dur çocuk ben buradayım’’ sen rüya gördün desen. Bende yaslansan göğsüne doyasıya ağlasam. Sen saçlarımı okşarken ‘’ üzülme çocuk sen elinden geleni yaptın.’’ sen beni çok güzel anlattın bir zamanlar.’’ Desen. Bende ‘’ çok üzgünüm gereği kadar anlatamamışım. Anlata bilseydim böylemi olurdu. Sizin ışığınız öğretmenler; şu sözlerim olsun demiştiniz. ‘’ ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAK ‘’ . Suçlu biziz bir bu işi yapamadık. Şu anda bizleri yönetenleri de bizler gibi öğretmenler yetiştirdi. Evet, suçlu bizi.

Ya da insanlarımız değişti. Sanki büyü yapılış gibi. Ya da menfaat ön plana çıktı. Bir kısın ağlasa da ben dolan heybeme bakarım der mi olduk. İnanmak çok zor, ama olan da bu gibi şimdilik, rüzgâr ne zaman ters esecek hiç belli değil.

Böyle olmasını umsak da, gitgide kan kaybediyoruz sevgili Atam bunu söylemek yüreğimi titretse de. Bizde seninle beraber bertaraf olduk. Öteki olduk. Dil ucundan ben sizlerin de başkanınızım dese de yok o bizleri istemeyen elinden geleni yapan bir kadro var şimdilik

Ama içinden bir ses yok öyle’’ üç kuruşa bir köfte ‘’ bizler Kurtuluş Savaşının peşinde koşan bizler sizin kurduğunuz Cumhuriyetin bekçisi olmaktan vaz geçmiyoruz. Sadece bir omuz istiyoruz. Tutunacak bir el. Senin yüreğin gibi çarpacak bir yürek. O masmavi gözlerinle destek ol bize. Bir dur diyecek yürek ver. Yoksa çok yakında anasıya da değişecek ve korkarım bu yurtta yaşamak bizler, bizlere haram olacak. Nereye gideriz oda hiç belli değil Allah sonumuzu hayırlı etsin demekten başka bir diyeceğim yok. Bir alacakaranlık kuşağının içinde kaybolup gideceğiz.

Gülseren Akdaş

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 140
Toplam yorum
: 52
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 583
Kayıt tarihi
: 31.08.10
 
 

18.03.1950 yılında Samsun'un Bafra ilçesinde dünyaya gelmiş. Altı çocuklu bir işçi ailesinin üçün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster