Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '08

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
460
 

Alemsin Be Düriye

Alemsin Be Düriye
 

Bir dosttan mektup aldım. Anlamsız sorular sormuş. Cevabını istiyor.

Diyor ki:

Hep sormuşumdur kendime. Cevabını bulamamışımdır Düriye. İmdat desem de bana bir anlatıversen!..

Diyor ki:

Anlı şanlı kitabevlerine kitap, CD, DVD, atlas matlas olmak üzere uğradığımda kafama takılır bu soru. Dergi reyonlarının önünden geçerken erkek olarak bir etnik azınlık mensubu gibi hissederim kendimi. Raflar boyu, muhatabı olmadığım dergilerle karşılaşırım. Onlarcası, seni ve senin gibileri kandırmaya, para saydırıp aldırmaya çalışırlar.

Kadın dergilerinden söz ediyorum.

Reklam olmasın diye isim vermeyeyim. Anne, bebek, butik, aile, gelin güveyi, kürk vs. gibi adları vardır.

Basın sektörünün yabancısı sayılmam. Ama zaten dağınık olan kafam karışır da karışır o süper kuşe, yarı kuşe, normal kuşe kâğıtlara basılı dergilerin önünden manken yürüyüşüyle geçtiğimde.

İçeriklerinde göz kalemleri vardır. Cilt ve saç bakımı, güzellik sırları ve diyetin binbir türlüsü, makyaj, moda, evlilik vardır. Doğum, bebek, iç çamaşırı, daha biçimli vücutlar vardır. Hatta „İslam’da kadın“ vardır. Yani içerik tek kelimeyle „kadın dünyası“dır. Yani palet geniştir.

İyi de Düriye, tüm bunları kim para verip alır Allahaşkına? Örneğin sen alır mısın? Evetse, neden?

Niçin?

Siz değil miydiniz kadının medyadaki çarpıtılmış fotoğrafından rahatsız olan? O zaman neden satın alırsınız bunları? Buna rağmen neden para sayıp boşaltırsınız o kadın dergisi raflarını? Kapağında sıfır beden kadın resimli o dergilere neden para sayarsınız?

Gel şunu anlat bana.

Cevabım şudur:

Senin kafan gerçekten karışık dostum.

Aslında, kadın magazin dergilerini hiç alıp okumadığımı söyleyebilmek isterdim sana. Ruhsal yapıma, ruhsal gelişimime herhangi bir katkıları olmadığı için. Sadece edebî değeri olan, toplumsal içerikli, insanoğlunun bugününü irdeleyen kitaplar satın alıp okuduğumu söyleyebilmek isterdim sana. Ama yalan söylerdim, inan. Zaman oluyor, kadın dünyasını anlatan dergileri okumaktan zevk alıyorum.

Şunu bilmeni isterim dostum: Kadın dergileri okumak, bizim için beynimizi tatile çıkarmak gibi birşeydir. Okurken uzanırız bir boş şeyler hamağına, sallanır da sallanırız. Moda kumsalında, anlı şanlı kadın erkeklere, onların aşklarına bakar, ders çıkarmaya çalışırız. Rengârenk bir dünyadır o. Sadece bir iki saatliğine hemcinslerimize temaşa eyler, kadınlığımızı bakıma alırız.

Bakınıp dururken şöyle şeyler geçer içimizden örneğin:

„A aaaaa. O da boru tipi blucin giymiş çok matah birşeymiş gibi. Erkekler bile giyiyor onu artık ayol! Ya da şu kürk yakalı parka. Bana göre değil! Ya da: Angelina… Haydaaa, yine mi hamile? Bu kadar mı olur yani? Kim ne yapsın o kadar çocuğu? Güzellik faslında yeni saç modelleri… Ben de yeni bir model arıyordum zaten!.. Ya da yılın on süper erkeği… Belden üstü çıplak, yağlanmış, deniz kıyısında bir kayalıkta pozlar… Ayy amann, ne kadar hoş!”…

Yani dostum, şöyle özetleyeyim:

Sen ve senin gibiler, eğer bu tür dergilerde çizilen kadın portresine kadınca isyan etmemizi ya da bu dergilerde gezinmemize psikolojik gerekçeler uydurmamızı beklerseniz havanızı alırsınız. Derinlere dalmayız biz o dergilerde. Kim ne kadar kiloyu yosun diyetiyle, ne kadar zamanda otuz kiloyu vermiş, bugün çok mutluymuş, ama cildindeki kırışıklıkları halâ yerli yerinde duruyormuş falan… Bunlar ilgilendirmez bizi.

Yani dostum, ciddiye almayız tüm bunları. Dedim ya, beynimiz tatile çıkmıştır. Sadece relax olmak isteriz kadın dergisi okurken. Ciddî içerikli kitap okumanın tersine, yüzeyden bakar, salım salım salınırız hamağımızda.

Tamam, itiraf edeyim: On gün sonraki bir partide giyebileceğimiz kıyafet konusunda esin kaparız bu tür dergilerden. Kabul. Ya da zaman zaman seks tüyoları alırız. Ama hepsi bu kadar.

Son notum:

Kadın dergisi, birkaç dakikalık hamak keyfine iyi gelir dostum. Bilirsin: Bu tür dergiler çantamıza sığar. Ve istediğimiz ya da gerektiği an şıp diye de yok edebiliriz onları çantadan.

Yani… çok da pratiktir kadın dergisi.

Takma kafana gerisini.


resim kaynağı: www.kahvemolasi.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bebek dergilerinin çok faydalarını gördüm hamileliğimde, yemek dergilerininde mutfağıma sağladığı faydalar oldukça fazla:)) Gerçekten çok şeyler öğrendim o dergilerden. Alırdım eskiden. Sevgiler

Nezahat 
 23.12.2008 10:03
Cevap :
Faydasız demek yanlış olur.kendi arasında gruplara ayırarak kalite farkını belirlemek gerekir.. Kardeşim de çok faydasını gördü bebek dergisinin.. Paylaşım için teşekkür ederim..Sevgiyle.  23.12.2008 23:20
 

Aynı konuda üstüste ,aynı içerikli yorumumu almadınız mı? Selamlar.

Muzaffer Cellek 
 21.12.2008 10:01
Cevap :
Kış mevsimi gelince nezle grip ile kardeşliğim başlıyor genellikle..İyiyim atlattım. Yorumlarınızın ikisi de yayında.Gecikme için özür diliyorum. Sevgi ve saygılarımla.  21.12.2008 14:35
 

İyi bir dergi (Kadın & Erkek) hamak veya kanape keyfine iyi gelir bence :-))

TEKBAŞINA 
 21.12.2008 0:15
Cevap :
Önerinizi mis gibi kahve eşliğinde değerlendireceğim kısa sürede. Teşekkürler.Sevgi ve saygılarımla.  21.12.2008 14:34
 

Zehri, altın kupa içinde sunarlar. Niye bakır değil de altın? Sunuş meselesi. Ambalaj sanayii, zehirle birlikte kotarılıyor. ;İşte kadınlarda da sunuş,önemli. Kadın, başlıbaşına bir sunuştur. Terzisine kırk tembih vurur. ' Aynısını, bir başkasının sırtında görmeyeyim' diye. Görürüse çıldırır. Sunuşların özel olmasını da ister kadın. Özele çok önem de verir. Meseleye bu yönden bakarsak, takdim şekli çok önem kazanıyor. Sizin, bütün ikircikli hallerden vareste olmanız ve gurur tablonuzu, her daim duruşunuzla perçimlediğiniz için, sunuşun eğrisini, doğrusunu herkeslerden iyi bilirsiniz. Felsefi bir konuyu, mizahi dilde anlatmanız, tarzınızın dışında, başarılı bir denemeydi. Saygı ile ( Bu, ikinci yorumum. Birincisi, Şemo gibi tellere mi takıldı kaldı yollarda.?' diye düşündüm şu an.)

Muzaffer Cellek 
 20.12.2008 23:57
Cevap :
Sunuşlardaki incelik, detaylar, özel ve farklı olmak.. Genellikle başarılı ve hafızalara yer eden hareketlerdir. Sizin de belirttiğiniz gibi takdim şeklini iyi ayarlamak önemli olan. Bu arada yorumlarınız tellere takılmadan sağ salim ulaşıyor merak etmeyin.. Sunumdaki inceliği düşünerek hareket edince biraz gecikme yaşandı.. :-) Almam gereken mesajları da aldım. Hoşlukları dostlarla paylaşma keyfi güzel oluyor.Katkınız için teşekkür ederim.Sevgi ve saygılarımla.  21.12.2008 14:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 909
Toplam mesaj
: 267
Ort. okunma sayısı
: 2311
Kayıt tarihi
: 01.08.06
 
 

Kompozisyon derslerini biraz daha fazla önemsediğim, uzun cümleler kurmaya başladığımdan bu yana sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster