Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '11

 
Kategori
Efsaneler
Okunma Sayısı
376
 

Alexia ve Dorik'in hikayesi

Alexia ve Dorik'in hikayesi
 

"Güzel Alexia ile yakışıklı dorik, Athena tapınağının en uç noktasına oturup denizleri gökleri, işte tam da bu noktadan seyrelerlermiş. Midillilere sonra Perslere sonra da Romalılara yenik düşen bu halk da onların bu seyirlerine seyre dalarak büyük aşk derlermiş... Büyük aşk!

Bu aşk dilden dile dolanan bir rüzgârın da hikâyesiymiş aslında. Bu rüzgâr bu tepeden her gün eser ve her estiğinde kulaklara küçük bir hikâye fısıldarmış yıllardır. ve Behramkaleliler der ki;

'Bir gün yolunuz buralara düştüğünde bu tepeye çıkıp rüzgârın sesine kulak kabartın. Önce kulağınıza ıslık olarak gelecek se ve sonra kalbinizle dinlemeye başladığınızda kelimelere dökülecek. Gözlerinizi sakın açmayın. sadece rüzgârı dinleyin olur mu? Hikâye bittiğinde ise sakızlı bir kahve için ki 'aşkın tadı' damağınıza yapışsın '

....
'Ah! Alexia'nın saçları... Uzun siyah saçları...' dermiş Dorik ne zaman Alexia'yı düşünse. Alexia'nın uzun siyah saçları Dorik'in yüreğini sararmış. öyle sararmış ki Dorik'in yüreği önce pırpır eder, minik bir kuşun yuva sıcaklığındaki hali gibi Alexia'nın saçlarının arasında uyuya kalırmış. dorik gözlerine bakarmış Alexia'nın; bölgedeki en güzel zeytin tanesinden daha güzel olan bu gözler, gözlerini kapasada güzelliği gözlerinin önünden gitmez, Dorik'in iç dünyasına kadar uzanır orada uykuya dalarmış. Dorik, kalbinde uyuttuğu bu gözlere bir kere bile dokunmamış elişle, o her defasında bu gözlere baktıktan sonra küçük bir öpücük kondururmuş sadece. Alexia'ın gözlerini öpmüş hep. Bu siyah gözler de yıllarca bıkıp usanmadan, gök ile denizin birleştiği ufuk çizgisinde hep onu ararmış.

....
...ve sefer için demir alma vakti geldiğinde ne Alexia gitme diyebilmiş nede Dorik dönerim... Ülkeleri yağmalanıyormuş. Ülkeleri yok oluyormuş. Şehir kararıyormuş, umutlarda... Halkına, toprağına, yaşamlarına kısıt getiren bu durum her ne pahasına olursa olsun bertaraf edilmeli düşüncesi, Dorik'in kalbini sarıyormuş. Tıpkı Alexia'nın saçları gibi...
Saçlarla örülmüş ub yürek, gök ile denizin buluştuğu noktada, beyaz bulutlar gibi halka halka saavruluyormuş. Kararlılığı kalbinden gözlerine sonra da eline aldığı ve savurduğu taşlara yansıyormuş. Gökyüzünde her taş denize atılan taşlar gibi sekiyor, her sekiş Dorik'i daha da kararlı kılıyormuş. Bu kararlılık Alexia'yı derin bir iç yanlızlığına itiyor, gözlerini ufuk çizgisine daldırıyor, ağzından bir kelime çıkmadan saatlerce bulutları seyrettiriyormuş.

Ve sefer için demir alındığında limandan, en son ayrılanlar Alexia ve Dorik'in elleri, olarak da parmak uçları olmuş. Giderek noktaya dönen geminin ardından bakan gözler son kez o siyah noktaya ardından da gökyüzündeki kara buluta yönelmiş.

Günlerce süren bekleyiş ve giderek artan kara bulutlar Behramı sarıyormuş. Halk umuzsuzmuş. Gittikçe daha da umuzsuzlaşıyor, taptıkları bu topraklar, özgür ruhları, kara bulutların esaretine giriyormuş. Bulutlar bir tek Alexia'nın kalbine işlemiyor, gün ışığına göre siyah yeşile dönen gözlerine etki edemiyor, Dorik'in hayalini silemiyormuş.

O bekleyiş uzun yıllar sürmüş. Dorik bir daha hiç dönmemiş. Onun dönmeyişi Behramdeki kara bulutları yok etmiş ve halk yine özgürleşmiş. Özgür kalan halk bekleyişin bitmediği bu tepeye, denizde son bulan yaşam için fuk çizgisinin kesişim hizasına, Athena tapınağının hemen yanına bir tapınak daha yapmış; Dorik tapınağı. Alexia'nın gözlerini ayırmadığı yıllarca baktığı ve gülümsediği, denizi direkt gören bu tepeye aynı zamanda aşıklar tepesi demişler...

Ve rivayetlere göre, açıldığı denizden dönmeyen Dorik, b utepeye, gece gündüz olmak üzere günde ikikez saat tam 12'de rüzgâr olarak gelirmiş. Her gelişinde Alexia'nın saçları uçuşur Dorik'in eli Alexia'nın elini, tenini, yüzünü okşar, dudaklarını büzüştürür sonra gerilerek gülmesini sağlarmış. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 640
Kayıt tarihi
: 06.12.08
 
 

1972 doğumluyum. Halkla ilişkiler sektöründe çalışıyorum. Yaşamım işim, kitaplar ve yazı üçgeninde g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster