Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
157
 

Ali Babalar ve 7 Cüceler ve gülmek

Ali Babalar ve 7 Cüceler ve gülmek
 

Cem Yılmaz, ‘Ali Baba ve 7 Cüceler’ ve gülmek

“Erzurum’da 1 Aralık günü Cem Yılmaz’ın ’Ali Baba ve 7 Cüceler’ filmini izlemek için sinemaya giden Çetin Bayram ile Ufuk İnce, filmdeki esprilere kahkaha ile gülünce, önlerinde oturan bir vatandaşın şikâyeti üzerine karakolluk oldu.”Haberi, basında geniş yer buldu.

Film arasında da iddiaya göre iki arkadaşı yine aynı konuda uyaran S.K. çıkan tartışmanın ardından Yenişehir Polis Merkezi Amirliği’ne giderek Çetin Bayram ve Ufuk İnce’den şikâyetçi oldu.

Şikâyet üzerine sinemaya gelen sivil polisler, filmin bitmesini bekleyerek Bayram ve İnce’yi hakaret ve çevreyi rahatsız etmekten gözaltına aldı. Yenişehir Polis Merkezi Amirliği’ne götürülen iki arkadaş, ifadeleri alındıktan sonra sabaha karşı serbest bırakıldı.

Film, Şenay ve İlbe’in, Avrupa’da bir fuara katılmalarını ve burada başlarına gelen akıl almaz olayları konu alıyor.Zengin  olma hayalleriyle Sofya Bahçecilik Fuarı için Bulgaristan’a gelen Şenay (Cem Yılmaz) ve İlber (Çetin Altay)’in hiçbir şey istediği gibi gitmemektedir. Fuar alanında ürünlerinin tanıtımlarını yapan ikilinin amacı, markalarının ve ürettikleri cücelerin farklı ülkelere ihracatıdır. Gelişen olaylar neticesinde kendilerini yaşam savaşının tam ortasında bulan ikili, kendi yöntemleri ile tüm bu zorlukları aşmaya çalışmaktadır.(Vikipedi)

Ali Baba ve 7 Cüceler, ilk üç günde, 352 farklı sinema salonunda gösterime girerek 540 bin izleyiciye ulaşma, rekoru kırmış bir film. Terör nedeniyle yıkımların, yaralanmaların, ölümlerin olduğu ülkemizde; insanlar hep ağlıyor. Bu kan ve gözyaşının yaygın olduğu bir ülkede, gülmek yadırganabilir; ama ağlamak, nasıl insana özgü bir özellikse, gülmek de insana özgüdür. İnsan, ağladığı gibi yerinde ve zamanında gülebilmelidir de. Ama içi kan ağlıyorsa nasıl gülsün, diyenleriniz olacaktır. Bunlara, diyeceğimiz sözümüz olmaz da Ali Baba ve 7 Cüceler gibi espri yoğunluğunun olduğu bir filmde, kahkahalarla gülenleri, şikâyet edene ne dersiniz? Ya, polisin saatlerce ifade almasına ne denir, bilmiyorum. Ben, gülenleri de şikâyetçi olanı da tanımam da bu insanların geçmişte birbirlerine karşı bir kin ve düşmanlıkları mı var diye düşünüyorum.

Cem Yılmaz’ın esprilerine kim gülmez ki!  Sahneye çıkınca henüz konuşmaya başlamadan izleyenler gülmeye başlıyor. Kendi kendilerine gülene ,”deli derler de gülünecek konuda da neden gülmeyelim. Gülen insan, sağlıklıdır. Psikiyatriler, hastalarının öncelikle yüzüne bakar, yüzünde gülme belirtileri ararlar. Psikiyatrilere göre yüzünde, gülme belirtisi olan ruh hastası, iyileşmeye başlamıştır.

Gülmeyen insana kuşkuyla bakılır; bu tip insanlardan uzak durulur. Esprili, gülen insanların çevresinde toplanır insanlar; çünkü bunlar, çevrelerine görevdeşlik yayarlar. Esprileriyle insanları, gülmeden kıran insanlar vardır. Bunları, dinlemek için can atar insanlar.Cem Yılmaz da bunların en önde gelenlerinden.

Bu toplumda, gülmek kimilerince yadırganır. . Bülent Arınç, kadın ,”kahkahalarla gülmemeli” demişti. Bu toplumda,Bülent Arınç gibi düşünenler yok değil. Toplumun kimi kesimlerinde de gülmek, hafifmeşreplik olarak algılanır. Oysa güle güle sözü bir güzellik, rahatlatma içerir. Gülmenin insan yaşantısındaki önemiyle ilgili özdeyişler de vardır:

Güler yüz altın anahtardır. (Thomas Babington Macaulay)

Herkesin sizi sevmesini istiyorsanız, gülümseyin. (Dale Carnegie)

Durum ne olurs? olsun, dudaklarından gülümseme eksik olmasın. (Victor Pauchet)

Gülmek bir güneştir, insanın yüzünden hüzün ve keder kışını defeder. (Victor Hugo)

Gülmek, fırtınalı gökte doğan bir gökkuşağına benzer. (A. Grün)

Güzel bir gülüş, karanlık bir eve giren güneş ışığına benzer.(Tolstoy)

Gülmek için mutlu olmayı beklemeyiniz, belki gülmeden ölürsünüz.(Victor Hugo)

Beni isterseniz dövün, ama bırakın istediğim gibi güleyim.(Moliere)

Kahkaha, iki insan arasındaki en yakın mesafedir. (Osc?r Wilde)

Kaybolan gün, hiç gülmeden geçen gündür.(Balzac)

Kim ki tüm ruhu ile gülerse, onun vicdanında hiç bir leke yoktur. (Chr. Oeser)

Sık sık gülen insanlar, çok kederli olup kederlerini yapmacık bir neş’e ile örtmek isteyenlerdir. (M?ksim  Gorki)

 

 

 

Abdülkadir Güler, Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ağlamak ve somurtmak üzere şartlandırılmış bir toplumuz... Gülmek çok zor. Hele erkek adam gülmez!!

Erdal Ceyhan 
 09.12.2015 18:38
Cevap :
Kardeşim,İbrahim Ethem Başaran,bir dersinde-tam anımsamıyorum-Norveç ya da İsveç'in eğitim amaçlarından birinin "esprili insan"olmak"tır,diye belirtmişti.Bizde gülmek,hoş karşılanmaz.Bu denli olayların yoğun olduğu bir ülkede,insanlar gülemez oldu.Sağlık ve mutluluklar.  10.12.2015 19:37
 

Yaşam enerjisi açısından son derece anlamlı ve değerli bir derleme...Ben de "Gülmek bir anlamda zihnin ve ruhun nefeslenerek beslenmesidir" desem uygun düşer mi acaba? İçtenlikli saygı ve selamlarimla...

Ersin Kabaoglu 
 09.12.2015 2:08
Cevap :
Ersin Bey,her yorumun,konulara uygun ve yerindedir.Katkıların için teşekkür eder;selam,saygı ve sevgilerimi iletirim.  09.12.2015 13:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 330
Toplam yorum
: 1185
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1870
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster