Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '13

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
793
 

Alev Alatlı'nın Genç Bakış'taki (Abbas Güçlü programı) çaresizliği...

Alev Alatlı'nın Genç Bakış'taki (Abbas Güçlü programı) çaresizliği...
 

Dün akşam Abbas Güçlü'nün Kanal D'de yayımlanan Genç Bakış adlı program konuğunun Alev Alatlı olduğunu daha önceden biliyordum... Bu canlı yayın harika olur diye günler öncesinden notumu almıştım... Fakat kısa sürede yanıldığımı anladım...

Alev Alatlı'nın kendine özgü düşüncelerini hep anlamaya çalışmıştım şimdiye kadar... Demokrat olmanın yolunun, bu toprakların düşünceleriyle birleşmesi gerektiğini örneklemeye çalışıyordu... Halkın düşüncelerinin, inançlarının evrensel değerlerden uzak olmadığını söylüyordu... Toplumu oluşturan bireylerin her olaya yön verdiğinin altını çiziyordu... Toplumun düşünsel yapısı değişmedikçe ülke sorunlarının tam olarak çözülemeyeceğini vurguluyordu... Yani sorun asıl olarak insanımızdı... Bunun tarihsel gelişimini anlamaktı...

Alev Alatlı'yı dün akşam çok kötü gördüm... Öğrencilerle tartışmalarında gerçek anlamda kendini kaybetti... Bazen fırça çekti öğrencilere, hatta Abbas Güçlü'ye... Çoğunlukla da kendisini anlayamadıkları için öğrencileri suçladı... Peki niye böyle bir sonuç çıktı ortaya?

Bir insan bir milyon doğrudan nasıl olurda tek yanlışa çıkabilir? Elindeki bir milyon doğruyu, AKP hükümetini ve Başbakan Erdoğan'ı aklamak için kullanırsan sonuç hiçte yadırgatıcı değil bence...

Dünyanın en soylu düşüncelerini arka arka sıralayacaksın, sonrada bu hükümetin bunlarla çelişse de desteklenmesi gerektiğini söyleyeceksin... Öğrenciler Alev Alatlı ile bence hiç düşünsel anlamda çelişkiye düşmediler... Asıl sorun Alev Alatlı'nın bu düşünsel dünya ile taban tabana zıt Hükümet ve Erdoğan eylemlerini savunmaya kalkışmasıydı...

Savunması ise biraz kurnazcaydı: YÖK, tutuklu öğrenciler, tutuklu gazeteciler, biber gazı, Fazıl Say, baskılar elbet savunulamazdı, ancak dere geçilirken at değiştirilmezdi... Erdoğan ha başbakan olmuş ha başkan olmuş ne fark ederdi?

Yani Alev Alatlı'nın kafasında sorunların çözümünde tek alternatif bu hükümet ve Erdoğan'dı... Bu bir aydının angaje olmuş halidir bana göre... Bir aydın kendisini, bir düşünceye angaje ederse de kendisiyle de, toplumla da çelişmesi doğaldır demek lazım... İşte buydu dün akşam Alev Alatlı'nın durumu...

Oysa anlattıklarının etkisiyle oluşacak siyasi düşüncelerde öğrencileri özgür bırakmalıydı...

O kadar çok aydın ve düşünür halkın gözünde değişti ki aklınız durur... Onlarca yılın birikimi böyle görünmemeliydi...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel analizler. Anadolu kültüründen evrensel kültüre yürümek, kurnazca ve kestirme yollardan olamaz. Orada da aydınlar akıllıca davranmalılar. Yöntemi baştan yanlış olan yöneticilerin peşinden körü körüne gitsen ne olur..? Bu işin uzun erimini kestiremiyorlar. Yazık onlara..! Saygılar.

Erdal Ceyhan 
 21.04.2013 17:48
Cevap :
Günaydın Erdal abi... Sizin bu desteklerinizin çok katkısı oluyor bana... Sevgiler...  23.04.2013 9:59
 

Bahsettikleriniz gerçekse olay beni çok üzdü. "Or'da Kimse Var mı?" dörtlemesini beş defa okumuştum. "Schrödinger'in Kedisi" nispeten zayıf fakat ilginçti. Bu dediklerinizi yaptığına inanamıyorum çünkü daha yeni 300 imzalı vatansever aydınlar bildirisine imza attı diye biliyorum. ALATLI düşünce namusuna sahiptir, yanlış anlama olmuş olmasın? Saygılar.

Ögeday 
 19.04.2013 11:54
Cevap :
Merhaba Ögeday... Yine öyle bilmeye devam edeceğim ben... Yani düşünce namusuna sahip biri diye... Ancak öğrenciler ile tartışmasının ana ekseni Başbakanı destekleme konusunda çıktı... Yazımda da belirttim öğrencilerle düşünsel konularda tartışma yoktu... Umarım o programı bir yerden (genç bakış)bulup seyredersiniz... Umarım Kuyucak yanılıyorsun dersiniz... Seve seve özür yazısı yazarım... Saygılar...   19.04.2013 13:42
 

Merhabalar... Bu programı gece geç yattığım için genelde izlerim hatta face de de paylaşırım izlenmesini isteyerek. Bu hafta kaçırdım ama sizden önce de face deki arkadaşlarımdan öğrendim bu tutumunu... Üzüldüm yakıştıramadım, acaba insanlar korkudan mı böyle hareket ediyorlar, bu kadar mı sindirildiler, Silivri'de yatan örneklere bakıp da yalakalığı mı tercih ediyorlar... Yoksa gerçekten kendi gerçek fikirleri bunlar mı? Çözemedim ve üzüldüm... Sevgiler Antalya'ya...

Sema Sener 
 19.04.2013 11:35
Cevap :
Merhaba Sema hanım... Alev hanımı korku ve yalakalık ile değerlendirmek bana zul gelir... Yapamam bunu... Dilim varmaz... AKP ve Başbakan dışındakilere olan güvensizliği bence onu böyle düşündürten... Saygılar...  19.04.2013 13:35
 

İnsanlar değişebiliyor. Bazen kendisini geliştirerek, bazen ise çıkarları uğruna...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 19.04.2013 11:05
Cevap :
Merhaba Ayşegül hanım...Değişim doğanın gereği... Ancak bu değişimin ileriye mi, geriye mi olacağı her zaman kesin olmuyor... Ancak Alev hanım ile çıkar kelimesini yan yana düşünemem ben... Kişilere olan inancı, çaresizlik etken olmuş olabilir ancak... Saygılar...  19.04.2013 13:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 611
Toplam yorum
: 1347
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 725
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster