Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ağustos '19

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Aldatılmak

Sadakat huzurla birleştirip güvenle taçlandırdığımız bir duygu ve durumdur. Hayatta tüm ilişkilerin içinde olmasını arzu ettiğimiz sadakat aldatma, aldatılma ile gölgelenmiş olabilir. İnsan neden aradığını bulamaz da hep istemediği şeyle karşılaşır? Bunun çok uzun ve derin bir denklemi var.

Öncelikle bilinçaltının nasıl çalıştığını bilmeniz önemli. Dikkatiniz nerede ise bilinçaltını onu kayıtlar. İçsel niyetiniz sadakatli bir ilişki fakat dikkatiniz güvensizlikte ise bilinçaltı yaşanacaklar listesine güvensizliği alır. Dikkatin ve gözün nerede ise enerjin orada çalışır. Bilinçaltı da enerjinin aktif olduğu konuyu alıp yaşam formülüne ekler. Oldukça basit olan bu kural evrenseldir yani herkes için eşit seviyede geçerlidir. Bilinçaltı partnerinizi takip ederken “Bana sadık mı?” diye takip ederseniz sadakati alır ve yaşam yolunuza sadık insanları alır. Dikkatiniz “Beni aldatıyor mu? Ona güvenebilir miyim? Güvensiz birisine benziyor” gibi düşünce ve sorularda ise davet ettiğiniz konu ne yazık ki güvensizlik ve sadakatsizlik olacaktır.

Yetiştiğimiz ortam, aile içi sadakat, anne – baba ilişkisi içindeki güven ve evlilik akdine olan sadakat oldukça önemlidir. Ailede şahit olduğumuz hikayeler ve yetiştirilme şekli aldatma, aldatılma konusuna zemin hazırlamakta.  Anne – baba aile içinde aldatma ve doğal olarak aldatılma normal karşılanıyorsa fikren ve bilinçaltı seviye normalleştiği için hayatın parçası olması olağan. Aldatmak konunun bir parçası ise diğeri için aldatılmak da o seviyede konunun parçasıdır. Yani bir hanede, ilişkide aldatmak varsa eşit oranda aldatılmak vardır. Konuya bakışımızı her ikisini de içine alacak kadar geniş tutmalıyız.

“Erkek adam aldatır, elinin kiri, erkek aldatmazsa olmaz” gibi kültürel inançlarla büyütülmek ya da bunlara maruz kalmak aldatma – aldatılma konusunun önemli bir parçasıdır. Erkeğin aldatan olduğuna ve kadının buna razı olması gerektiğine inandırılarak büyütülen insanlar gün gelip bu hikayede kendine bir rol düştüğünü görecektir.

Anne – baba ailesinde yaşanan aldatmaya karşı çok tepkili olan bu nedenle herkese potansiyel sadakatsiz gözüyle bakan kişiler endişe, kaygı ve korkunun ne kadar üretken olduğunu hatırlamalıdır. Sırf bu sebeple hiç ilişki yaşamayıp yalnız kalmayı tercih eden insan sayısı az değildir.

Aldatma deyince aklımıza ilk erkekler gelse de aldatmak da aldatılmak da insana dair bir konudur. Bazı insanlar için gizemler, kaçamaklar, esrarengiz bir olayın parçası olmak oldukça eğlenceli gelir. Kimi insan sadece bunu yaşamak için aldatır. Kimi insan normalleştirdiği için aldatır. Kimisi yaşadığı kişi ile kuramadığı ilişkinin, yaşayamadığı arzularının hayata geçmesi için aldatır. Kimisi sevilmeyi sever, tercih edilmenin peşindedir. Kimisi neden aldattığını bilmez.

Kuantum alanda “cenin enerji” adında bir bağ vardır ki çoğunlukla erkek ile anne arasında kurulur. Dünya tarihi boyunca erkek (baba, kardeş, dayı, amca, oğul, eş) uğurlanmış, geri dönerse bağra basılmış dönmezse ağıdı yakılmıştır. Erkek ava gitmiş, savaşa gitmiş ve de çoğunlukla dönmemiştir. Her nesil öncesindeki tüm ataların yaşanmışlıklarını DNA ile alır ve işletir. Nesilden nesle aktarılan bilgide “erkek doğar ve bir şekilde gider” inancı yerleşince anneler farkında olmadan oğlu doğururken onu korumak için enerjisini kendinde tutar. Oğul doğar, büyür fakat eril enerjisinin bir kısmı annesinin rahminde kalır. Dünyanın cenin enerjili erkek oranı küçümsenemeyecek orandadır. Annelerine bağımlı olabilirler. En ufak bir hastalıkta çocuklaşırlar. Ve kendi enerjilerini tamamlamak istedikleri için çok fazla ilişkiye girip onlara ait olanı toplamaya çalışırlar. Gerek anneler gerek oğulları için bilincin devrede olduğu bir davranış şekli değildir. Atalar kayıtlarının yol açtığı bilinçaltı tarafından işletilen bir durumdur. Aldatmanın arkasında var olan, görünmeyen çok önemli bir etkendir.

Cenin enerji bağları anne ya da erkek çocuk ile yapılan çalışmalarda dönüştürülür. Oğullarınız için “Senin özgür bırakıyorum. Bende kalan sana ait olan tüm enerjini iade ediyorum. Senin enerjinin tamamı senindir” cümleleri ile yapacağınız içsel konuşmalarla onları özgür bırakabilirsiniz.

Her ilişkinin, hanenin, yuvanın güven ve sadakatle taçlanması, sevgi ve huzurla işletilmesine niyet ediyorum.

Sevgilerimle,

Ebru Demirhan

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 31
Kayıt tarihi
: 30.10.18
 
 

1976 Erzurum doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi / Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster