Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '11

 
Kategori
Pazarlama
Okunma Sayısı
605
 

Aldımgitti.com

Bir müşteri olarak hangi tür satıcılardan hoşlanmıyorum. Bunu düşündüm; 

— Çat kapı gelen satıcıdan hoşlanmıyorum. Davetsiz oluşu, benim o anda onu kabul etme psikolojisinde olmamam, emrivakiye zorlanmamdan hoşlanmıyorum. Hiç aklımda olmayan bir konuyu düşünmeye ve satın almaya zorlanmam beni itiyor. Baştan tepkili –reddetmeye hatta kurtulmaya yönelik tavır sergiliyorum. 

— Telefonda satış yapmaya çalışan satıcılardan-kurumlardan hoşlanmıyorum. İlk maddeyle aynı gerekçelerden. Olmadık zamanda arayıp, uygun musunuz? Demeden, hiç aklımda olmayan bir ürünü almaya zorlanmak rahatsız ediyor. Cazip gibi görünen her teklifin küçük harflerle yazılmış ya da söylenmiş kısımlarına yakalanmayı tuzak olarak görüyorum. Ve her seferinde faydama olacağını düşündüğüm anlaşma “24 ay çıkamazsınız çıkarsanız şu kadar ceza” gibi zarar yazılıyor defterime. Artık telefonlu satışlara hiç güven duymuyorum. İhtiyacım bile olsa “şubeden, merkezden gelip hallederim” diyorum. 

— Israrcı satışçıdan hoşlanmıyorum. Her hayır’ımı evet’e döndürmeye adamış kendini, Krediye ihtiyacım yok diyorum “ya daha sonra olursa “diyor! Yahu kredi bu kredi, faizle işliyor. Altın değil ki at kenara ihtiyacın olduğunda bozdur. Ben durduk yere ihtiyacım yokken niye sana faiz ödeyeyim hadi oradan hadi! 

— Sattığı ürünü tanımayan, sorularıma eblek eblek bakan satıcıdan hoşlanmıyorum. 

— Klişe satış cümleleriyle konuşan satıcıdan hoşlanmıyorum. 

Taktik değiştir azıcık. Yaratıcı ol! 

— Rakibini kötüleyen, eski şirketini kötüleyen satıcı bana güven vermiyor. 

- Mağazaya girdiğim anda “nasıl yardımcı olabilirim, ne bakmıştınız..” diyen satıcıdan da hoşlanmıyorum. Muhtemel renkler cezp etti takılıyorum. İlla aklımda gri pilili pantolon olması gerekmez ki bir geri dur dolaşayım rahat rahat. Alışverişin rehabilitasyon olduğunu duymadın galiba. Kendimi rehabilite ediyorum usul usul sarma bana. İstersem “yardımcı olur musunuz” diyebilirim merak etme. 

— Ama suratını da asmadan dikil kenarda bir zahmet. Dedim ya rehabilitasyon bu, asık suratın germesin beni. Hem paranı almıyorum cebinden neden kızgınsın ki bana, aklındakileri koy çekmeceye eve giderken alır takarsın yine suratına en asıklaşmış halini. 

— Sattığın ürünün pahalılığı, ya da hedef kitlesine uygun tavır sergile bir zahmet. Yani bana “Canım, şekerim…” deme. Sakın deme, arkamı dönüp bir kaçarım yakalayamazsın. Ne olduğunu da anlayamazsın. 

— Siz” demek en kaliteli ve fresh duruştur öğren artık gözünü seveyim. 

— Anladık işin satmak da, ne pahasına olursa olsun olmasın be canım. Bak tamam ben bu ürünü kullanıyorum ama alıştığım ve memnun olduğum başka bir satış kanalı var. Tırtıklama beynimi “onu alma beni al “ diye. O sadece bir şarkı. Memnunsam bırak bizi, ya da memnuniyet ölçeğimi incele faydası olsun sana. 

Yani Canım benim bana ısrar etme. Beni tuvalette, trende, yolda yürürken, çocuğu uyuturken, toplantının tam ortasında arama. “Sizin için özel, son şansınız, bitti gidiyor…” deme. “Şimdi ihtiyacın yoksa sonra olur al dursun” hiç deme. Beni parası var aklı yok sanma. Bana “Canım” deme, sakın deme. Ofisime istediğin zaman girip oturup sunumunu yaptığında hayır dedim diye bozulup gitme. Beni de mecbur etme. 

E bana nasıl mı satış yapacaksın. Bak şöyle. Mail at sen bana, Anlat ürününü, ilgilenirseniz randevu istiyorum de. İlgilenirsem randevu vereyim. Güle oynaya yapalım alışverişimizi. 

Yaz bir kenara 

serapduzgorenari@hotmail.com 

Hadi, sana iyi satışlar! 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aklıbaşında pazarlama ve satıcıların yapması gerekenleri yazmışsınız. Anlattıklarınız, anlayanlar için ciltler dolusu kitapta anlatılıyor zaten ama kim okuyacak? Çok yararlı bir okuma oldu.Tüketici bakış açısını çok güzel yansıtmışsınız.Teşekkürler..

Cüneyt ŞENGÜN 
 09.08.2011 19:34
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim. Sonra ki yazımda satışçıların sıkıntılarından bahsediyor olacağım.Sevgilerimle  10.08.2011 12:23
 

Randevusuz - randevulu , telefonla veya yazılı - görsel basın ilanlarıyla yapılması istenen satışın amacı : kişinin sahip olduğu parayı kendi haznelerine aktarmak.Bu yöntemlerle satış yapılmak istenen kişiyi insan olarak değil , para balyasından oluşan yığın olarak görüyorlar.Bu tarz satış sistemlerini ve sistemin kurbanları satıcılarını daima " köpekbalıklarına " benzetirim.Bu köpekbalığı sistemine kurban olmamak için " balina " olmayı bilmek gerek. Mağaza içi satışlarda ise " rehabilite " düşüncenize katılıyorum ama size yardımcı olmak isteyen satıcının , kişiye rahatsız verici yaklaşımı konusunda aynı düşünceyi paytaşmıyorum.Bende mağaza içi yardımcıların teknik bilgilerini kullanıp işimi - işlerimi daha çabuk halledebiliyorum. Birey olarak alım işimi kendim planlarım , fiyat fayda ilişkisine inandığım her ürünü alırım. Teknelojinin ortaya çıkardığı satış sistemlerini sevmesemde , sadece bağımlı kılmayacak tüm iyi taraflarını tercih etmek zorunda kalıyoruz.

mhmt krsl 
 06.08.2011 11:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 747
Kayıt tarihi
: 13.01.11
 
 

Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu. Yönetim Organizasyon Yükseklisans. 15 yıllık deney..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster