Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '17

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
4385
 

Aldatmalar Neden Bu Kadar Çok Çoğaldı? İşte, Gerçek Nedenleri

Aldatmalar Neden Bu Kadar Çok Çoğaldı? İşte, Gerçek Nedenleri
 

Aldatanlar ve aldatılanlar çemberi içinde ilişkiler ve tek eşlilik git gide tükeniyor mu? Her şeyin olduğu gibi; sadık olmanın da bir son kullanma tarihi mi var?  Peki; neden bu kadar aldatmalar arttı, neden aldatıyoruz, neden aldatılıyoruz? Üçüncü bir kişinin varlığının sebepleri neler?

Aldatmanın şifresi; arzulanma tutkusu ya da bu tutkuyu sürekli yaşatma isteği olabilir mi mesela? Var olan ilişkide yeterli derecede doyurulamamanın neticesinde birileri tarafından hala arzulandığı duygusunu tatmin etme ihtiyacı… Özgüveni arttırma isteği mi? Partneri ile mutlu olamayanlar bir arayış içine mi giriyor? Kimi mutsuzlar kendi iç dünyalarına kendini hapsederken, kimileri de aldatmayı mı seçiyor? Evli hatta sevgili olduğu halde özellikle aldatan erkekler o kadar çok ki… Hele ki internetin getirdiği nimetleri sayarsak...

Aldatan kişi karşısındakini aldatırken, kendini de aldattığını pek de düşünmüyor sanırım. Ve zamanla hem var olan partnerinin hem de onu aldattığı kişinin vebalini aldığını da. Gün geliyor aldatılan kişiye geri dönülüyor ve diğer kişi kalakalıyor ya da bunun tam tersi. İlişkilerin özünü, masumluğunu bozmaya ya da kendine saygıyı yitirmeye değiyor mu peki?

Çoğunlukla kadınlar için güçlü, mevkili, paralı erkek isterler diye söylenir. Günümüzdeki birçok erkek nedense güçlü, paralı ya da mevki sahibi kadınlara yaşı ne olursa olsun daha bir meyil eder oldu; bunun altındaki sebep ne? Aslında çok net… Bunu da yazmadan edemedim.

Peki, kadınlara neler oldu? Kadınlar kaybetme, değersizlik, aldatılma korkuları ile erkekleri ilişkinin başında, ortasında veya bir yerinde öyle boğdu, öyle gereğinden çok ilgi verdi ve kendisi ilişkide beslenmek için erkeğe bir şey bırakmadı ki; erkeklerin birçoğu ne oldum delisi oldu. Vay canına, ben neymişim bile diyenler olmadı mı? Sonra da emeklerini saçmış kadını bırakıp giden ve yeni limanlarda yüzen. Kadın öz değerinin farkında olmak zorunda. Flört davranışlarını doğru bilmek, uygulayabilmek ve erkeğe de  biraz bazı şeyleri bırakmak zorunda. Çalışan kadın eril enerjisini iş yerinde bırakmak, dişil enerjisini dışarıda aktif halde tutmak zorunda. Kısaca erkek gibi davranmayı ilişkisinde bir kenara koymalı. İş yerinde yöneten kadın, ilişkisini de sürekli kontrol eden, yöneten kadın olursa o ilişki zamanla renk değiştirir. Ha, erkek zaten ne yapsa da kadın, özünde bozuksa, eh o zaman da kadın gitmeyi bilmek, kabullenmek zorunda. Kendine saygısı ve kendisine sevgisinden.

Yelek, Moda, Ceket, Erkek, Giyim

Erkekten erkeğe fark olduğu gibi, kadından kadına da fark yok mu; tabi ki var. Sosyal medyada sürekli enterasan ve şuh fotoğraflar yayınlayıp, ilgiyi çekmeye çalışan azınlık da olsa, kadınlar da yok mu? Ya da aklı yerine, bedenini ön plana koyan.  Veya özellikle evli ya da ilişkisi olan erkekleri gözüne kestiren...  Bu da madalyonun  maalesef ama gerçek diğer tarafı. Kısaca arz ve talep durumu arttıkça aldatma potansiyeli  de yükseliyor mu desek? Aldatmak cinsiyetle ya da ortamın bozulması ile de sadece orantılı  değil günümüzde, kişilik meselesi, kendiyle barışık olma, kendine saygı duyma meselesi... Tercih meselesi, herkesin kendi hayatı; saygı mı duymak lazım, kim bilir?

İnternette de bazı eşleştirme programları da var; bir tıkla eşleşirsen karşındakine ulaşmak o kadar kolay... Bu yerlere bekarlar kadar, kimi evli  erkekler de oldukça rağbette. Sebep? Aşık olmak mı tabi ki hayır; günübirlik eğlence, farklılık arayışından öteye gitmeyecek gönül işleri. İnternet mi buna sebep, hayır kişinin kendisi...Kendini sevmeyen ne kadar çok insan var farkında mısınız? İşte aldatmak ve aldatılmak için en büyük sebep de bu!

Kimi mutsuzlar aldatmayı mı seçiyor? Yoksa doyumsuzluk mu; ya da öz değer yoksunluğu mu sebep?

Sadakatin modası maalesef git gide geçmeye başladı son yıllarda… Tek eşlilik tükenmeye mi yüz tuttu? Aldatmalar neden tavan yapmaya başladı dersiniz. Bir heyecan arayışına girerken insanlar var olan ilişkilerinde meydana gelebilecek sarsıntıları o anki yaşadığı adrenalin ve tutkuyla göz ardı edebiliyorlar. Bir çekimin gücüne kapılıveriyorlar. Neden mi? Çünkü durağan giden hayatlarında bir alevlenme, bir kıpırdanma, bir heyecan başladığında bu tutku seline hızla çekiliyorlar.

Her ne kadar monogami çoğu ilişkilerde popülerliğini korusa da, maalesef poligami daha ağır basmaya başladı günümüzde… Monogami; tek eşlilik, her türlü ruhsal ve tensel paylaşımı tek bir kişiyle yaşamak… Duruma tabi ki genelleme yaparak şu bakış açısıyla bakarsak; biyolojik ve genetik açılardan; insanların, özellikle de erkeklerin büyük çoğunluğu aslında poligamdır. Diğer bir taraftan da; tek eşlilik ya da  çok eşlilik seçimleri insanın tamamen kişilik yapısı ile bağlantılıdır. Çünkü herkesin aklı ve mantığı farklı şekillerde çalışabilir.

Evli erkeklerin ya da uzun vadeli ilişki yaşayan erkeklerin çoğunda kafalarını karıştıran bir soru işareti vardır aslında… “Bekar arkadaşlarımın daha eğlenceli ve daha hızlı bir hayatı mı var?” Çünkü evli olan erkeğin ya da uzun süreli bir ilişkiye bağlanmış erkeğin kendi bakış açısıyla çeşitlilik yaşama ihtimali kalmamıştır.

Rutin bir hayat erkeği arayışlara mı yönlendirir? Erkekler doğalarından ötürü çok eşliliğe çok daha meyillidir. Bu biraz da genlerle ilgili olabilir. Erkekler kadınlara oranla 10-20 kat daha fazla testosteron salgıladıklarından dolayı cinselliğe daha çok yatkın olmaları ve çeşitlilik arayışına kapılmalarının oranı kadınlara kıyasla çok daha yüksek olabiliyor. Mutlu bir evliliği ya da ilişkisi olsa da gene de gözü dışarıda olan erkekler yok mudur? Ya da sevgilisine zaten yanımda, gitmez mantığı ile aldatmayı layık gören. Aldatıldığını öğrendikten sonra bile egodan mı, diğer kadına gövde gösterisi mi yoksa gerçek aşktan mı bilinmez o erkeği affeden kadınlara ne demeli; bilemedim.

Kadınlar ise; büyük çoğunlukla tek eşlilik taraftarıdır. Bir kadın aldatmaya yöneldiyse bunun altında ya aldatılmanın verdiği intikam duygusu yatabilir ya da aradıklarını var olan erkekte bulamaması: sevgi, şefkat, ilgi, fark edilmemek, geri plana atılmak, başka kadınlarla sürekli kıyaslanmak ya da kadınlığının hissettirilememesi… Evet; tabi ki cinsellik kadınlar için de önemli fakat erkeklere oranla aslında çoğu kadın öncelikli olarak duygusal bağlamda aldatmaya yönelebilir. Tabi gene genelleme olarak bakarsak duruma…

Çifti, Adam, Kadın, Tartışma, Fark

Özellikle evliliklerde çocuk sonrası ilişkiler eski heyecanını koruyamıyor ya da eski özenini yitiriyorsa çok eşliliğe yöneliş daha çok yaşanabilmekte; hele bir de ilişki zaten monotonlaşmış ise  aldatma olayı daha fazla ortaya çıkabiliyor. Çocuk sahibi olan kadın doğal olarak ki olması gereken; ilgiyi erkekten çocuğuna kaydırıyor. Burada kilit nokta şu; evet çocuk bakmak, onunla ilgilenmek, onu en iyi yetiştirmek annenin en doğal hakkı ve görevi, bu da oldukça yorucu ama keyifli bir sorumluluk. . Babanın da bu konuda ciddi desteği şart. 

Zurnanın zart dediği yer şurası; kadın kendine bakmayı bırakmayacak, kendini salıvermeyecek ne fiziki ne ruhi, erkeğe ilgisini bir şekilde vermeye devam edecek, sırtını dönüp uyumayacak, denge kuracak yani. Erkek de bir baba olma sorumluluğunu ön plana alıp beklentilerini çok yüksek tutmadan, dengede kalmayı bilecek, kadına ilgisini hem anne hem de eşi olarak vermeye devam edecek. Tabi arada gerçek sevgi varsa, tabi kişiler birlikteliklerinin özel olduğu bilincinde kalabildikçe. 

Tüm bu gerçekler ne olursa olsun ya da aldatma olayı kabullenemez bir davranış; insan karşısındakine yaparken, ne yaparsa yapsın kendine de yapıyor. Gün geçtikçe özünden uzaklaşıyor. Aynaya baktığında ise ne mi görüyor, kimbilir? 

Yeşim BUYURGAN

Kişisel Gelişim Uzmanı, Eğitmen

TÜM YAYINLAR İÇİN: https://www.facebook.com/Ye%C5%9Fim-Buyurgan-564820040322246/?ref=aymt_homepage_panel

*Telif hakları gereği yazılar yazar ismi ya da link belirtilmeden kopyalanamaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Düşünün aldatmanın bu kadar geniş olarak işlendiği bu güzel makalede insan yine de aradığı cevabı bulamıyor. Ben tensel diyorum, karşı cinse ilgi. Aldatmanın sosyal sebepleri bence fazla önemli değil.

Kerim Korkut 
 09.09.2017 7:07
Cevap :
Kerim bey merhaba, aldatmak sadece bedenen olmaz ki, ruhen, aklen de olur. Yani temelde sadece tensel durum yeterli değil. Aldatmanın sadece arayış, haz, çok eşlilik merakı olabildiğini zaten herkes yorumlar. Bilinçaltını incelediniz mi bilmem, her gün bu konu üzerine çalışıyorum. Bu yüzden makalede bu konu yani kişinin ne durumda olduğu, her şey aslında insanın kendinde bitiyor. Kişinin karakterinde aldatma yönelimi varsa kendiyle de aslında sorunu var. Makalede bu yüzden benim değindiğim konular daha baskın, çünkü genelde tek kanı tensel aldatmanın haz için sadece yapıldığı. Bir de bu gözle okuyun arzu ederseniz. Başarılı yazılarınızın devamını dilerim. Selamlar  09.09.2017 10:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 402
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 3728
Kayıt tarihi
: 10.11.10
 
 

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Kimyager olarak mezun olmuştur. 1996-1997 yılları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster