Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '19

 
Kategori
Futbol
 

Ali Koç'un Vizyonu

Güvendiğiniz veya gıpta ettiğiniz insanların sizi yanılttığı olmuştur muhtemelen. Hani şu çok beğendiğiniz, kendinizden daha üstün meziyetli diye düşündüğünüz ama yaptıklarıyla sizi olumsuz anlamada çok şaşırtan ve size “nasıl ya” dedirten insanlar... Son yaptığı garip açıklamalarla Mazhar Alanson’undan tutun da, Nikola Tesla’nın çalışmalarını kötülemek için hayvanlara elektrik vermek gibi saçma sapan yollara başvuran Edison’a kadar birçok insan vardır bu listede. Bu durumdan benim çıkardığım sonuç şu ki, kim olursa olsun kimseyi gözümüzde fazla büyütmememiz gerekir.  

Bu sene bu kötü kervana maalesef Ali Koç da katıldı. Hayır kastım Fenerbahçe’nin kümede kalma savaşı veren feci futbol performansı değil, Koç’un, sadece Fenerbahçe’ye çağ atlatmakla kalmayıp, Türk spor kamuoyunda yıllardır süregelen kötülüklerin de üstesinden geleceği düşünülen “vizyonu”. Yabancıların tabiriyle günün sonunda Ali Koç, bugüne kadarki performansıyla o beklenen vizyonun yanına dahi yaklaşamadığı gibi yaptıklarıyla vasatın da altında bir başkanlık performansı çizdi. Onun futbolculara verdiği ve vermediği cezalar, taraftarı toplayıp Samandıra’da futbolcularla konuşma yaptırması, hakem hatalarından sunum hazırlaması ve en önemlisi de kulübün borçları nedeniyle taraftardan para toplama işine girip bir de bunu taraftarlığın en ince damarlarına hitap eden sözler ve videolarla yapması, Koç’un vasat altı performansının aklıma gelen ilk örnekleri. (Kulübün resmi Tvitır hesabındaki “emoji”li mesajlardan bahsetmiyorum bile.) Bir kulüp yönetimi, sadece önceki dönemlerde değil, kendi döneminde de olan onca yanlış transfer hamlesinden dolayı mali açıdan sıfırı tüketmenin cezasını taraftarına fatura eder mi? Bu işin manevi olarak zaten en büyük cezasını çeken taraftarların bir de cebine göz dikmek nasıl bir yaklaşımdır? Bu konuda bir ara bileklik satan Galatasaray eleştirilirken, şimdi Fenerbahçe bir adım daha öteye giderek karşılığında hiçbir şey vermeden taraftarından para istiyor. Kaldı ki taraftarların elindeki çay kaşıklarıyla koydukları, sahada tel tel dökülen futbolculara kepçe (çorba koyarken kullanılan değil iş makinesi olan) ile dağıtılan paraların ne kadarını karşılayabilir?

Fenerbahçe’nin saha içi performansı ayrı bir bahis konusu. Bu anlamda Fenerbahçe kazanır, kaybeder, şampiyon olur veya küme düşer.  Bunların hepsi futbolun içinde olan olasılıklar. Fakat yönetim anlamında gösterilen bu denli kötü performans, sahada olan bitenden çok daha önemli. Belki bunları söylemek için biraz acele ediyorum ama bir taraftan da görünen köy kılavuz istemiyor: Ali Koç ile Fenerbahçe ne umdu ne buldu! Sizin Koç’tan beklentiniz neydi bilmiyorum ama ben kendisinden kendi takımına olduğu gibi rakip takımlara da saygılı, en zor durumda dahi soğukkanlılığını kaybetmeyen ve sürekli doğruların peşinde olan bir başkan performansı bekliyordum; kelimenin tam anlamıyla hayal kırıklığına uğradım.

can.nizamoglu@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 770
Toplam yorum
: 416
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1439
Kayıt tarihi
: 11.11.07
 
 

Çoğu çocuk gibi ben de futbolcu olmak istedim, olmadı. Bu oyundan kopmamak adına üniversite yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster