Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '06

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
9077
 

Alacakaranlık kuşları

Alacakaranlık kuşları
 

“ İnsanoğlu onbinlerce yıldır hep, evrim peşinde koştu. Bu amaçla sürekli olarak, yeni keşifler yapıldı, icatlarda bulunuldu. Doğanın, evrenin gizleri, aşama aşama çözüldü ve hala da cözülmekte... Ne var ki, insanlığı gelişmesi adına gerçekleştirilen bu keşif ve icatların önemli bir bölümü, insanı yok etmek, dünyayı yaşanmaz duruma getirmek amacıyla kullanılıyordu. ”

Gülten Dayıoğlu “ Alacakaranlık Kuşları ” kitabında insanlığın evrenin gizlerini çözmede gösterdiği aşamalara karşılık kötü niyetli, açgözlü, acımasız insanların öteki uluslara egemen olması için insanlığı yok edici silahların imaline destek verişini ve bu aşamada Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından dünyanın en başarılı bilimcilerinden oluşan, Uluslar Arası Bilim kurulunu toplayıp,başta kimyasallar olmak üzere tüm silahları etkisiz kılacak yeni buluşların yapılması ve bu amaçla dünya çapında bir yarışma açılmasına karar verilmesi ile geşişen olayları işliyor. Türkiye' de de çeşitli kurumlarla bu yarışmaya katılma kararı alır. Bu yarışmaya ordunun hizmetinde çalışan asker-sivil bilimciler de büyük ilgi gösteririler. Hakkari’ de gizlilik içinde sürdürülen çalışmalar da Uluslararası Bilim Kurulu tarafından açılan yarışmanın, hedefiyle örtüşüyordu. Ancak tam bu aşamada öyle gizemli bir olayın etkisinde kalarak kimyasal silahları etkisiz kılacak porojeden çekilip gönüllü olarak bu yeni projeye odaklanırlar.

Hakkari' nin Beşoluk mevkine bir gece inen ateş topları herkesi alarma geçirir. Daha sonra kuşa dönen bu toplar birden havalanarak gökte görünmez olur. Bu kuşlar soyu tükenmiş kuşlar listesinde yer alan, niteliği bilinmeyen gizemli güçlere sahip “ AKİLOPANTA ” kuşlarıdır.

İşte asıl hikaye burada başlamakta, kurulan ekipler, beş kıtada yaşamış olan bu gizemli kuşları ilk önce Arabistan çöllerinde, Sibirya’ da yuva aramaya başladılar. Bu bağlamda başlarından ilginç ve gizemli olayları geçmeye başlar. Araştırdıkça efsane olan bu kuşların sırrını çözmek için yolları , Tunus,Madagaskar, Güney Afrika, Zimbabwe, Borneo, Japonya, Kanada, Amerika, Peru, Meksika’ ya düştü ve “ AKİLOPANTA ” kuşlarının sırlarını çözmeye çalışıyorlardı. Ama onlar Nuh tufanından çok önce dünyamızda yaşamaya başlamış, onlar istemedikçe insanlara görünmezlerdi, varlıklarında taşıdıkları gizli güçle dönüşümü başarmışlardı. Başta insan olamak üzere hertürlü canlının görünümüne bürünebiliyorlardı.

Kitabın final bölümünde ise, “ AKİLOPANTA” kuşlarının gerçekte Hakkari’de insanlara bilerek başladıkları görünme serüvenleri,Tan ve Raman’ın Alaca Karanlık Gezegenine götürülmesiyle gizli güçleri kendilerine yüklenerek birinci evreyi tamamlarlar”.Daha sonra ise Gizli enerji evrimiyle insanlar hem sonsuz yaşam hakklarına hemde özgürlüklerine kavuşmak için yerle gök arasında sıkışıp kalmaktan kurtuluyor.Uzaya açılıp kendine yeni dünyalar, yeni yaşam ortamları bulacak. Dünyamız, belkide uzayda, gizli enerji evriminden önceki insanların yaşamlarını yansıtan görkemli bir müze olarak,varlığını sürdürecek.”

“İnsanoğlu şimdi,kendisiyle hesaplaşma aşamasına geldi. Kötü olup da sürekli olumsuz enerji ürettikleri halde, kendilerini iyi sananlar bu evrim aşamasında anlayacaklar.”

Yukarda anlatıklarım çercevesinde Gülten Dayıoğlu kötü insanların Dünya da artması karşısında iyilerin sonsuza dek bu müvadeli kazanmaları için gizli güçlere sahip “AKİLOPANTA” kuşlarının yardımını çok güzel anlatmış, kalemine sağlık.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ya ben bu kitabı daha yeni bitirdim ama Gülten Dayıoğlunun ellerine sağlık beni bu kitapta geçen akilopanta kuşlarının varlığına inandırdı yani evet var deseniz şaşırmam ama merak ediyorum gerçekten bilimsel özelliği olan bi kitapmıydı ve Gülten Dayıoğlu bu kitabı yazarken akilopanta kuşlarının varlığını düşündüğü için mi yazdı bana bilgisi olan yazarsa sevinirim

Pelin DOGAN 
 04.11.2008 22:43
Cevap :
Vallahi, efsanemi, gerçekmi, inanın ben de tam bilmiyorum, ama bence bunca abuk sapık diziler varken, iyi bir dizi veya filim olur gibi geliyor.Ama araştırmak gerek..saygılarımla..  04.11.2008 23:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 318
Toplam yorum
: 949
Toplam mesaj
: 311
Ort. okunma sayısı
: 4876
Kayıt tarihi
: 14.06.06
 
 

25.08.1963 İstanbul doğumluyum. A.Ö.F İşletme mezunuyum. 8 sene profesyonel kalecilik yaptım. (Eyüps..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster