Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
824
 

Alıştırılmak

Alıştırılmak
 

Ya biz istemeden alışkanlıklarımız değiştiriliyorsa, zaman içerisinde farkına varmadan bir sürü yeni alışkanlıklar edinmişsek


Yaşam içerisinde yolunda gitmeyen birşeylerin olduğunuz fark ettiğiniz anda  ne yaparsınız? Ben alışkanlıklarımı değiştiririm. Değiştiririm derken öyle eşya değiştirmeye  benzemez. Alışkanlık kazanılması da kaybedilmesi de zor olan şeylerdir. Hayatınızdaki küçük oynamaların daha önemli olaylara neden olduğunu da biliyorsanız, değiştirmek istediğiniz en basit şeyden başlarsınız.
 
Bir alışkanlık kazanmak için çocuklarda 21 güne büyüklerde ise 40 güne ihtiyaç varmış…Yeni alışkanlıklar için bol zaman ve sabra ihtiyacımız var. Varlığına alıştığımız şeylerin yokluğuna da alışırız. Bilinçli olarak bir şeyi kırk gün yapabilmek zor meziyet diyelim ki emek ettik yeni bir alışkanlık kazandık, kendimizi takdir ettik…
 
Ya biz istemeden alışkanlıklarımız değiştiriliyorsa, zaman içerisinde farkına varmadan bir sürü yeni alışkanlıklar edinmişsek…Yok artık alışkanlık bu kolay değişir mi hem de biz istemeden demeyin.
 
Subliminal nedir bilir misiniz? Ben ilk defa bir arkadaşımın, çocuğuna bir çizgi filmi izletmeme nedeni olarak duydum.  Subliminal, insanların istenmeyen alışkanlıklarından ve istenmeyen huylarından arındırılmasında veya insanlara yeni bir alışkanlık kazandırılması hususunda müzik veya resmin arkasında biz fark etmeden bizde, yeni biz yaratan teknik.
 
Dünyanın bir çok ülkesinde kullanıldığı hatta Rusya'da bu yöntemi uygulayan televizyon kanallarının denetlendiği, gerektiğinde bu kanallara ceza verildiği biliniyor. Bu teknikle daha çizgi film seyrederken geleceğin nesilleri yetiştiriliyor. Yani, yeni bir alışkanlık için kırk güne ihtiyacımız yok. Birileri bizi istediği şekle ve kalıba biz farketmeden sokabiliyor.
 
Çocukken hep ne ekersem onu biçeceğime inanırdım, büyünce anladım ki sadece kendi tarlama ben ekmiyorum...
 
 
Erdal Ceyhan, Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel bir deneme. Biz istesek de istemesek de beyinlerimiz birileri tarafından yıkanıyor ve biçimlendiriliyor. Biz, artık çoğu kez biz değiliz... Bir şeyi gidip uyur gezer gibi satın alıyorsak; ona daha önceden, reklamlar vasıtasıyla şartlandırılmış olmamızdan dolayıdır. Bu gizli beyin yıkamalar, Eğitimin yeni bir biçimi fakat tehlikeli bir biçimi.. Buna dikkat çektiğiniz için çok teşekkürler Şennur Hanım. Saygılarımı sunuyorum.

Erdal Ceyhan 
 17.06.2015 4:25
 

Elinize sağlık çok önemli bir soruna parmak basmışsınız, çünkü gerçekten de günümüz medyası insanın bilinçlenmesinde çok önemli bir rol oynuyor ve maalesef bu rolü oynarken de çok sorumsuzca hareket ediyor. Özellikle magazin programları ve diziler vasıtasıyla insanların beynine çok kötü davranışlar kazınıyor. Aynı şeyi reklamlar içinde söyleyebiliriz. Subliminal mesajlar veya telkinler maalesef insanların bilinçleri üzerinde onarılması mümkün olmayan tahribat yapıyor ve bu nedenle de ben bilinç altına mesaj vermeye yönelik programların İnsan Hakları İhlali olduğunu ve yasaklanması gerektiğini düşünüyorum. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 03.06.2015 15:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 29
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 171
Kayıt tarihi
: 09.08.14
 
 

İçinizde susmak bilmeyen, yazma hayali, söz dinlemez başedilemez bir ruh taşımanın gizli büyüsü....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster