Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '12

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
4133
 

Alaska - Frigo

Alaska - Frigo
 

Bering Denizi'nde cektigim bir resim.


Her zaman ilgi çekmiştir Alaska'da yaşamış olmam. Pek çok kişi de bunu şaka sanır. Yeni tanıştığım birisine anlatsam önce ''hadi canım sen de'' diye tepki gösterir, sonra sekiz senemin orada geçtiğine ikna olunca, şaşkın bir ifade ile, ''Alaska'da ne işin vardı'' diye sorar. Yaşamayi en sevdiğim yerlerden biridir Alaska, çünkü bu eyalette hayatınız kişilere değil, doğaya karşı bir mücadele ile geçer.

İstanbul'un bağrından kopup, kendimi tabiatın kollarına attığımda, doğanın bu kadar acımasız olup, beni daha ilk adımımda havaalanının orta yerine pat diye savuracağı aklıma gelmezdi. Alaska Airlines ile aktarmalı bir şekilde vardığım Bethel'de uçaktan ilk inen ben olmuştum. Hayatında en fazla -10 dereceye muhatap olmuş bir kişi olarak, -40 °C hava sıcaklığı ve hissedilebilir ısı olan -60 °C ile tanışmam, hemen akabinde ise Japon köselenin buzlu Alaska zemininde bırakın yürümeyi, ayakta durmayı bile imkânsız kıldığını anlamam, işte böyle oldu.

Ayrıca evet, havaalanının orta yerine gerçekten düştüm, çünkü Alaska'da küçük havaalanlarında uçak körüğü mevcut değildir. Üstelik 2005 yılı itibariyle de, Alaska'da, kasaba havaalanlarına ait pistlerin kısa oluşu iniş ve kalkışlarda risk oluşturduğu için, büyük havayolu şirketleri uçuşlarını durdurdu. Bunun yerine Era ve PenAir gibi küçük yolcu uçaklarına sahip şirketler hizmet vermeye başladı. Ve yolcular uçaklara hâlâ havaalanının orta yerinde inip-biniyor ve onlara uçağa kadar eşlik eden otobüsler de mevcut değil.

Alaska hakkında anlatılacak çok şey var, ama sayfam bunları tam olarak aktarmam için yetersiz kalır, arzu ederseniz en ilginç ve önemli bulduklarımı size kısaca özetleyeyim:

İlk olarak en yanlış bilineni düzelterek başlıyorum; Alaska, Kanada'da değildir, Amerika'nın bir eyaletidir ve Rus İmparatorluğu'ndan 30 Mart 1867 senesinde 7,2 milyon dolara satın alınmıştır. 3 Ocak 1959'da ise ülkenin 49. eyaleti olmuştur.

Kanada Alaska'dan daha soğuk değildir veya Alaska kadar soğuk değildir, çünkü Kanada, Alaska'nın güneyinde kalır.

Alaska halkı, diğer 48 eyaletin tersine, çok daha duyarlı ve yardımseverdir. Kışın yol kenarına çekilmiş bir araba veya yazın bisikleti arızalanmış birini gördüklerinde hemen bu kişiye, yardıma ihtiyacı olup-olmadığını sorarlar. Çünkü bu eyaletin sert yaşam koşulları, halkı adeta birbirine kenetlemiştir.

Aynı zamanda bu eyalette, yürüyüşe çıktığınızda, hiç tanımadığınız insanların size « merhaba » demesine şaşırmayın. Çünkü kültürün bir parçası olarak, herkes yürüyüş yaptığı sırada yanından geçen yabancıya mutlaka selam verir.

Eskimolar igloo'da (iglu olarak okunur) yani buzdan evlerde yaşamazlar; onların da normal köy evleri vardır. Sadece avcı Eskimolar ava çıktiklarında geçici bir süre için, bu korunakları yapar. Bu sebeple iglooları, buzdan yapılmış eve değil de, buzdan bir çadıra benzetmek en doğrusudur.

Her sakallıya baba demediğin gibi, her Eskimo'yu da aynı sanma! Yani Alaska'da yaşayan Eskimolar'ın çok çeşitli halkları vardır. Bunlar Aleutlar, Yuit, Naukan, Nunivak Cupileri, Cupikler, Yuikler, Serenik Eskimolari, Inuit haklarıdır. Ve her birinin lisanları, kültürleri, inanışları, yaşam biçimleri farklılıklar gösterir.

Alaska, yüz ölçümü bakımından Amerika'nın en büyük eyaletidir.

Alaska'da yazın yerin bir karış altına indiğinizde buza ulaşırsınız . Bu yüzden Alaska'da karalahana ve elma dışında hiçbir şey yetişmez.

Alaska'ya her türlü yiyecek uçaklar ile diğer eyaletlerden geldiği için, yiyecek çok pahalıdır.

Kar küremenin, Alaska halkına has bir kış sporu olduğunu söylerim hep; çünkü yılın 8 ayı, aralıksız her sabah arabanızı park yerinden çıkartabilmek için, en aşağı yarım saat kar küremeniz icap eder. Kar kürerken çalıştırdığınız arabanızın motoru, hemen ısınmadığı için, camlarda oluşan buzlar erimez ve onları buz kazıyıcı ile temizlemeniz gerekir.

Alaska'da en sık karşılaşacağınız hayvanlar sırasıyla Amerikan geyiği (Moose), siyah ayı, boz ayı ve çakaldır. Alaska halkının en çok saldırıya uğradığı hayvan ise, ne ayı ne de çakaldır; aniden sinirlenme özelliğine sahip olan, Amerikan geyiğidir.

Eskimolar Amerikan devletinden çok büyük yardımlar almaktadırlar. Mesela başları ağrısa, devlet onlara hastaneye gitmeleri için medevac adı verilen ücretsiz hava ambulanslarını görevlendirir. Eskimoların aynı zamanda kendilerine ait ücretsiz özel hastaneleri vardır. Köylerinde yaşadıkları müddetçe, devlet tarafından maaşa bağlıdırlar. Ticari balık avlama ehliyeti ücretsizdir (Amerikan halkı ticari ehliyet için 150 bin dolar para ödemektedir). Amerikan hükümeti nehirlerin ve denizlerin en verimli yerlerini Eskimolara tahsis etmiştir. Bir tane balık yakalamak için dahi olsa, Eskimo olmayan Amerikalıların bu verimli bölgelerde avlanması yasaktır.

Alaska Kızılderilileri ile Amerikan hükümeti arasında yapılan anlaşmaya göre, kuşların tüyleri Kızilderililere aittir. Yerde dahi bulsanız, koleksiyon yapmanız, toplamanız, kullanmanız yasaktır!

Alaska'nın başkenti Anchorage değil, Juneau'dur.

Dünyanın en büyük ayısı, Alaska'nın Kodiak adasında yaşayan boz ayılardır. Ağırlıkları yaklaşık olarak 1,200 kg, ayağa kalktıklarında boyları 3 metre civarındadır ve et ile beslenirler. Karşılaşırsanız, salavat getirin derim!

6 ay gece 6 ay gündüz, psikolojisi yeterince sağlıklı olmayan her insanı manik-depresif bir ruh haline sokabildiği için maalesef, Amerika'da en çok intihar vakaları, yine bu eyalette görülmektedir.

Alaska halkı "Alaska-Frigo"nun ne olduğunu bilmiyor! Sinemalarımızın vazgeçilmez dondurması, bir Türk icadıdır.

Ve son olarak diyebilirim ki, bu eyalet her türlü olumsuz koşullarına rağmen, mücadeleci ruha sahip, sürekli çalışmaktan hoşlanan, maceraperest, güçlü, hayattan şikayetçi olmayan, herşeyin pozitifini görmeyi becerebilen insanlar için biçilmiş kaftandır!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir rivayete göre ; çarlık rusyası, zamanında osmanlı imparatorluğu ile savaş durumunda olup paraya ihtiyaç duymuş, o yüzden satmış. Toplam petrol, doğalgaz, kereste, altın, balık, turizm gelirlerini ve düşününce Amerika'nin teşekkür etmesi ve pay vermesi gerekmez mi biz Osmanlı torunlarına?:))

die stimme des mondes 
 11.12.2014 20:09
Cevap :
Dogrudur, cunku Amerikan hukumeti Alaska'yi Ruslardan 1867 senesinde 7.2 milyon dolara satin almistir. Bugun dusunuyorum da, o fiyata artik Palm Beach, Florida'dan deniz manzarali ev alamazsin :D Bu arada hazir sayfa acilmisken bir tane daha bilinmeyen yazayim. Alaska'da ve dolayisi ile kuzey kutbunda penguen yoktur. Onlar guney kutbunda yasiyor. Ama bana hep penguenleri sorar insanlar :D   12.12.2014 1:23
 

Alaska her ne kadar Amerika eyaleti olsada halkın yardımseverliği ve karakteri Kanada'lılara benzemektedir doğru mu ? her ne kadar oralara gitmemiş olsamda siz gidenlerin bu şekilde güzel anlatımları sayesinde gitmiş kadar oluyoruz teşekkürler.. Bu arada Kanada(Niagara)'ya gitmek gibi bir merakım vardı. Alaska'yıda eklemiş bulunmaktayım :) Tek takıldığım yer bu kadar pozitif ve mücadeleci bir toplum olmalarına rağmen pes edip intihara meyilli olmaları.

Körebe 
 04.04.2012 9:15
Cevap :
Gece-gunduz farki maalesef ruh halini ciddi sekilde etkiliyor. En saglikli kisi bile bir sure sonra kirilgan oluyor. Mesela kendinizden ornek alin; gunesli piril piril bir gunde mi en guzel hayallere dalar, en harika baslangiclara atilirsiniz, yoksa puslu, serin, karanlik ve yagmurlu bir gunde mi? Kuzey ulkelerinin en buyuk sorunudur bu maalesef.  04.04.2012 13:24
 

Victoria Hanım aramıza hoş geldiniz.Çok anlamlı içerikleri olan beş yazınızı da az önce bir çırpıda okuyuverdim. Güzel anlatım biçiminize her bakımdan övgüye değer.Umarım ileride Fransızcanız da Türkçeniz kadar güçlü bir anlatıma kavuşarak ‘bizi’ Fransa’da da siz de anlatmaya başlarsınız. Basından geldiğiniz için bu alanda çok da etkili olacağınıza inanıyorum.Bir toplum bilimci olarak özellikle Alaska,Maya kültürü ile Fransa’nın kendine özgü suçlarını bastırmaya yönelik ırkçı bir destekçilik taşıyan kararı konusundaki yaklaşımlarınız oldukça ilgimi çekti.Bizler uzaktan uzağa ya da bir araya geldiğimizde kaynaşıversek de ‘devlet’ adı verilen sarmal kimi gerçekler üzerine basa basa yürümek istediklerinden duygu, düşünce, sevgi, saygı, barış, özgürlük gibi soylu duyguları onların işlerinde göremeyiz.Onlar en rezil kanunları da çıkartsalar şöyle ya da böyle bir de ‘yaptırım’ silahı dayatırlar.Bu da siyasetçilerin ‘kâr’ peşinde koştuklarının başka bir göstergesi olsa gerek...

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 18.01.2012 17:25
Cevap :
Omer bey, guzel mesajlariniz icin cok tesekkur ediyorum. Bakin Vietnam savasinda, Fransa'nin parmagini hic konusmayiz, hep Amerika konu edilir. Oysa ki, Vietnam, Fransa'nin yuzlerce yil kolonisi olmustur; onlarin Vietnam'da yaptiklari bile ayri bir yuz kizartici konudur. Ote yandan, su anda eger Fransa iyi birseyler yapmak istiyorsa, bence sagliktan baslamali. Bakin dun esimin 7 yasindaki oglu hastalandigi icin acile gitmek zorunda kaldik. Cocugun agrisi var, ne oldugu bilinmedigi halde, bize agri kesici verdiler. Isyan ettim, "bu cocugun neden midesi agriyor bilmeden nasil agri kesici verirsiniz diye" bu defa hemsire ozuru kabahatinden buyuk su lafi etti: "Bu agri ile 5 saat bekleme odasinda dayanamaz!" Ne; 5 saat mi??? Turkiye'de birakin 5'i, yarim saat hastayi bekleme odasinda tutsalar, olay cikar! Bir girdik ki iceri, mahser yeri gibi, millet banklarda, kucaklarinda cocuk bekliyorlar. Fransa'nin ikinci buyuk sehrinde 1 cocuk hastanesi, acilde 2 doktor var! Ben eniyisi bunu yazayim.  18.01.2012 18:18
 

Merhabalar...Önce aramıza, Milliyet Bloğa HOŞGELDİNİZ..! Bunun Fransızcası neydi acaba.? :-) " Devant nous, le bloc Milliyet .. Bienvenue!" Her zaman ALASKA'ya gitmek istedim.. Kısmet bakalım ne zaman olur inşallah... Selamlar...:-) NECİP KÖNİ - UŞAK / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 09.01.2012 23:38
Cevap :
Merci :) Insallah bir gun bu dileginizi gerceklestirirsiniz. Alaska'ya eger Alaska'nin sogugunu hissetmek icin gidecekseniz, elbette tavsiyem kis mevsimidir. Ama eger en uzun gunu gormek ise, 21 Haziran muhtesemdir.   10.01.2012 13:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 7544
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

Gazetecilik mesleğine ilk olarak Hürriyet Haber Ajansı'nda muhabir olarak başladım. Daha sonra Üm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster