Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1675
 

Alis Harikalar Diyarında

Alis Harikalar Diyarında
 

Alis Harikalar Diyarında(internetten)


Çocuktum anlamamıştım, büyüdüm yine anlamadım.

Yönetmenliğini Tim Burton’un yaptığı ‘Alis Harikalar Diyarında’ fantastik macera türünden bir film vizyona girdi.

İlkokul öğretmenimiz, özetini çıkarmamız için (Talim Terbiye Kurulu’nun ‘çocuk kitapları’ listesinde yer aldığından olsa gerek) yıllar önce bize tatil ödevi olarak vermişti. Ancak iyi anlayamadığımdan, özeti de güzel olmamıştı. Sınıfın önünde utancımdan yanaklarımın kızardığını hatırlıyorum.

Lewis Carroll'un hâlâ çok iyi anlaşılamayan bu eserini, -yanlış hatırlamıyorsam- Sunay Akın bir konuşmasında, Alis’in aslında şizofreni hastası bir kız olduğunu ve bunun çocuklar için bir masal kitabı olamayacağını söylediğinde, içime geç de olsa su serpildi.

İlkokuldaydım, okumayı henüz öğrenmiştim. Okumam istenen kitabın konusu şizofreni hastası bir kızın anılarıymış... yoksa sanrıları mı demeliyim?..

Yıllar sonra karşıma, film olarak -iki seçenekle- yeniden çıktı. Ancak anlaşılan o ki, bu filmin hedef kitlesi yine çocuklar. Çünkü, sadece Türkçe dublajlı olanında 3D özelliği var. Orjinal olsun derseniz, bilesiniz ki, 3 boyutlu izleme imkanınız yok. Tabii ki, bundan -sır olmayan- başka sonuçlar da çıkarmak mümkün...

Ancak, lütfen biri bana, çocukların bu filmden ne anlayacağını anlatsın. Küçüktüm anlamamıştım, büyüdüm hâlâ anlamıyorum. Bu filmin ‘çocuklar için’ olmasındaki ısrarın anlamı nedir?

Konuyu kısaca hatırlatayım: Ailesi tarafından uygun bulunan bir damat adayının tam evlenme teklif edeceği sırada, hiç kimsenin görmediği sadece Alis’in gördüğü elbiseler giymiş bir tavşan çıkıveriyor. Alis her şeyi bırakıp, o şirin tavşanın peşinden koşarken kocaman bir çukura düşüyor ve birden fantastik bir öykü adı altında sunulan film başlıyor...

İşte burada, gördüklerimize ve duyduklarımıza yüzeysel bakmamak adına, ‘dur bir dakika!’ demek lazım.

Bu filmi çocuklarımıza izleteceksek ki, hiç tavsiye etmem, onlara Alis bir kuyuya düşmüş gibi gösterilirken aslında, Alis’in bir şizofreni hastası olduğunu, kuyunun ise, aslında Alis’in beyni olduğu anlatmayı göze almalıyız. Tabii tüm bunları biz büyüklerin bile zor kavradığını, çocuklarımızın nasıl anlayacağını da düşünerek...

Zira, şizofreni hastaları beyinlerinin onlara yaptığı bir oyun(!) nedeniyle, gerçekle hayal dünyasını ayırt edemiyor. Mantıksal düşünme yeteneğini de kaybettiğinden normal duygusal tepkiler veremiyor. O nedenle Alis evlenme teklifi alacağı bir sırada, bulunduğu ortamdan zihinsel olarak uzaklaşıp, tüm davetlilerin gözü önünde var olduğuna inandığı tavşanın peşine düşüp gidiyor.

Çocuğunuzla filmden çıkarken, soracağı sorulara hazırlıklı olmanız için, önemli bir ruhsal hastalık olan şizofreni hakkında küçük bir bilgi kulağınızda bulunsun diye hatırlatmak istedim.

Tim Burton’un yönetmenliğini yaptığı ve Johnny Depp’in harika oyunculuğunu bir kez daha sergilediği, muhteşem görselliğe sahip ABD yapımı bu filmin, böyle bir bakış açısı ile izlenmesi gerektiğinin de altını çizmek istedim.

Karar tabii ki sizin...

Saime Eren

NOT: Bu yazım 20 Mart 2010'da "Alis Şizofreni Diyarında" başlığı ile Odatv'de yayımlanmıştır.

http://www.odatv.com/n.php?n=alis-sizofreni-diyarinda-2003101200

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Alice harikalar diyarında masalı bence bu kadar sert bir eleştiriyi haketmiyor.Alicin bir şizofren olduğunu hiç sanmıyorum Alice sadece bir çocuk. Çocukların dünyasında ise her şey mümkün.tavşanlar konuşur,iskambil kağıtlarından askerler onları kovalayabilir,bir iksir içerler boyları bulutlara değer,bir pasta yerler minicik oluveririler. Ve bunlar sadece çocukların beyninde olabilir..birinsana şizofren tanısı konması için bakılacak kriterler daha başka olmalı psikiyatrist değilim. ama bir anneyim..çocukların o küçüçük beyinlerinden neler neler geçer tahmin edebiliyorum.vizyondaki filme gelince kzıımla gittik ve çok beğendik. asıl hikaye ile alakası yok..sadece format alınmış zaten bu harikalar diyarına Alice in ikinci gidişi.özgün hikayeden yeni bir hikaye oluşturmuşlar ve bugünlerde bu çok tutulan bir yöntem fena da olmamış.kızım sinemadan çıktığında filmi şöyle özetledi:harikalar diyarında da olsa gerçek dünyadada olsa mücadele edilmeden bir şey kazanılmazSBS ye çok sıkı çalışmalıyım

Meltem Şahin 
 01.04.2010 22:26
Cevap :
Meltem hanım gerçeklerle sanmalar arasındaki tercih sizin. 5-6 ciltlik bir kitaptan bahsediyoruz. Daha kolay anlaşılması için şöyle izah edeyim; eskiden gece elbisesi olan bir giysiden, siz isterseniz keser kırpar toz bezi de yapabilirsiniz...Bunu da bilin demek istedim ben. Ayrıca şizofreni hastalığı ilerideki yaşlarda görülen bir rahatsızlık degildir. Kızınızın bir filmden çıkınca yaptığı yorum, ben de onun üzerindeki sınav baskısının ne kadar yoğun olduğunu göstergesidir.. ki, üzülerek tadını bile çıkaramamış diye düşündüm. Sıfatlarımı saymak istemem. İsterseniz bir bilene danışın. Saygilarimla...  02.04.2010 15:56
 

..yamayı 4.sınıfta öğrendiğini söylüyorlar; doğru mu? Kim mi söylüyor? Seen...(Güzel bir paylaşımdı, teşekkürler.)

Yüksel ÖNAÇAN 
 30.03.2010 3:22
Cevap :
Yok yok ben artk yazmayı bırakmalıyım, görüyorum ki, bir türlü derdimi anlatmayı becerememişim. Yaş hesaplamak da nereden çıktı? Son söz: nasıl biliyorsanız öyle izeyin:)) Yüksel bey valla çok güldüm. Bir yazı bu kadar mı didiklenir.. Hiç dikkat etmedim, cümlenin gidişine odaklanmıştım. Saygılarımla  30.03.2010 11:44
 

Herkes bir parça Alis'tir. Herkes hayal kurar, herkes kurduğu hayalde; kaçar, saklanır, mutlu olur, anlatır, anlaşılır.. ve dinginleşir... içimizde yaşattığımız çocuğun göstergelerinden biridir bu... ya içimizdki çocuk ölürse... kendimizi helak etmeyi boş ver... diğerlerini de başlarız helak etmeye. Herkes izlemeli bu tür filmleri. Teşekkürler.

Ahmets 
 29.03.2010 10:31
Cevap :
Ahmet bey, filmi izlemeyin gibi bir saçmalık yazmadım. Ben sadece eser ile ilgili bilgi vermek istedim. Bu filme giderken bunu da bilin demek istedim. Saygılarimla  29.03.2010 14:16
 

Büyük çocuklar için...Küçük çocuklar sadece fantezilerini keşfediyorlar. Nejdet abi'ye de slm burdan... Yazar 'o' yazının Yaradanıdır; istediği gibi yazabilir. Saygılarla

Süleyman Akyürek 
 28.03.2010 22:27
Cevap :
Süleyman bey, yazar konusundaki düşüncelerinizi kendi yazım için de söylenmiş kabul ediyorum. Aslında saygı çerçevesinde kişiye değilde yazıya yapılan her türlü eleştiri çok hoşuma gidiyor. Birkaç yıldır bloglarda yazıyorum, yorumların çoğu hep al gülüm ver gülüm şeklinde. Böyle olunca da yapıcı ve heyecanlı olmuyor:)) Ziyaretiniz için teşekkürler. Nejdet abi'nize selamlarınızı iletirim. Saygilarimla  28.03.2010 23:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 288
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 759
Kayıt tarihi
: 18.09.08
 
 

Dünyanın en güzel şehri olan İstanbul' da yaşıyorum. Emekliyim. Güncel olayları yorumlamanın yanı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster