Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '08

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
144
 

Alkış

Alkış
 

Artık, 'dar alanda paslaşma' dan çıkmalıyız toplum olarak. Herkesin ne yaptığı bilinmeli. Bir rasathane örneği gibi izlenebilmeli herkes. Kişilik hakları özde tutularak... Telefon ve benzeri gizli dinlemelerden bahsetmiyorum. Kimler kazanıyor, kimler zararda ticari arenada?

Yüz kişiye sorun. Doksan kişi, yaşamından memnun değil. Hep yakınmalar, umutsuzluklar, belirsizlikler duyarsınız. Oysa insanlarımız ne yaptıklarını, ne yapmak istediklerini, neler yapabileceklerini bilebilmeli ve görebilmeliler.

"Ben, ülkem için bugün ne yaptım, yarın ne yapabilirim?" diye kendimize sormamız gerekirken " Bugün hangi insanı dolandırabilirim, yarın kimi kandırabilirim?" hesapları yapmaktayız.

İnsanlarımız para kazanma hırsıyla adeta kimliklerini, kişiliklerini kaybetmektedirler. Onurları yokolmaktadır. Ayrıca, yanlış hırs, insanı son derece yıpratmakta, farkında olmadan çeşitli hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Yaşamda hırslı olabilmek güzel bir eylemdir. Ancak, daha güzeli, daha da güzeli yakalamak adına, daha insan gibi yaşamak adına olursa... Para kazanmak mutlaka önemli bir şeydir. İnsanın giyim, seyahat, tatil vb. ihtiyaçlarını giderebilmesi için... ama insanın sosyal güvencesini de devlet tarafından karşılamalıdır.

İnsanlarımız, sadece sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalıdırlar.

Devlet, sen, ben, bizleriz... Demokrasi demek, insanların kendi kendine yönetmesi demek değilmidir? Birbirimizi nasıl yönetmeliyiz? Birileri memur olarak, birileri çiftci olarak, birileri esnaf-tüccar olarak, birileri doktor olarak, birileri savcı-hakim olarak, birileri gazeteci olarak gerek demokratik kurallarla yaşayarak gerekse kazançlarımızı vergilendirilerek kendi kendimizi yönetmeliyiz.

Yoksullar, çalışamayanlar, yaşlılar, kimsesizler Allahın kulları olduklarına göre
Allah o kişilere gerek farklı beyinsel özür, çalışamıyacak kadar sakatlık verdiyse, bizler çalışanlar olarak Allahın verdiği yetenek ve başarılardan dolayı elde ettklerimizin bir bölümünü neden onlara vermeyelim?

O halde bu 'dar alanda paslaşma'lardan çıkarak, kendimizi ve dolayısıyla toplumumuzu evrensel boyutlara taşımalıyız.

Bu taşımaları yapabilmemiz için tek bir çözüm yolu vardır. Kayıtdışı ekonomiyi, kayıtaltına almak!

Bırakalım kene tartışmalarını, bırakalım milli maç fanatikliğimizi, bırakalım AKP tartışmalarımızı... AKP olur veya olmaz... Çok önemli değildir.. Toplum için önemli olan kayıtdışıyı düzeltmekse, bizler onun savaşını vermeliyiz.

Devlet, sen, ben, bizler'iz...

Oyunun bir perdesinde, kayıtdışı yansımaları olan, haksız kazançlı insan profilleri ve çalışamayan, yoksul, kimsesiz, dul, yetimlerin yaşamlarına daha da küskünlüklerini sergilenirken... Diğer perdesinde, kayıt altına alınmış, milli geliri yüksek bir devlet profili ve çalışamayan, yoksul, kimsesiz, dul, yetimlerin yaşam düzeyleri iyileşmiş, yüzleri gülenler sergileniyor.

Siz hangi perdeye alkış tutarsınız?

Sevgilerimle...

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2232
Toplam yorum
: 1104
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 451
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster