Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
739
 

Alevi Çalıştayları, Alevililer ne istiyor...

Alevi Çalıştayları, Alevililer ne istiyor...
 

Alevilik üzerine yazan çizenin sayısı belli değil. Üç kitap, iki yazı okuyan kalemi eline alıp başlıyor Alevilik üzerine yazmaya. Hepsi başımıza alevi uzmanı kesildiler. Çalıştaylara katılıp, Alevilerin ne tür sorunları olduğunu, ne istediklerini anlatıyorlar...

İyi niyetli her girişim elbette alkışlanmalı, saygı görmeli. Bu konuda bir sıkıntımız yok. Ancak; iş çığırından çıktı. Hükümet Alevi Çalıştaylarına öylelerini çağırmaya başladı ki; “Bu kadarına; pes” dedik...

Alevilikle ilgili tüm bilgileri; büyüklerinden duydukları aşağılamalar ve ipe sapa gelmez söylencelerden ibaret olanlar dahi; oradalar.

Açılım sevdalısı bir hükümetimiz var. Ne bulsa açacak... Açmak istemediği tek bir şey var: o da; kızlarımızın başı...

Sevda da bir yere kadar oluyormuş...

Lafı uzun etmeyelim. Biz işin özüne gelelim. Başlıktaki soruyu yenileyelim...

Aleviler ne istiyor?

Alevilerin öncelikle istediği şu: Devlet Aleviliği tanımlamaktan uzak dursun. Bıraksın bunu Aleviler kendileri yapsın.

Bütün batı demokrasilerinde olan bu. Devlet her hangi bir Hıristiyan mezhebin, mezhep içindeki değişik yolların kendini nasıl tanımladığına karışmaz. Yurttaşlar inançlarını algıladıkları gibi tanımlar ve yaşarlar...

Avrupa'da; durum böyle. ABD'de, durum daha rahat. Neredeyse her papazın kendi Kilisesi var. Devlet işgüzarlık edip; “Durun bakayım; 2 bin yıllık bir dini siz istediğiniz gibi yorumlayamazsınız” demiyor.

Bizde nasıl oluyor?

Biz, yurttaşlarımızı kendi haline bırakmayı sevmiyoruz. Tehlikeli buluyoruz. Dost var düşman var. Ne olur ne olmaz. Tedbiri elden bırakmıyoruz. Dolandıra dolandıra kulağımızı tersten göstermeyi seviyoruz.

Önce bakan, başbakan düzeyinde açıklama yapılıyor: “Biz bir Alevi Açılımı yapacağız.”

“İyi kardeşim yap. Seni tutan mı var”

“Yok, öyle olmaz”

“Ya nasıl olacak”

Önce Diyanete sorulacak, sonra; çok bilmiş gazeteci abilerimiz var. Sonra; akademisyenler, Siyasi Partiler arasında Konsensüs (oydaşma) aranacak ve Meclis...

Bu saçmalığın nedeni ne?

Alevilik tanımınında, Aleviler hem fikir değillermiş.

Evet, değiller. Ne var bunda. Her din, her mezhep için bu böyle değil mi...

Öyle.

Her dinin değişik mezhepleri ve her mezhep içinde değişik yollar, yani tarikatlar yok mu?

Var...

Değişik dinleri, mezhep ve tarikatları var eden insanların (toplulukların) farklı tanrı ve inanç algılamasıdır. Alevilik neden bunun dışında olsun... Hem Alevilerin ne eksiği var... Bırakın, onlarında kendi içlerinde değişik tanımlar yaparak, değişik Alevilikler ve Cem Evlerine sahip olsunlar.

Hem zaten öyle...

Devlet istedi diye; hiçbir inanç kendi çeşitliliğinden vazgeçmez. Aleviler de vazgeçmeyecektir.

Devletin tekçi anlayışı ve dayatmalarına karşın; hayatın akışı diyalektik çeşitlilik üzerine kurulmuştur... Aynı dinin içinde her inananın; tanrı ve din algılaması farklılıklar gösterir. Söylemde bir ve aynı şeyden söz ediyor gözükmek, o çeşitliği yok kabul etmemize yetmez...

Tam da burada; kocaman bir parantez açmak istiyorum. Çünkü bu noktada; Alevilerin de kafası fena halde karışık. Onlar da; bu tekçi anlayıştan yakalarını kurtarmış değiller.

İbadet pratikleri ve ibadetin Cem Evlerinde olmasında buluşan Aleviler, tanımlamada da tekliğe ulaşmaya çalışıyorlar. Yıllardır bunu zorluyorlar. Ancak tüm zorlamalara rağmen bırakın yakınlaşmayı, ara giderek açılmakta...

Tekçi (monist) yaklaşımlar bir kenara bırakıldığında görülecektir ki; inancın akademik boyutunun; teke indirilmesi mümkün değildir. Çeşitliliği var eden bu alandır. Bir inancın algılanması, tarihi ve onun yorumlanmasını içeren (soyut) akademik boyutu hiçbir zaman teke indirilememiştir.

Her şey bir yana; değişik dönemlerde günün koşullarına uygun yorumlanması, istenmese de, bir farklılığın ve buna bağlı olarak çeşitliliğin olmasını kaçınılmaz kılmıştır.

Bu yüzden şimdi değilse de; ileride, değişik Aleviliklerin olduğunu kabul edeceğiz. Kendisini İslam içinde görsün, görmesin; bunların hepsi de Aleviliktir.

Alevi açılımın amacı; devlet eli ile Aleviliği tanımlamak olmamalıdır. Açılımın amacı; inançlarını yaşamak isteyen insanların inanç özgürlüğünü sağlamak olmalıdır.

Alevi Açılımı; devletin demokratik, laik bir devlet olması ile mümkündür. Bu da; devletin her hangi bir dini, inancı kendine yakın; diğerlerini onunla ilişkileri üzerinden değerlendirmekten uzak durması anlamına geliyor.

Bu, laik, demokratik ve inanç özgürlüğünü kabul eden devletin gereğidir.

Hasan Kaya
www.noktahaberyorum.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hasan Bey,değişik bakış açıları geliştiriyorsunuz.Öğreneceğiz elbet,önce içimizde aşacağız,sonra başkaları da anlayacak. Bir değişim şart tabii ama duyarlı insanlarla.. Sevgi ve saygılarımla.

SINIR 
 16.11.2009 23:39
Cevap :
Evet, haklısınız değişeceğiz... Sevgilerle...  17.11.2009 12:19
 

Devlet sevdiği, dindar olduğu için bir dine sahip çıkmaz. Tam tersi onu kontrol altında tutmak, gerektiğinde kullanmak için sahiplenir. Yoksa onlar da dini sahibinin sadece Allah olduğunu, onun devlete, millete ait olmadığını, Ruhbanlığı bile kabul etmediğini biliyorlar. İşin aslını merak ederseniz: ekabir.blogcu.com/mutlaka-okuyun/5908395 yazısını bir okuyun. Sanırım o zaman aleviler hakkındaki niyetleri daha iyi fark edersiniz. İslam ve Sünnilik korunmaya çalışılmadı, tam tersi işlevsiz hale getirildi. Günümüz toplumunun %99 Müslüman deniyor ama yaşanan bir din yok. Din ahlaktır. Günümüzde yaşanan ahlak düzeyi kadar din yaşanıyor anlayacağınız. Alevileri de aynı konuma getirmeye niyetliler herhalde. İnşallah tuzağa düşülmez. Selam ve saygılar.

akar 
 16.11.2009 23:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 154
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 994
Kayıt tarihi
: 11.09.09
 
 

Mart 1959 Erzincan doğumlu, İzmir de yaşıyor.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster