Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '09

 
Kategori
Alışveriş - Moda
Okunma Sayısı
899
 

Alışveriş cadısı

Alışveriş cadısı
 

Benim gibi alışveriş tutkunu kızlarla biraz konuşasım geldi bu sabah. İşe öncellikle kendi semptomlarımdan bahsederek başlamak istiyorum. Sonrasında bu krizi atlatmanın yollarını sesli olarak düşünüp paylaşacağım.

Sabah saatleri...

İş yerim evime çok yakın olduğundan dolayı yürüyerek gidip geliyorum. Oldukça işlek ve bir sürü dükkanı olan bir cadde'de çalışıyorum ki bu patronumun bana atmış olduğu en büyük kazık olarak tarihe geçecektir elbet. Sabahın köründe insanlar daha uyanamamışken, bendeniz hoplaya zıplaya adeta bir geyik misali ilerliyorum bu caddede. Tabi bu yürüme olayı ara sıra ayaklarımın yerinden çıkmış bir taşa veya biten bir kaldırıma takılıp düşme tehlikesiyle bölünebiliyor ama henüz yerleri öpmüş değilim!
Mağazaların vitrinleri resmenbeni çağrıyor. İnsan her gün aynı vitrinlere bakmaktan usanmaz mı!Hayır, eğer bu insan alışverişi seven genç bir kızsa HAYIR! Mango'da %70'e varan indirimler var yeri gelmişken bunu bildirmek Alışveriş Kardeşliği'nin birinci kuralıdır! Her neyse sabahın köründe bile alışveriş yapabilecek bir bünyeye sahibim ben!

Bir Pazar Sabahı...

Hatta bir keresinde, bir Pazar sabahı saat 08:00'de evden çıkıp alışverişe gitmiştim. Ve saat 13:00'e kadar mağzaların açılmasını beklemiştim. MUDO'nun kapısında bir kedi gibi bekledim çünkü vitrininde çok güzel bir masa ve iki sandalyesi vardı, indirimdeydi ve almam lazımdı! 4 saat mağazanın yanında ki bankta kitap okuduktan sonra zafer benimdi! Ayrıca masa takımını almakla kalmamış, ahşap bir ayna, çiçek sulama kovası, bir kaç pantalon, t-shirt ve daha bi sürü ıvır zıvır almıştım. İnanır mısınız mağaza çalışanları beni taksiye kadar geçirmişlerdi!
Ayrıca şu da var, benim ayağım kesinllikle uğurlu geliyor, hangi dükkana girersem gireyim kesinllikle anında doluyor. Hatta bu lokantalar için bile geçerli! Sanırım bende ki alışveriş tutkusu bir sihir gibi etrafa yayılıyor ve insanlar alışverişe koşuyorlar. Kesinllikle ben bir Alışveriş Cadısıyım!

Alışveriş...

İnanın bana ister en güzel kıyafet mağazasından alışveriş yapıyor olayım, ister manavda...Benim için fark etmiyor. İpek bir bluzu nasıl sarmalayıp kokluyorsam, bir kilo domatesi de aynı zevk ve şefkatle seçiyorum. Ayakkabıların arasında kendimi kaybediyorsam eğer, Carrefourda'ki reyonların arasında sucukları tadarken de kendimi kaybediyorum. Bir şeyleri seyretmek, onlara dokunmak, onların benim olduklarını hayal etmek gözlerimde ki pırıltıyı artırmak için yeterli bir sebep... Kimilerine göre bu bir hastalık olabilir ancak ben bu şekilde mutlu oluyorum... Alışveriş yaptıktan sonra poşetlerimi bile kimseye taşıttırmak istemiyorum..Ellerim tahriş olur, belim ağrır, terlerim ama kendim taşırım....

Hediyeler...

Sadece kendime alışveriş yapmam ben...Cebimde ki son kuruşa kadar olan tüm paramı harcarım ama sevdiklerime harcarım...Sebepsiz yere hediye vermeye bayılırım..Ayrıca kendime bile alacak olsam, aldıklarımı hep hediye paketi yaptırırım...Kurdelyelere, cici kutulara, renkli naylon poşetlere aşığım ben...Kırk yıllık arkadaşıma, aileme veya 1 saatlik birine hiç fark etmez, o an içimden geldiyse alırım...İnsanların o mutluluğunu görmek çok hoş ya!!!

Kısacası...

Önceleri benim gibisi var mı diye düşündürdüm ama artık yalnız olmadığımdan çok eminim! Özellikle kızlar alışverişe bayılıyorlar!!!Ve eğer siz de benim gibiyseniz, maddi açıdan zorda olduğunuz dönemlerde size tavsiyem vitrinlerle göz teması kurmaktan kaçınmanız olacaktır. Eğer bu teması yapmazsanız gerisi de geliyor...İçinizde ki ses: "Bak hadi indirim olabilir, ne kaybedersin"dese de, siz onu dinlemeyin, borçlarınızı düşünün...Eğer ses hala sizi taciz ediyorsa da bir markete girip bir kaç parça meyve sebze alın!Elinizde bir poşetin varlığı her nekadar on poşete bedel olmasa da az da olsa tatmin olmuş olacaksınız...Yok hala deli gibi o mağaza senin, bu mağaza benim gezeseniz varsa, cüzdanınızı eve bırakın öyle çıkın dışarıya...Yorgunluktan bitap düşene kadar kıyafet, ayakkabı, çanta deneyin, not alın, fiyatları ezberleyin, kıyaslama yapın! Ama sakın sık gittiğiniz mağazalara gitmeyin, o zaman çok beğendiğiniz bir şeyi ayırtıp sonra alma ihtimaliniz ortaya çıkabilir!!!!!!

Yok hala kendinizi durduramadıysanız yapacak bir şey yok, alışveriş yapacaksınız, o zaman da hakikaten çok ihtiyacınız olan bir şeyi alın! Ama bu ŞEY 50. ayakkabınız olmasın!!





Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

..bir ayakkabı sonra hediye sırası bana geliyor o zaman, yaşasınn :) sevgilerle..

erol aslan 
 06.02.2009 22:29
Cevap :
:)))))))bana kim hediye alacak amaaa  07.02.2009 10:59
 

kendinize hediye almayı unutmayın. :)) Sevgiler. (Ben böyle özel günlerde hep kendimi kutlarım, iyi hissettirir. Size de tavsiye ederim)

Nilgün Akad 
 05.02.2009 21:41
Cevap :
:)))yalnız değilim oley,,ben de alcam kendime hediye nasılsa alacak kimsem yok bu aralar;)sevgilerrrr  06.02.2009 9:19
 

o ses zaten insanların canını ve cepini yakan =)) bazen insan içindeki çocuğu dinlememeli ve mantıklı düşünmeli. Malum kriz var şu anda ::))) sevgiler. selamlar...

Sokrates 
 05.02.2009 14:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 125
Toplam yorum
: 313
Toplam mesaj
: 76
Ort. okunma sayısı
: 1682
Kayıt tarihi
: 24.05.07
 
 

Bir gün elle tutulabilen, mürekkep kokusu içine çekilebilen GERÇEK bir gazetede köşe yazıları yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster