Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '14

 
Kategori
Atletizm
Okunma Sayısı
92
 

Ali topu tut'tan, koş Ali koş'a

Ali topu tut'tan, koş Ali koş'a
 

22. Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda ülkemize bronz madalya getiren atletimiz Ali Kaya


Ali Kaya, gururumuz. Kendisi, Zürih'te yapılan 22. Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda erkekler 10.000 metrede ülkemize bronz madalya getirerek bayrağımızı İsviçre semalarında dalgalandırdı.  Diğer Türk atlet Polat Kemboi Arıkan ise ancak dürdüncü olabildi.

Eldoret of Uasin Gishu County Kenya doğumlu Stanley Kiprotich Mukche'yi alıp ülkemize getiren ve bu yarışta da koşmasını sağlayan 'gizli kahraman' rolünde mutlaka bir takım insanlar vardır  ki şimdi bir yerlerde zaferlerini de kutluyor olmalılar.

İşte, ithal zafer kolaylığına alışan / alıştırılan bir ülkenin gençlerine 'Çalışan demir paslanmaz' atasözünü açıklar mısınız? diyerek eğitim vermeye çalışmak da sadece bize özgü olsa gerek.

Güzel ülkemde birileri ''Yahu koskoca Amerika, babası Kenyalı bir Başkan seçiyor, biz bir koşucu getirmişiz çok mu?'' diye de düşünüyor olabilirler.

Bir kaç yüzyıl önce köle tüccarları Afrika kıtasını kendilerine mekan edindiklerinde, o zaman için en hızlı koşan Afrikalılar kaçıp kendilerini bu insan tacirlerinin elinden kurtarabilirlerken, o an için yakalananların çocukları, torunları bugün karşımıza Amerikan Başkanı olarak çıkabiliyorlar, hayat ne kadar ilginç değil mi? Sonra biz de, kaçıp kurtulanların torunlarını maraton koşsunlar diye para verip ülkemize getiriyoruz.

Geçmişte de denenen bu yol aslında ülkemizde pek tutmuyor, yani taşıma su ile değirmen dönmüyor.  Bunu artık ne zaman anlayacağız, işte orasını vallahi ben de bilemiyorum.

Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu zamanında bir sansasyon ile Türkiye'ye paralar ödenerek getirilmiş ama kendilerinin sporu bırakmalarının ardından, halterde tekrar başa dönülmüş ve sonraları da doping skandallarıyla da iyice dibe vurulmuştu.

Hayır, bir yandan her aileye 3 çocuk kampanyası sürerken 3 yapana bir de bedava devletten dercesine bu kadar çok sayıda sporcu ithalinin anlamı nedir, bir türlü yanıtı bulamıyorum.

Onca parayı tesise ve eğitime harcasan, düzgün ve akıllı bir spor programı ile uluslararası arenada başarı sağlayamamamız mümkün değilken...

Geçenlerde bir bakan, BinALİ Yıldırım, gençlere sesleniyor, ''Bilgisayarın programlaması ile falan uğraşıp boşuna kafanızı karıştırmayın, para verin alın bir tane. Avrupalılar çalışmış yapmışlar, siz niye dert ediyorsunuz ki?'' demişti.

Şimdi de aynı bakış açısını sporda görüyoruz. Kenyalı analar uğraşmış doğurmuşlar, neden bizim Anadolu çocuklarını boşuna koşturup yoralım, hatta ve dahi bir de üstüne terli terli soğuk su içip hasta mı olsunlar? Var işte hazırı, öde parasını al, koşup sana madalya getirsinler.

Yine döndük geldik, her şeyin başının eğitim olduğuna. Okulların daha birinci sınıfında fişlerden okumayı öğrenmeye çalışırken ilk cümlelerden biri de ''Tut Ali Tut'' idi. Ali topu tutardı biz de bakardık. Şimdi de değişen bir şey yok, adını Ali koyduğumuz birisi koşuyor biz de bakmaya devam ediyoruz.

Koş Ali Koş, bana madalya getir. Aferin Ali aferin, işte bu da ödülün...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 344
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1024
Kayıt tarihi
: 22.07.09
 
 

Okur yazarım. Okur yazarlıktan kastım, okuduklarımı yazmamdır ki, bu yazılarımı genellikle 'kitap..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster