Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
728
 

Alevi talepleri

Alevi talepleri
 

Hz. Ali


Pir Sultan Abdal Kültür Derneği okullardan din derslerinin kaldırılması için eylem yapıyormuş. 

Epey zamandır, alevi derneklerinin ve fikir insanlarının devletten bazı talepleri olduğunu biliyoruz. Çocuklarının din dersi almaması, cemevlerinin ibadethane sayılması, okullardan din dersinin, devlet bünyesinden de Diyanet'in kaldırılması gibi isteklerini, sık sık dile getirdiklerini görüyoruz. 

Bu talepler bazan değişebiliyor ve din derslerinde, "sünnilikle beraber aleviliğin de yer alması inançlarının, Diyanet'te temsil edilmesi" biçimini alabiliyor. 

İnsanların inanışlarına göre yaşamak istemeleri en doğal haklarıdır. Fakat ben duyduklarım arasında, "alevilere din dersi ve diyanette temsil edilme dışında" onların hayatlarını ilgilendiren bir talep göremiyorum. Bu çıkışlarıyla, sadece kendi hayatlarını değil, topyekün toplumu dizayn etmeyi hedefledikleri duygusuna kapılıyorum. 

Bir inanç grubunun devletten, başka bir inanç grubunun aleyhine sonuçlar doğuracak düzenlemeler istemesi, bunun için protesto mitingleri yapması makul bir tavır olmasa gerektir. Buna rağmen alevilerin, sünni kesimi menfi yönde etkileyecek taleplerde bulunduğunu ve bunda ısrar ettiğini görüyoruz. Daha açıkçası, kendi inançları için özgürlük istemesi gerekenlerin, başkalarının önünü kesmeye yönelik alâkasız bir yol izlediğine şahit oluyoruz. 

Sanki, devletin nizamı onlardan soruluyor. Sanki devlet, "neyi kaldırıp, neyi ikame edeceğini" bilemiyor da onlar istikamet gösteriyor. 

"Okullardan din dersi, kurumlardan Diyanet kaldırılmalıymış!" İnsanlar, kendilerini ilgilendirmeyen meselelere neden müdahil olurlar bilemiyorum. Bir şahsın, din dersinin kaldırılması için değil de çocuğunun bundan muaf tutulması için mücadele vermesi nesnel ve demokrat akla daha uygundur. Çünkü bu toplumda evlâdına din dersi aldırmak isteyen veliler de vardır. 

Siz hiç başörtüsüne özgürlük isteyenlerin, "bütün kadınlar türban takmalıdır" dediğini duydunuz mu? Kusura kalmayın ama din derslerinin ve diyanetin kaldırılması talebi, aynen buna benziyor. Yani vaziyet, "memlekette bizim istemediğimiz hiç bir şey olmamalı" noktasına çekiliyor! Bence bu makul bir talep değil, bir çeşit şımarıklıktır. 

Halbuki biz bu ülkede, bir başımıza değil farklı etnik kimliğe ve inanca sahip kimselerle beraber yaşıyoruz. Bu nedenle, çocuğunun din dersi almasını istemeyenler kadar, isteyenlerin de olabileceğini düşünmek zorundayız. Eğer 87 yıldır olduğu gibi bu düzen gene, tek bir zihniyetin arzusuna göre yürüyecekse anayasamızdaki, "T.C.nin demokratik, lâik ve sosyal hukuk devleti" olduğuna ilişkin 2. maddesini behemehal kaldırmalıyız. 

Dün, "bu ülkeyi, sünniler yönetiyor, devlet makamları onların elinde" diye, hiç te doğru olmayan iddialarla kendilerini savunanların bugün, toplumun tümü üzerinde hükümran olmaya ve devlete istikamet çizmeye çalışmaları düşündürücüdür. İnsan, böyle bir yola girmeden önce, yönetimi arzusuna göre dizayn etme hakkının olup olmadığına bakmalıdır. Acaba, din dersini kökten kaldırmak yerine seçmeli hale getirmeyi savunmak daha iyi değil midir? 

Doğrusu alevilerin, daha çok sünni kesimi ilgilendiren, "din dersi ve diyanetin kaldırılması" talebiyle karşımıza çıkması, benim açımdan normal kabul edilebilecek bir davranış değildir. Esasen gündeme getirdikleri konular da onların asıl problemi değildir. 

Her şeyden önce aleviler kendilerini bir yere oturtmalıdır. Ne olduklarına dair kesin ve ortak bir karara varmalıdır. Bu husustaki müphemiyyet vuzuha kavuşmalıdır. Herkes, aleviliğin ne olduğunu (din ya da mezhep) net bir biçimde anlamalıdır. İşte ancak o zaman dindersi, diyanet, cemevi gibi alevileri ilgilendiren konulara çözüm getirmek mümkün ve kolay olacaktır. 

Doğrusu, "hem müslümanım, hem din dersi istemiyorum; hem müslümanım hem de camiyi değil, cemevini ibadethane kabul ediyorum" iddiasının mantığı yoktur. Buna bir de, "Diyanet'in kaldırılması" eklenince her şey çorbaya dönmektedir. Ben bu talebi, dinin cemaatler eliyle yürütülmesinin doğrucağı sakıncaları öngöremeyenlerin bir fantezisi olarak görüyorum. Zira Diyanet, farklı dini grupların ayrışmasının önünde bir siboptur. Onun kaldırılması, cemaatlerarası hakimiyet mücadelesine sebep olabilecektir. Bu nasıl hesaba katılmaz anlamıyorum. 

Bir alevi, kendi inanış ve ibadet biçimiyle ilgili isteklerde bulunabilir. Bu onun en tabii hakkıdır. Fakat din dersinin, okullardan tamamen kaldırılmasını istemesi çok ta iyi niyetli bir talep değildir. Ayrıca kendini müslüman kabul eden bir yolun mensubu, özel ritüellerini ifa ettiği cemeviyle, namaz kılınan cami arasındaki farkı görebilmelidir. 

İslam dairesi içinde bir çok mezhep ve tarikat bulunur. Her mezhebin bir fıkhı, her tarikatin de bir tekkesi (toplanma yeri) vardır. Özel zikir ve dualarını kendi mekanlarında yapan bütün tarikatlar, namazlarını camilerde eda ederler. 

İslamla bağlantılı olduğunu iddia eden bir oluşumun ayrı ibadethanesi olmaz/olamaz. Bunun için o inancın farklılaşıp, tamamen ayrı bir din haline gelmesi lâzımdır. Meselâ, Babilik ya da Bahailik böyledir. Yani islâm kökenlidir ama islâmdan tamamen uzaklaşmış, ayrı bir din olmuştur. (1) 

Bence alevi ileri gelenlerinin toplanıp, inançlarının ayrı bir din mi, yoksa islâmdan bir mezhep mi olduğu konusunda bir karara varmaları ve bunu ortak bir deklerasyonla ilân etmeleri gerekiyor. Ondan sonrası kolaydır. Eğer, "alevilik ayrı bir dindir" deniyorsa, herkes buna saygı göstermek ve bu inancın ibadethanesinin "Cemevi" olduğunu kabul etmek zorundadır. Artık bundan böyle kimse Alevi çocuklarına (veya istemeyenlere) islam dini dersi vermeye kalkamayacaktır. Aksi durumda ise bu ortaklık bozulmayacaktır. Hatta öküz ölse bile. 

................................... 

(1)- Mirza Ali Muhammed, hocası Seyyid ali Reşti'nin telkiniyle 1844 de Şiraz'da mehdiliğini ilân etti ve çevresindeki bir çok insanı etkiledi. Dinden çıktığına hükmedilerek, 1850 yılında Tebriz'de idam edildi. Tabi ölümünden sonra geride kalanlar bu inancı devam ettirdi. 

Mirza Ali Muhammed, kendine Bab (kapı) adını vermiş, peygamber olduğunu iddia etmiştir ve kurduğu dinin esaslarını "El-Beyan" adlı kitapta toplamıştır. Böylece Babilik ve onun uzantısı olan Bahailik, farklı bir din haline gelmiş, ibadeti de ibadethanesi de değişmiştir. Artık bu saatten sonra kimse onlara, "siz müslümanlıktan ayrılma bir inancın mensuplarısınız, dolayısı ile sizin ibadet haneniz camilerdir" diyemiyor. 

Resim: http://www.google.com.tr/imgres? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazımda gayet mantılı bir biçimde din kültür ve edebiyat dersinin seçmeli olması gerektiğini anlatmş bulunmaktayım siz böyle bir anlam bulamamınız beni şeşırttı. din kültür dersi 1982 de darbeyle zorunlu hale geldi bundan önce ki zamanda yaşayan insanlar dinsizmiydi. din dersinde gördüğüm hakaret hocanın adınıda isterseniz verebilirim. ve diyanetin yapılanması konularıyla ilgili tek kelime etmemiş olmanız zaten bunlara onay verdiğinizi gösterir normaldir. siz çıkıp nasıl ki semah yapan ve cem evine giden insanlar asla cennete gidemez bu yapılanların anlamı yok diyemiyorsanız demek ki neyin farz olup olmayacağını en iyi Allah bilir. m.ali brand ın yıllar önce çekmiş olduğu 12 eylül belgeseli vardı bunu bulup bir izleyin sırf alevi diye insanımızı nasıl katlediyorlar, maraş ta camiden hoca ' aleviler sularımıza zehir koydu öldürmek farz oldu gazanız mübarek ola' diye bağrışının görüntüleri var bu belgeselde. tabi ne desem boş yaşamayan bilemez. bana ilk okulda alevilerin kuyrukları varmş

grad 
 14.10.2010 16:49
Cevap :
Sn. grad: Konu zaten siz değilsiniz. Ekranlarda, meydanlarda din dersinin kaldırılmasını isteyenler. Duruma göre vaziyet alanlar. Son pozisyonlarını merak ediyorsanız söyleyeyim. Şimdilik, 'seçmeli olsun'dalar. Önceki insanlara dinsiz diyen kim? Sünniler arasında aleviler hakkında incitici, tahkir edici söylentiler dolaştığını biliyorum. Ama aynı zamanda alevilerin, sünnilere karşı bir savunma ve red makanizması geliştirdiklerini de biliyorum. Bu yorumunuzdan bile anlaşılıyor. Alevilere yapılan saldırıların sünnilerin değil, derin organizasyonun işi olduğunu artık anlamalısınız. Aksi taktirde gerçeğe asla ulaşamazsınız. Bir de problemler zıtlaşmayla, atışmayla çözülmez. Gayet açık söylüyorum. Diyorum ki, "alevilik din midir, yoksa mezhep midir?" Bu bir sır olmadığına göre, bilmek herkesin hakkıdır. Eğer, "alevilik müstakil bir dindir" deniyorsa tartışma bitmiştir. O zaman cem namazın, cemevi de caminin eşitidir. İslâmi bir mezhep ise söyleyeceklerim bakidir. Selamlar.  19.10.2010 23:10
 

aynı şakilde hacı bektaş veli yunus emre ve pir sultan gibi değerli insanlar anadoluda islamiyeti yayanlar ve balkanların islamlaşmasını sağlayan sarı saltuk bektaşi ocağında alevi tasavvufu ile yetişmiştir. aynı şekilde mevlana celalettin rumi bir baktaşi olan ahmet yesevi nin öğrencisidir. zaten alevi semahını neyle aşkla birleştirerek mevleviliği kurmuştur. siz bu durumda diyebilirmisiniz alevi semahı Allah tarafından ibadet olarak görülmemekte ve hiç bir anlamı yoktur. diyemezsiniz çünkü oda Allah aşkına yapılır. o zaman din derslerindede bu topraklardan çıkan semah öğretilsin. alevi toplumunu en iyi anlamanın yani cem evlerine girip görmektir ne yazıkkı bu konuda hep konuşan insanlar bunu yapmamaktadır. gelin bi ceme katılın her cemde önder atatürk ve silah arkadaşlarının ruhuna dualar okunur. açık yüreklilikle belirtiyorum ben zaten bu topraklarda ibadet etmemizi sağlayan ata nın fotoğrafının olmadı bir yerde ibadet yapmam.

grad 
 13.10.2010 8:59
Cevap :
Yazımda anlattıklarınızla alâkalı tek bir cümle bulunmuyor. Çünkü ben, aleviliği veya herhangi bir tasavvuf disiplinini inkâr etmiyor, islamın yayılmasında bunların etkisi olmadığını söylemiyorum. Allah için yapılan her yöneliş ibadettir, fakat konu bu da değildir. Alevinin semahını, mevlevinin semasını, nakşinin zikrini tekkesinde yapması, (bunu serbestçe yapabilmek için) tekke ve zaviyeleri yasaklayan (devrim) kanununun kaldırılmasını istemesi hakkıdır. Mesele bu değildir. Mesele, farz kabul edilen namazla semahın, cemeviyle camiinin eşitlenmeye çalışılmasıdır. Bana göre, sema ve zikir nasıl namaz değilse, semah ta öyledir. Kitabi beyan ve pratikteki uygulama, namazın özel ve farz bir ibadet olduğu yönündedir. Ata'nın resminin olmadığı yerde ibadet yapmam demek, cumhuriyet öncesi aleviliğini yok saymaktır. 1880 de doğsaydınız napacaktınız? Ayrıca bir ibadetin baştan belirlenmiş kuralları vardır. Duruma göre değişen, ekleme ve çıkarma yapılan bir ritüel ibadet değildir. Saygılar.  13.10.2010 15:48
 

öncelikle yazınızdan alevi toplumunun isteklerini tam olarak bilmediğiniz belli, kimse din dersi kaldırılsın demiyor seçmeli olsun. şimdi en basit laf ne zararı var. bunu alevi olmayan anlayamaz ben orta okulda da lisede de çok iyi bilirim din kült. hocaları her derste alevi toplumuna söverdi bizde korkudan susardık. size hiç evden çıkmadan anneniz evladım sakın sünni olduğumuzu kimseye söyleme dedi mi. ben yaşadım çünkü o zaman alevi diye sokakta insan öldürülüyordu. diyanet işlerine konusunda da tek bir kelime söylim anlayan anlar devletin en fazla insan çalışan kurumu 120 bin kişi bu kurumdan maaş alıyor bu sayı içinde çaycısıda dahil olmak üzre 1 tane alevi yoktur bu kadar adaletsiz bi kurumdan ne beklentiniz olabilir. size aleviliği çok iyi araştırmanızı tavsiye ederim yada yorum yapmayı bırakın. semah eski türklerde olan ibadettir aleviler bu ibadeti islama uygun biçimde devam etmektedir. araplaşmayan tek toplumdur. anadolunun mülüman olmasını sağlayan alperen ler bektaşidir.

grad 
 13.10.2010 8:47
Cevap :
Kimse öyle demiyorsa benim, "din dersleri kaldırılsın" dediğini duyduklarım kim? Ha! önce, "kaldırılsın" deyip sıkışınca, "seçmeli olsun" diyorlar. Sunucu, "Siz diyanetin ve din derslerinin kaldırılmasını istiyorsunuz değil mi?" diyor o da, "evet, aynen öyle!" cevabını veriyor. Sonra seçmeliye doğru yön değiştiriyor. Kendini bilmezler yüzünden zorluklar yaşadığınız doğrudur. Ben de çocukluğumda soranlara, imam-hatipte okuduğumu söyleyince, gözlerinin dehşetle açıldığını çoğu kez, "başka okul bulamadın mı?" dediklerini hatırlıyorum. Bu ülkede dominant sistemle uyuşmayan sünni/alevi herkesin sıkıntıları olmuştur. Aleviliği kötüleyen hocaları da kınıyorum. Kusura bakmayın ama burada, eski türklerin dininden değil islâmdan bahsediyoruz. Kaynağın da arapça olduğunu biliyoruz. Sünnileri, "araplaşmakla" kınayıp, buradan aleviliğe, "anti arap" payesi çıkarmanın tartışmamızla ve dini literatürle hiç bir ilgisi yoktur. Bu olsa olsa, bir tatmin yöntemidir. Dinde, lâf değil nas konuşur. Saygı ile  13.10.2010 22:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 719
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 698
Kayıt tarihi
: 28.04.07
 
 

Emekliyim. Herkes gibi benim de bir dünya görüşüm var. İnsanların farklı fikir ve inançlara sahip..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster