Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
118
 

Alın size 18 Mart Nevruz günü

Alın size 18 Mart Nevruz günü
 

Sokağımız sis içinde


Bugün Pazardı, sabah saat 09:30 gibi uyandım televizyonu açıp Trt 1 kanalında yayınlanan Kara şimşek adlı diziyi seyretmeye başladım. Ben bu diziyi seksenli yıllarda da çocukken seyretmiştim. Çok güzel bir dizidir bir macera filmidir. Her bölümünde ayrı bir konu ele alınır.

Yatakta televizyon seyrederken, niyetim saat 11:30 12:00 gibi dışarıya çıkmaktı, zaten dünden havanın durumun öğrenmiştim. Hava bugün ve önümüzdeki üç dört gün çok çok güzel olacaktı. Bu hafta ortası Nevruz var, yani yazın gelişinin habercisi olan Nevruz.

Kafamı kaldırıp pencereye baktığımda, güneşin ışığının huzmesi perdeden içeri sızıyordu. Çok parlak olduğuna göre, “bugün çok güzel olacak” dedim. Derin bir nefes çekip televizyon seyretmeye devam ettim.

Bir kesim Nevruz’un hafta ortası değil bugünden Pazar günü kutlanmasını istedi, ama valilikler “bugünden Nevruzun kutlanmayacağını, gününde 21 Mart’ta kutlanacağını” söyleyip bugün mitingler için izin vermedi. Tabi bu izin çıkmayınca bazılarına ortalığı karıştırmak için gün doğmuş oldu, başta siyasetçilere gün doğdu.

Saat 11:00 gibi ben dışarı çıkacak şekilde hazırlandım. Elimi yüzümü yıkadım güzelce kot pantolonumu tişörtümü ve yeni almış olduğum gri renkte olan üst eşofmanı giydim, kahvaltımı öyle yaptım.

Kahvaltıyı yaparken dışarıdan sesler geliyordu, neden olduğunu anlamak için odama gidip bilgisayarımı açıp pencereden bakındım. Öyle böyle değil sokağımızda koşuşanlar vardı “pat pat” diye sesler geliyordu, o zaman anladım ki bugünden Nevruz kutlamasını yapmak isteyenlerle polis arasında koşturmaca kovalamaca oluyordu. Valilik izin vermeyince toplanma yapılamaz, topluluğa konuşma yapılamaz. Yoksa biz engellilerde kafamıza göre toplanıp gösteri yapmak isteriz.

Saat 15:30 kadar evde hapis kaldım, sadece ben değil evdekiler kahvaltıya ekmek almaya bile fırına bakkala gidemedi. Üç dört saat çok kötü geçti, sokaklarda toplananları dağıtmak için polis her yere attığı gibi bizim sokağa da gaz bombaları attı. Dumandan sokağımızın karşısındaki apartmanlar bile görünmedi, pvc olan pencerelerimizden evimize duman sızdı, bırakın sokağı evimizin içinde gözümüz yaşlı gezdik saatlerce, ben dışarıya çıkamadım, kardeşim küçük oğlunu Semiha Şakir hastanesine götüremedi, karşı komşumuz ablam Kalp rahatsızlığı geçirdi.

Bilmiyorum; kime kızmak lazım, bunun hesabını kime sormak lazım, devleti dokuz yıldır yöneten hükümete mi, gaz bombalarını rastgele atan polise mi, halkı teröre şiddete yönlendiren vekillere mi, sanki hiç hakları verilmiyormuş gibi davranıp ortalığı yıkıp yakan başkaları tarafından yönlendirilen kişilere mi, yoksa kendimize mi.

Saat 15:30’da ortalık iyice sakinleşti, bende tekerlekli sandalyeme oturup doğruca alışveriş merkezine gittim. Çünkü sokaklar gaz kokuyordu durulacak gibi değildi, çünkü sokaklar kırık döküktü, atm makineleri taşlanmıştı tekmelenmişti, tramvaylar ve durakları taşlanmış paramparçaydılar, bankalar reklam tabelaları her şey paramparça idi.

Allah tüm vatandaşlarımıza akıl fikir versin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ülkede milyonlarla ifade edilen bir halk için çok çok önemli olan Newroz kutlamalarına yasak getirirse, olacağı budur kardeşim. Bir halk için önemli olan bir günü yasaklarsan, sadece Kürtler de değil, kime yapılırsa yapılsın olay çıkarır.. Türkler için çok çok önemli olan mesela 18 Martı yasaklarsan ne olur? Duman olur ortalık. Sorun budur.. selamlar

dinexelikana anatolye 
 19.03.2012 21:39
Cevap :
Haklısın, yasakla hiç bir şey çözülmez ve bende bu olaylara da yasak olduğu kanısındayım. Ben bir engelliyim, bir başkası yaşlı, diğeri çocuk, obürü zarzor evine ekmek götüren dükkan sahibi. Herkesin kabul etmesi gerekir ki "bu iş kırma dökme yakma yıkma ile olmaz" bitti.   09.04.2012 16:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 120
Toplam yorum
: 46
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 496
Kayıt tarihi
: 15.12.10
 
 

His kaybı olmayan, sol tarafı felç, tekerlekli sandalyeli bir bedensel engelliyim... 1996 yılında..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster