Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1272
 

Alınganım ben, üstüme gelmeyin.

Alınganım ben, üstüme gelmeyin.
 

Fena halde asabi insanlarız...ama yok bunu daha önce yazmıştım. Tekrar tekrar ne kadar asabi olduğumuzu yazmaya gerek yok. Asabımı bozmayın...(adam daha yazarken gergin...).

Şaka bir yana, asabilik kadar yakamıza yapışmış diğer durum ise "alınganlık".
Fena halde alınganız.

Geçenlerde yaşadığım bir olay alınganlıklarımızı düşünmeme yol açtı. Önce kendi alınganlıklarımı sonra çevremde gözlemlediklerimi düşündüm. Biraz da bunun üzerine okuyunca yazasım geldi.

"Alınganlığın altında ne yatıyor?" diye sordum kendi kendime.

İlk aklıma gelen toyluk oldu. Bir takım durumlarda olgun davranamamak alınganlığa yol açıyor. İnsan kendini tanımaya çaba gösterince alınganlık durumlarının sayısı gittikçe azalıyor. Kimilerimiz kendimizi tanımıyoruz...ve bir hayat boyu sürüyor alınganlığımızın şiddeti.

Azalıyorsa bu iyiye işaret.

Diğer bir sebep ise dünyanın hep bizim etrafımızda döndüğünü sanmamız galiba.

En kolayından bir örnek; herhangi bir alışverişte karşınızdaki insanın soğuk davranması bile alınmamıza yol açabiliyor. O kişinin odak noktası biziz ya...hep bize iyi davranmalı...sevmeli bizi...evine alıp beslemeli...(çok abarttım farkındayım).

Ama öyle işte. Düşünmüyoruz bile o kişinin ne problemleri vardı da böyle duvar gibi oldu. (bana ne arkadaşım...işine taşımasın mutsuzluğunu...bana ne?!) O zaman da “ona ne?”. Senin sevgi ve sevecenlik ihtiyacını o mu karşılayacak? (asabileşiyorum yine...ha!)

Elbette pozitif etkileşimler makbul ama öyle olmadığında ne yapacaksınız?

Alınganlığı bir kenara koyabilmek lazım. İşimizi yavaşlatıyor. Kimilerimizin yaşama heyecanını alıyor. Tüm gün o salak alınganlık duygusu ile yaşıyoruz.

Hayat tecrübesi arttıkça, bir de yaşadıklarımızdan öğrendikçe alınganlığımız azalıyor diye düşünüyorum. Alınganlıklarımı düşündükçe ne toy olduğumu hatırlıyorum...Düzeltmeye bakıyorum.

Nasıl?...

Efendim?...

Bu yazı neden mi böyle tuhaf olmuş?...Hiç te bile...bak alınırım..hatta alındım bile... :)

Neyse daha fazla boğmadan...kaçayım ben...hafta sonu gelmiş bile.

Harika bir haftasonu diliyorum herkese...alınganlığın olmadığı bir hafta sonu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben alınganlığın "doyumsuzluğumuz" dan ileri geldiğini düşünüyorum.Hani ne güzel demişsiniz "hep bana baksın,ilgi göstersin,dünyanın odak noktası ben olmalıyım." İşte bunların da temelinde doyumsuzluğumuz,açgözlülüğümüz yatıyor bence.Hep fazlasını istiyoruz.İstediğimiz verilince de daha da hırçınlaşıp fazlasını istiyoruz.Bu durum da karşıdaki insanı bıktırıyor bir süre sonra.Bıkkınlığını belirten hal ve hareketleri oluyor.Bu da bizim okşanan "padişah huyumuz"a ters düşüyor.Onu okşamak yerine kaşıyıp huysuzlandırıyor.Aslında birer kedi gibiyiz.Saygılarımla...

İbrahim Halil Yeter 
 24.05.2008 14:11
Cevap :
Doyumsuzluk ta var olgun olamamak ta var...Gungormuslugumuz arttikca alinganligimiz azaliyor diye dusunuyorum. Sevgi ve saygilarimla.  24.05.2008 20:37
 

Evet alınganız! Ki bence abartmamak kaydıyla elbette( duygusal anlamda kendimize eziyet vermemek lazım). Alınganlık ciddiye almak demek. Kime yada kimden gelen neye? alınganlık gösterdiğimizn üzerinde durabiliriz mesela. İnsan beklememzlik, yada beklenmezlik makamına koyduğu kişi ve şeylerden gelene karşı alınganlık gösterir diye düşüneyim diyorum, alınmazsanız şayet! Alınganlığımzın hepten nyok edip, arsızlaşmayalım temennisi ile, kararında alınganlık iyi bir frendir, dedim, alınmazsanız şayet. :) Efendim sağlıcakla ve saygılar. Mütebessim kalınız.

Yücel! 
 10.05.2008 20:20
Cevap :
Elbette alindim..nasil alinmayayim...Yok saka saka, degerli katkin icin cok tesekkurler sevgili Yucel. Alinganlik ve arsizlik iki zit kutup gibi hakikaten...ortalarda bir yerde olabilmek en iyisi. Zaten alinganliklarimizin bazilari da beklentili yasamaktan kaynaklaniyor ki bu da bizleri bunaltmadikca cok insanca ve dogal. Sevgi ve selamlarimla.  10.05.2008 22:30
 

Çocukluk dönemlerinde, çocuk kabul ve onay görmüşse, destek görmüşse kendini sevmeyi öğreniyor.. Büyüdüğünde ise birey olduğunu farkediyor ve sanırım çokk alıngan olmuyor. Alıngan mıyım acaba sanırım "çok " değil.. Elinize sağlık..

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 10.05.2008 10:00
Cevap :
Dediginiz nokta cok onemli...hatta bu alinganlik durumlari bu sanal ortamda dahi gozlenmekte..."bana yorum yazmadi oysa ben ona yazdim"..ya da "cevap bile vermedi yorumuma" gibi alinganliklar bile goruluyor...Alinganligin artmasi iliskileri de boguyor sanirim. Katkiniz icin cok tesekkurler. Sevgilerimle.  10.05.2008 17:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 237
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1298
Kayıt tarihi
: 06.08.07
 
 

Biyolojinin son yıllarda, özellikle son 10 yılda içeriğinin yoğun bir şekilde moleküler düzeye inmes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster