Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1104
 

Aldatılmanın dayanılmazlığında cinsiyet farklılığı

Aldatılmanın dayanılmazlığında cinsiyet farklılığı
 

Net'ten


Sadece haftanın bazı günlerinde akşam yemeklerini birlikte yiyebiliyorlardı. Diğer akşamlar her ikisi de dışarıda oluyordu. Bitmeyen işler, hastalar diyordu adam geç kalışlarının nedenine. Son zamanlarda karısı da bu duruma çok itiraz etmiyordu. Eskisi gibi değildi. Çünkü o da işiyle son zamanlarda o kadar meşguldü ki.  

Geldikleri noktanın farkında mıydı karısı? Merak ediyordu aslında.  

Tüm gün söyleyeceklerini planlamış, en uygun konuşma şeklini kafasında tartmıştı.  

Beş yıl önceki halini hatırladı öyle çok sevmişlerdi ki, kısa zaman sonra aynı evi paylaşmaya karar verip evlenmişlerdi. Peki nasıl olmuştu da şimdi böyle olmuşlardı. Son katıldığı toplantı yaklaştıkları sonu hızlandırmıştı. O toplantıda tanıştığı genç kadının çekim alanından kurtaramamıştı kendini adam.  

Sessizce yedikleri akşam yemeğinin bitiminde;  

“Başkasıyla beraberim “dedi adam zor anlaşılır bir ses tonuyla, tabakları masadan kaldıran kadının arkasından.  

Yanlış anladığının düşünen kadın;  

‘Ne dedin sen’ diye sordu.  

“Duydun işte başkasıyla beraber oldum “ diye tekrarladı.  

Hiç planlamadığı şekilde söylemişti, ağzından çıkanlara kendisi de şaşırarak.  

Sonra sessizlik!!!  

Masanın kenarına tutunarak oturabildi kadın.  

Kalp atışları hızlandı bir hançer yüreğine saplandı.  

Bağırmak istedi. Beyni komuta edemedi konuşmaya, ruhunda oluşan çizikler kanamaya başladı acı içinde.  

Sadece bir uğultu vardı. Sonra siren sesleri çınladı kulaklarında.  

Yine de içindeki acının biraz hafifleyeceğini umarak Neden dedi? Sevdiğin için mi?  

‘Hayır’ desin, ‘pişmanım’ desin istiyordu kadın.  

Ama ‘bilmiyorum’ dedi adam ‘onun yanında olmak beni mutlu’ ediyor.  

Bir kez daha kanadı ruhu kadının.  

Yaşayan bilir elbet kanatılan ruhun acısını. Örselenmiş bir ruhun ne zaman iyileşeceği ise hiç bilinmez.  

Her zaman böyle sessiz ve sakin olmasa da ihanetin ortaya çıkışı.  

Acısı hep dayanılmaz olur.  

Ve eşlerin duygusal olarak aldatılmayı mı, seksüel aldatılmayı mı daha dayanılmaz buldukları konusu hep ilgi görmüş ve tartışılmıştır.  

Araştırmacılar, aldatılmaya yönelik tepkilerde, kalp atışını ve galvanik deri tepkisini ölçerek cinsiyet farklılıklarını gözlemişlerdir. Çalışmanın sonunda kadınların duygusal olarak aldatılmayı daha üzücü algıladığı, erkeklerin ise seksüel aldatmaya daha fazla tepki verdikleri ortaya çıkmış.  

İlk anda verilen tepkiler farklılık gösterse de sonrasında, seksüel sadakatsizliğin duygusal sadakatsizliği doğurabileceğine, duygusal sadakatsizliğin de bir diğerine yol açacağına ilişkin kaygıların varlığını da göz ardı etmemek gerek...  

*  

Nisan 2011/ Kurşun  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerek dünyada, gerekse ülkemizde evlilikler giderek kırılganlaşıyor, boşanma oranları hızla yükseliyor. Bu oran Türkiye'de %27'ye çıkmış. İngiltere'de ise yüzde 67. (Birkaç yıl önce Batman'da yüzde 200 artmıştı.) Bunun çok sayıda yerel ve küresel nedenleri var; ama hakkında en çok konuşulan şey "Kadının ekonomik özgürlüğüne kavuşması" olgusu. Oysa bence en önemli neden bu değil; bireyselleşmenin yarattığı özgürlük tutkusudur evlilikleri ikinci plâna iten... Yine İngiltere'de, kağıt üzerinde evlenmeyen; ama birlikte yaşayıp çocuk yapan çiftler arasındaki ayrılma/boşanma oranları çok düşük. Demek ki, istediği zaman valizini alıp gidecek kadar özgür olan kadın-erkek, aralarındaki sorunları boşanmaya vardıracak kadar önemli görmüyorlar. Kanımca ve deneyimimce, hapsedilmişlik duygusudur evlilikleri öldüren. Selamla, derin saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 27.04.2011 10:51
Cevap :
Sayın Sağlam kesinlikle size katılıyorum.Yıllardır istemediği evlilikleri yürütmek adına bir çok şeye katlanan kadınlar bir çok faktörün (ekonomik özgürlük,bireyselleşme,bilinç düzeyinin artması vb.) bir araya gelmesiyle boşanma kararını daha kolay veriyorlar.Değerli katkılarınız için çok teşekkür ediyorum. Selamlar sevgiler.  27.04.2011 11:58
 

Hikayedeki kadın tanıdık geldi ve hissettikleri... Hyatlar birbirine ne de çok benziyor değil mi sayın yazarım? Özellikle de kadın hikayeleri. Ruhuna, kalbine atılan o çizikler ve yaralarını sarmak ancak zamanın işi oluyor. Ve tekrar hadi bir daha gayret diyorsun başaka sevdiklerin ya da sevenlerin için hayata tutunmaya... Kaleminize sağlık, selamlarımla...

Dilek Yaka 
 25.04.2011 14:52
Cevap :
Hayatlar benziyor kimi zaman ama kadınlar ve duygular benziyor en çok.Zaman en iyi ilaç gerçekten.Çok teşekkür ediyorum.Selamlar sevgiler...  25.04.2011 21:20
 

Ne zaman aldatma / aldatılma üzerine bir yazı okusam hep Sandor Marai'nin "Yürek Yangını" gelir aklıma. Sadakat üzerine nefis analizler yapıyor romanda. Ben her türlü aldatmaya ve affetmeye karşıyım. "Bir kez yapan her zaman yapar" diyorum. Biraz katıyım bu konuda. Teşekkürler,sevgiler...

Melek Koç 
 23.04.2011 21:18
Cevap :
Aldatmak ve aldatılmak bir ilişkide yaşanacak en kötü durum :(( "Yürek Yangını"nı okuma listeme dahil ettim.Çok teşekkür ediyorum.Selamlar sevgiler...  23.04.2011 22:34
 

İnternetimdeki azizlik yüzünden bugün okuyabildim yazınızı. Oysa, blog habercimdesiniz. Aldatma olayı ile ilgili ele aldığınız konu her ne kadar sıradan olarak vasıflandırılsa da, bana enteresan geldi. Çünkü, uzun yıllar süren evlilik hayatımızda yuvamızda "aldatma" diye bir olay yaşanmadı. Tam bir sadakat vardı. Sadece beyinsel, düşün sisteminde yaşanan duygusal bir aldatmayı bile "ihanet" olarak düşünürüm. Duygular ile mantığın birlikte hareket etmelerinde yarar var yapıcı olmak ve devam anlamında...Selam ve sevgiler...

Yurdagül Alkan 
 21.04.2011 22:58
Cevap :
Sıradan ve çok konuşulan bir konu gerçekten.Erkeklerle kadınların konuya bakış açılarını vurgulamak istemiştim.Günümüzde beraberlikler ne yazik ki çok çabuk harcanıyor.Mutluluğunuz hiç bozulmasın.Çok teşekkür ediyorum.Selamlar sevgiler...  22.04.2011 15:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 572
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 990
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

Kırklı yaşlarda başladığım yazma serüvenine elli li yaşlarda da devam etmeye çalışıyorum. Ünivers..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster