Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '07

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
911
 

Alan Parsons Project, Mahler ve dinlediklerim

Alan Parsons Project, Mahler ve dinlediklerim
 


Bilmeyenler vardır diye bildiğim kadarıyla onların öyküsünü karalamalıyım önce:


Tuhaf bir grup olduklarından onlara özgü tipik bir grup öyküsü anlatmak çok zor.


Adı 'Alan Parsons Project', çünkü 'ses mühendisliğini' Alan Parsons yapıyordu. İkinci değişmeyen eleman Eric Woolfson. Önceleri kendilerine özgü zengin içerikli enstrumantel 'concept album'leri yapıyorlardı. 1980'lerde vokal de işin içine girdi (ki benim onları tanıdığım dönem bu dönemdir), tatlarına doyum olmadı. Tek bir vokalisti yok bu grubun, Eric Woolfson ana vokalist ise de Chris Rainbow, lenny Zakatek, Colin Blunstone sayabileceğim isimler. Daha bir çok isim bir veya ikişer kez vokal yaparak grubun bu tuhaf oluşumuna katkıda bulundu. 1975-1987 yılları arasında aktif olarak müzik yapan bu grup, 40 milyon albüm satışı, 9 Grammy, 50 altın ve platin disk ödülü sahibi...


Alan Parsons benim 80'lerimin simgesidir bir anlamda, müziklerini her dinlediğimde, bu tınıyla ruhuma kazınan 'herşey göründüğü kadar karmaşık olmamalı, en alacalı yaşantıların bile basit bir açıklaması var' yargısı bir kez daha pekişirdi. Galiba yaptıkları müziğe kattıkları mistik bir şeylerdi bana bunu hissettiren. Felsefi açılımlar, bir miktar kadercilik, bir miktar hüzün, bir de derinlerin yüzeyelliğe ve maddeciliğe baş kaldırısı.


Bir müzik, bir kaç şarkı sözü insana bunları hissettirir mi demeyin...Frekansınızı yakaladıysa neden olmasın!


Bir kaç yıl önce, gerçek bir zorunluluk (!) nedeniyle gittiğim CSO gecesinde salondan çıkarken ağlıyordum. Beni ağlatan bir Alman opera sanatçısının almanca seslendirdiği ezgiydi. Klasik müzik, hepimizin bildiği Mozart, Vivaldi, Bethoveen müzikleri dışında dinlediğim bir müzik olmadığından, gözlerimden boşalan bu göz yaşlarının sahibini merak ettim: Mahler'miş. ve Mahler, klasik müzikçiler tarafından kasvet ve hüznün bestecisi diye anılırmış...


Şaşırmıştım, ne söylediğini anlamadığım bu sopranonun, çocuklarını çiçek hastalığıyla kaybetmiş bir annenin hüznünü dillendirdiğini de sonradan öğrendim. Bir annenin hüznünü, ne zaman nerede yazıldığını bilmediğim bir beste aracılığıyla derinlerden yaşamıştım. Tuhaf ama güzeldi.


Müziğin bendeki anlamı böyle birşey;


Dinlediğim tınıların büyüsü, hele de usta ellerden çıkmışsa, başka ruhlara bağım oluyor. Yüzyıllar, kilometreler ya da anlaşılmayan diller önemini yitirip ortadan kayboluyor. Duygularsa gevezeliğin hakkını veriyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Zülal müzik böyle birşey işte, sen ben o veya başka birileri, bir topluluk, gurup farketmez, aynı müzik sesleri ayrı kişilerin ruhlarında aynı izi buırakıyorsa işte gerçek müzik bu demek..her işst o işe ruhunu, veya swenden birşey kattığında, çalarken, dinlerken veya bestelerken farketmez ortaya nefis şeyler çıkıyor. Müziğin herzaman seni istediğin yerlere, duygulara, kısacası yüreğinin derinliklerine götürsün. sevgilerimle..

Mehmet EREN 
 27.02.2008 15:52
Cevap :
Teşekkürler, sevgilerimle:)  27.02.2008 15:54
 

yazınızı geç görüp, okuma fırsatını buldum. Çevremizde APP seven dinleyen kaç kişi kaldı bilmiyorum. 80 lere damgasını vurmuş bu güçlü grubu bende severdim. CD lerine itina ile bakıyorum. Benim vurulduğum bestelerine gelince : DON'T ANSWER ME

Hakan Oker 
 12.08.2007 13:11
Cevap :
:). Güncel olsa dinleyicisi çok olur, özel bir müzik yapıyorlardı. Don't anwer me don't break the silence...Gerçekten güzeldir. Değerli katkınıza teşekkürler.  13.08.2007 7:42
 

Sadece "La Sagrada Familia" mı, Ya "Eye in the Sky" ya da ne bileyim "La Sagrada Familia" nın enstrümantal versiyonu "Paseo de Gracia". Barselona da katedrali görür görmez kafamda çanlarla başlayan at nalı sesleri ile devam edip derinden gelen konuşmayla devam eden introsuyla o leziz parça çalmaya başladı. 30 yaş ve üstü herkesin muhakkak bir anısı vardır APP nin en az bir parçasıyla. hakikaten dinlemezse çatlar insan şimdi. Elinize sağlık. Sevgiler ve saygılar.

Tolga PALAOĞULLARINDAN 
 06.04.2007 16:29
Cevap :
'Since the last goodby' ?.. Teşekkürler:)  06.04.2007 16:40
 

Yazınızın başlığını görür görmez içine balıklama daldım, zira bugün bile "La Sagrada Familia" yı her duyduğumda tüylerim diken diken olur. Sizin de söylediğiniz gibi tuhaf bir gruptu APP, belki de bir proje grubu olmanın ötesine geçememesinden, hiçbir zaman oturmuş bir kadrosunun olmamasındandır. Teşbihte hata olmazmış, eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürdünüz, şimdi dinlemezsem çatlarım :-) Selâmlar, saygılar.

uhudedipuhu 
 04.04.2007 16:12
Cevap :
:). Ben de aynı duyguyla yazmıştım...Hey gidi günler diye. Teşekkür ederim.  04.04.2007 16:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 939
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 1018
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

Hep yazmak istedim. İnsan düşüncelerini yazıya dökünce kendi başınadır çünkü, kaygısız, katıksız ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster