Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '13

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
6715
 

Alkali Beslenme Sanatı (IV) / Sağlıklı bir yaşamın kılavuzu / ''Beslenmenin Diyalektiği' (42)''

Alkali Beslenme Sanatı (IV) / Sağlıklı bir yaşamın kılavuzu / ''Beslenmenin Diyalektiği' (42)''
 

Modern zamanlarda yaşayan ve paketlenmiş endüstriyel besinlerle ve içeceklerle beslenmeyi bir alışkanlık haline getiren ve bol miktarda et ve süt ürünlerini de tüketen  insan kızı ve insanoğlunun  farkında olmaksızın asidik bir vücut yapısına sahip olması, ilerleyen yaşlar içersinde  hepten kaçınılmaz oluyor!... (Daha 7-12 yaşlarındaki çocuklarımızın bu tür kötü beslenmeyle çizdikleri o vahim tablolar da ister istemez bu konunun kapsamına giriyor!...)

Ve maalesef asidik bir yapıya kitlenen vücüdumuz da, tüm sağlık sorunlarıyla çeşitli şekillerde karşılaşmak şanssızlığına uğruyor!...

Bizim bilinçli bir şekilde davranarak,  vücumuzun asid dengesini yani pH değerini en uygun düzeyde tutmaya çalışarak bir yol alabilmemiz, her türlü musibetten kurtulabilmemizin de, o altın kapısını aralıyor!...

Kendimizi bu musibetlerden kurtarabilmemizin ilk yolu, öncelikle kendimizi her türlü kimyasal koruyuculardan ve tarım ilaçlarından, elden geldiğince uzak tutmaya çalışmaktan geçiyor.

Bu yüzden öncelikle yediğimiz et, süt, sebze ve meyvelerin elden geldiğince doğal ortamda üretilmelerine bakmak ve maalesef onlardaki hormon, antibiyotik ve koruyucu madde ve tarım ilaçlarına karşı duyarlı olmak, sebze ve meyveleri başta bol  suyla yıkama, sirkeli suda tutma ve arındırıcı eriyiklerle arındırmadan sonra, tüketmeye çalışmak ve mümkünse organik ürünlerle beslenmeye çalışmak; ilk önlemler!...

İkinci önlem ise şu:

Zorunluluk dışında  ilaçlar ve öncelikle, salam, sosi , sucuk ve tütsülenmiş et ürünleri,  domuz eti, her türlü cips çeşitleri, ensülin ve leptin direncini üreten bol mısır şurubu katkılı kola türü asidik içkileri, gazozlar başta olmak üzere;  mayonez, ketçap, krem çikolatalar, jöleler, şekerler ve şekerlemeler, paket meyve suları, hazır reçeller, mısır şurubu  ve içerdiği hamurlu ucuz yiyecekler, rafine tuz, margarin, homojonize süt, meyveli yoğurt ve işlenmiş tüm sözümona gıdaları hayatımızdan çıkarmak!...Ve alkol ve sigarayı da!...

Üçüncü  ve son önlem ise şu:

Eğer diyabet türü bir rahatsızlığınız varsa, glisemik indekslerine de özen göstererek, aşağıda sınıflandırmaya çalışacağım temel gıdaları, %25 asidik ve %75 oranında da alkali yiyecekler şeklinde bir denge sağlamaya çalışarak  tüketmek ve bu dengeyi gün içinde de bazı '' öğün kaçamakları'' durumunda ,alkali ağırlıklı bir ortalamayla   tüketmeye çalışmak ve bu oransallığı, bir beslenme kültürüne dönüştürmek!...

Şüphesiz ki, asidik ve alkali yiyecekler de kendi içinde, ''nötr, az, normal ve yüksek  alkali veya  asidik'' gibi dereceler alabilir... Ve dolayısıyla bunların oranlarını  ölçümlemek pek mümkün olamayacağı için, biz bir şekilde bunları kendi içlerinde oranlayıp dengeleyerek tüketmeye çalışmalıyız!...

ALKALİ YİYECEKLER:

1) Az alkali yiyecekler:

Brüksel lahanası, mercimekler, siyah bulgur, taze bezelye, bakla, bamya, patlıcan, enginar,karnabahar, pırasa, taze soğan, patates, kuşkonmaz, kabak, bal kabağı, şalgam, fesleğen ve diğer otlar, mantar, soya peyniri (tofu),  karışımsız baharatlar, kavun, karpuz, tatsız kiraz, erik, çilek, kuş üzümü, nektarin, yaban mersini, ahududu, böğürtlen, ve diğer dutsu meyveler,  doğal kayısı, yerli hurma,  doğal elma sirkesi, gazsız doğal mineralli su ve keçi sütü.

2) Normal alkali yiyecekler:

Limon, greyfurt, taze fasulye, domates, biber, kereviz, lahana,  karalahana, kuzu kulağı, hindiba, havuç, marul, kıvırcık salata, roka, tere otu, kuru soğan çeşitleri, olgunlaşmamış muz, avakado, ekşi elma, tane kimyon, susam, hindistan cevizi, kavrulmamış badem,  ay çekirdeği ve kabak çekirdeği, keten tohumu, kuru fasulye çeşitleri, polen, yeşil çay, alkali su ve  doğal zeytinyağı.

 

3) Yüksek alkali yiyecekler:

Çimlenmiş buğday, soya filizi ve diğer çimlenmiş tohumlar, Himalaya tuzu ve doğal deniz tuzu, doğal salatalık, pazı, ıspanak, brokoli,  maydanoz, yonca, hindiba,  kırmızı turp ve filizi, siyah turp, kırmızı biber, su yosunu, at kuyruğu otu, ayrık otu, zerdeçal, kavrulmamış doğal çörek otu, zencefil, kekik, nane ve ısırgan otu.

ASİDİK YİYECEKLER:

1) Nötr ve az asidik yiyecekler:

Barbunya fasulyesi, soya fasulyesi, soya sütü, pirinçler, darı, fındık, kestane, tatlı su balıkları, rafine yağlar, şeftali, şekerpare kayısı, incir,  siyah üzüm, mandalina, portakal, mango, papaya ve bitkisel çaylar.

2) Normal asidik yiyecekler:

Buğday, yulaf, beyaz, kepekli ve çavdar ekmekleri, tereyağı, deniz balıkları,  kırmızı elma, kızılcık, nar, ayva, armut,  ananas, doğal meyve suları, olgun muz ve beyaz üzüm, şam fıstığı, ceviz, kaju fıstığı, yer fıstığı.

3) Yüksek asidik yiyecekler:

Sığır eti, dana eti, koyun eti, kuzu eti, sakatatlar, salam, sosois, sucuk, pastırma ve diğer işlenmiş et ürünleri, tavuk eti, kaz eti, ördek eti, hindi eti, geyik eti, tavşan eti, tüm deniz balıkları, diğer deniz ürünleri, yumurta, peynirler, süt ve  diğer süt ürünleri, bal, pekmez, şekerler, tüm tatlılar, bisküvi, pastalar, dondurma, tüm kahve çeşitleri, kakao, siyah çay, mayalar, balzamik sirkeler ve üzüm sirkesi, pizzalar ve yapay tatlandırıcılar.

 

Sağlıklı bir yaşam dileklerimle.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 164
Ort. okunma sayısı
: 4353
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sağlıklı beslenme, yüzme, doğada yürüyüş ve çevre özel ilgi alanlarım. Şiiri ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster