Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '10

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
1062
 

Alkışlar yurdum insanlarına

Alkışlar yurdum insanlarına
 

SIKILDIYSANIZ!


ALKIŞLAR YAZILANLARI SONUNA KADAR OKUYANLARA;

Kaza mahalinde elinde cep telefonuyla koşturup "112'nin numarası neydiiiii?" diye bağıran sarışına,

Birbirlerine ana avrat küfür eden iki kişinin arasına girip ikisine de birer tokat atan ve "Analar kutsaldır, analara küfür etmeyin, o... çocukları!!" diyen Karadenizli ağır abiye,

Annesine kızıp, buharlı ütünün içine işemeyi akıl eden; Annesini buram buram çiş kokularıyla iş yerine yollayan; Annesi, ancak arkadaşları ”acayip kokuyorsun” dediğinde işi çözen çocuğa,

Banyonun lambası yanmayınca elektrikler kesik zannedip yarım saat gelmesini bekleyen, beklerken de canı sıkılmasın diye televizyon seyreden kişiye,

Ailecek televizyon izlerken üst komşu küçük oğlunu göndermiş. Çocuk, ”X teyze, annem dedi ki, bari haberleri açsınlar da, biz de dinleyelim”. Biz de kırmadık, açtık. Ailecek çok iyi niyetli olduğumuzdan, televizyonları bozuk sandık. Yüksek sesten dolayı bize laf soktuklarını anlamamız çocuğun ikinci gelişinden sonra oldu. Bu olayı yaşayan aileye,

Lisedeki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenimiz AIDS’in açılımını: (A)llaha (İ)syan eden (D)eyyusların (S)onu… diye yapan hocaya birer alkış istiyorum.

Ayrıca aşağıdakiler de birer tebrik hakediyor:

Acı Kaybımız:

3 ay önce ailemize katılan, "Necmi" ismini verdiğimiz kaplumbağamız dün vefat etmiş. Aile arasında sade bir törenle evin arka bahçesine gömdük. Hayvancağız durduk yerde can verdiği için gidip, Necmi’yi aldığımız dükkanın sahibine sebebinin ne olabileceğini sorduğumuzda ”Abi onlar kış uykusuna yatar” cevabını almış bulunmaktayız. Hepimizin başı sağolsun. Bu vicdan azabıyla ben de çok yaşamam herhalde.

Annemin Maceraları:
Shrek’in fragmanlarını gösteren bir televizyon kanalında, el ele tutuşmuş Shrek ve Fiona’yi gören annem, ‘Bunlar Süleyman ve Nazmiye Demirel çifti mi?’ diye sordu! Seçememiş gözleri o mesafeden.

Alfabe:
Ben de bu yıl okula başlayan torunum için kuvvetli bir moral alkışı istiyorum. Daha ikinci gün: ‘örrrtmenim, taa evden buraya tel çizmeye mi geldik, hep yumarlak mı yapcaz, harf felan öretmicen mi?’ deme cesaretini göstermis.

Anneme:
"Bu taraf bitti" diye CD’yi arkasına çeviren ve sonra da "CD çalar çalışmıyor!" diye feryat ettigi icin,

Modem:
Yemek masamın üstünde duran modeme uzun uzun bakan anneanem, "Bu ne?" diye sordu. Ben de kolay anlasın diye, "Hani benim bilgisayarım var ya, onunla internete giriyorum. İşte internete girmek için o kutu zorunlu" diye uzun uzun açıkladım. Anneannem dinledi beni ve "Yani modem bu" dedi ve konu kapandı…

Yaz Okulu:
Bir alkış da annesine yaz okulunu kazandığı müjdesini veren üniversite öğrencisine gelsin. Bu yaratıcılığa şapka çıkarılır.

Beyin Göçü:
Tikky olduğu her halinden belli olan kızımız Beşiktaş-Taksim midibüsünde yanındaki arkadaşına dert yanmaktadır. "Şekerim, dördüncü kez girdim ÖSS’ye, ama yine kazanamadım; gidicem sonunda Amerika’ya, o olucak. Böyle böyle beyin göçü oluyor iştee aa!” Sen git, masrafları ben karşılıyorum.

Alman Yazar:
Bir alkış da lisede edebiyat dersinde okuduğu şiir bitince sınıfa dönüp "Bu şiiri ünlü Alman yazar Goethe yazmıştır" diyen hocaya, "Niye, kağıt bulamamış mı?" cevabını veren arkadaşa gönderelim.

Düz Mantık:
Eğer bir sokakta yürürken camında "Bu ev kiralıktır” yazılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında ”Bu da” yazısını görürseniz, bilin ki Trabzon’dasınız.

İngilizce Yazılısı:
Bir alkış da İngilizce sınavında "Nice …….." şeklindeki boşluğu
"Nice mutlu yıllara!" biçiminde dolduran, dahi mi yoksa aptal mı olduğunu henüz anlayamadığımız öğrencime istiyorum.

Hugo’lar Beşledi:
Bir alkış da lisede edebiyat kitabından bir metni tüm sınıfa sesli olarak okurken V. Hugo’ya "Beşinci Hugo" diyen arkadaşımıza gelsin.

Ne Zaman?
Kardeşim karne almıştı; fakat birçok zayıf notu vardı. Annem, babamla beni kenara çekip uyarıları sıralıyordu: "Sakın çocuğun moralini bozmayın, sakın kötü bir şey söylemeyin" uyarılar özellikle babama yönelikti: "Hele de sen, sakın çocuğun gururunu kırma". Babam daha fazla dayanamadı ve sordu: "Karne için ne zaman özür dileyeceğiz?"

Havale:
Bankada gişenin önünde işlemimin yapılmasını bekliyorum. Yanımdaki gişede işlem yaptıran yaşlı teyzeye, işlemini yapan kadın soruyor: "Parayı kim alacak teyze? Alıcısına ne yazalım?" Teyze cevap veriyor: "Bu paranın hayrını görme inşallah" yazalım evladım.

Lamba:
Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettiricek anons: "Bacım, o geçtiğin gece lambası değildi; çek sağa".

Hacim nedir?
Öğretmen bir arkadaşımdan naklen: 5. Sınıfların Fen Bilgisi sınavının 2. sorusu: "Hacim nedir? Bir örnek vererek açıklayınız". Öğrencimizden gelen cevap: "Hac'dan gelenlere hacim denir. Örnek: Nasılsın, hacim?"

Geçer Izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer,
Ömr-i fani gibidir, gün de geçer, dem de geçer,
Gam karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer,
Devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer,
Gece gündüz yok olur, an-ı dem adem de geçer,

Bu tecelli-i hayat aşk ile büktü belimi,
Çağlıyan göz yaşı mı, yoksa ki hicran seli mi?
İnleyen saz-ı kazanın acaba bam teli mi?
Çevrilir dest-i kaderle bu şu'unun fili mi,
Ney susar, mey dökülür, gulgule-i Cem de geçer,

İbret aldın, okudunsa şu yaman dünyadan,
Nefsini kurtara gör masyad-ı mafihadan.
Niyyet-i hilkatı bul aşk-ı cihan aradan,
Önü yoktan, sonu boktan, bu kuru da'vadan
Utanır gayret-i gufranla cehennem de geçer.

Ne şeriat, ne tarikat, ne hakikat, ne türe,
Süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre
Cahilin korku kokan defterini Tanrı düre!
Ma'rifet mahkemesinde verilen hükme göre,
Cennet iflas eder, efsane-i Adem de geçer.

Serseri Neyzen'in aşkınla kulak ver sözüne,
Girmemiştir bu avalim, bu bedyi' gözüne.
Cehlinin kudreti baktırmadı kendi özüne.
Pir olur sakiy-i gül çehre bakılmaz yüzüne,
Hak olur pir-i mugan, sohbet-i hemdem de geçer Neyzen Teyfik 1943

Ahmet Balcı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir zamanlar, imamlar ortaöğretim mezunu olacak dediler. Aldık hepsini okullara, yalanda olsa diploma vereceğiz ya. Müzikçi usulden sordu, sınav yaparmış gibi, göstererek müzik aletlerini "arp" nedir diye hocaya. Gayet ağır abi pozlarında, bilmenin verdiği güvenle "cihattır, evladım" dedi. Tabi geçti... Değil sadece müzikten, fizikten bile geçti.. tabi ben hep koptum... ama olsun hocalarımız kültürlüydü artık daha bilinçli üfürmek için.

Ahmets 
 04.02.2010 10:40
 

Tüm yazıların gibi harika. Yüreğine sağlık. Bu yazıya gülemedim desem kırılmazsın dimi:( Sevgiler.

Esma KAHRAMAN 
 02.02.2010 22:31
 

Ellerin dert görmesin can sevgilerle

Şennur Köseli 
 02.02.2010 20:08
 

Üstelik keyifle...:)))

fatma iyibilgin 
 02.02.2010 0:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 221
Toplam yorum
: 1772
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1808
Kayıt tarihi
: 27.09.06
 
 

Evli bir kız çocuğu babasıyım. Yüksekokul mezunuyum. Bir kamu kurumunda çalışıyorum.16.03.2017 ta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster