Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '12

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
121
 

Alla beni pulla beni

Alla beni pulla beni
 

alla beni


İtip kendimi gecenin lacivert hüznüne, tüketilmeyi bekleyen acılar seçtim özenle. Bana benzeyen içi oyulmuş yalnızlığımın tel tel eriyen seslenmelerine inat, yılmıyordum. Kendime yakın hissettiğim anıları derleyip onları yine kendimin sonu için hazırlıyordum.

Son evet son; yeni başlangıçlar için bitmesi gereken eski benle idi derdim, o eski ile vedalaşmak için de bir son gerekiyordu. Gördüğünüz gibi sonlar her zaman can sıkıcı olmuyor, aksine umudun yeni ismi gibi göğsünde parıldıyor insanın…
Çakıp selamımı umutsuzluğun girdabında demlenen yaşlı kalabalığa, -gürültülerinin ortamı gerdiğinden habersiz bu alık çoğunluğa yani- iletip selamımı odama geçtim.
Bu dönüşmenin, belki de bir nevi büyük patlamanın peydahlanacağı odamın duvarları pespembe idi. Öncenin sessizliğiyle harmanlanmış sadeliği ve bugünün zorlu mücadelesi yüzünden sertleşmiş hamurunun kokusu göz almaktaydı bu duvarın. Renginin inanılmaz tonu ile başı belada olan ustalardan biri bağırıp imdat istedi. Boğuluyordu, yalanlarının boyunu aştığı bir dönemi kapatmak istemiş olmasıydı tüm sorun. Benim sonum için hazırlanan odada kendi arınması için dua eden bu zavallı amele şimdi bugünün gücü önünde diz çökmüş ‘bitmemek’ için yalvarmaktaydı. Zira geçmişinden memnun ve yenilenmekten kaçınan bir tuhaf canlıydı o.
Merak etmeyin ölmedi…
Şifalar dileyip bir tatlı ezgiden, yığılıp yorgunluktan babadan kalma bir kilimin üzerine, salya sümük ağlamayalı ne de çok olmuş…
Soğuktan dirilmiş ama kaskatı duran vücudumun etrafına nergisler ekiyor, buğulu sesinle onlara hayat aşılıyordun. Elime mavi ışığınla ‘özgürsün’ yazarken ağlamana anlam veremiyordum. Ensen tüm zarafetiyle karşımda duruyor, öpemiyordum.
‘Nasıl desem’ diye kıvranıldığı zamanlardan kalmaydı sevdamız. ‘Rüzgâr olup ince bele sarıldığımız, çimen olup ayağına serildiğimiz’ dönemlerin aşkıydı yaşadığımız. Allayıp pullayıp yere göğe sığdıramadığımız ne çok şeyimiz varmış o zamanlar.
Fikrime kızıl salıncaklar kurup anlattığın masallardaki buluttan düşen kalp gibi titriyorum şimdi.
Okşanmış sardunya kokulu yârim, seni çok özleyeceğim…
 
12.04.12
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 411
Kayıt tarihi
: 02.11.09
 
 

Gençliğime kadar İskenderun'daydım, sonra Yıldız Teknik'te İnşaat Mühendisliği okudum fakat o mesleğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster