Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
549
 

Allah, Allah! Niçin okumuyorlar acaba?

"Tunceli’ye yöneticiler ‘yönetsin’ diye gönderilmiyordu" başlığıyla bir blog yazdım. Sabah baktım, sadece 11 kişi bakmış. Okuyup, okumadıklarını da bilmiyorum. Şaşırdım doğrusu. Yoksa biliyorlar mıydı yöneticilerin "Tunceli’ye yönetsinler diye değil, burunları sürtülsün, emekli olsunlar, kadroyu boşaltsınlar" diye gönderildiklerini. Askerler hariç tabi, sivil kurumlar için söylüyorum. Orada bir denge kurulduğunu, o dengeye uyum sağlayanların yıllarca ayakta kaldığını, uyum sağlamayanların tozla, duman edildiğini.

Ben sadece bir eğitimci olarak bulundum Tunceli’de. İşin derinliklerini bilmem. Bir çok asker yazdı doğuyu. Oralarda görev alan valiler konuştu. Siyasetçiler konuştu.

Bir de hasbelkader o yörede il milli eğitim müdürlüğü yapmış birisi olarak ben de yazayım oraları, dedim.

Hani derler ya "iki akıl bir akıldan üstündür" diye.

Amacım, ortak aklın bulunmasına hizmet etmekti.

Açıkça söylemem gerekirse, eğer orada nefes almamışsanız, söylenene bakarsınız.

Söylenenler, herkesin kendi penceresinden gördüğüdür.

O zaman güvendiğiniz birisinin kendi penceresinden gördüğüdür söyledikleriniz ora hakkında.

Oraya bakışım, kendi bakışım değilmiş, bunu ancak oraya gittiğimde anladım.

Daha yaşım elli bile değil. Genç emekli müdürüm sizin anlayacağınız. Arkadaşlarım kahvede oyun oynuyor, beni de davet ediyorlar ama gitmiyorum.

İlla da müdür olmam gerekmez. Ben eğitimciyim ve eğitimcilikten emekli olmaya da hiç niyetim yok. Bu memleket bizim. Memlekete böyle de hizmet edilir.

Ben yazacağım; okusanız da okumazsanız da.
Belki okuyan olur.
Okuyup anlayan, olur.
Anlayıp, uygulayan olur.
Böyle gelmişse böyle gidecek değil ya.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gitmeyecektir. Öncelikle moralinizi bozmanız için yeteri kadar sebebiniz bulunmamaktadır. Bizler vatandaş olarak, gerçekleri ve gerçeklerle yüzleşmeyi pek sevmiyoruz. Şunu öğreneceğiz. Kendi ve ülke gerçekleri ile yüzleşmeden, acımasızca kendini eleştirmeden hızlı bir şekilde kalkınma yoluna gidemezsin. Neden yüzleşmekten kaçıyoruz? Çünkü orada, acı var, orada eylem var, orada çoğu vazgeçilmezlerimizin yanlış oldukları var. Bunların hissettiğimizden kaçarız. Korkunun ecele faydası var mıdır? Yoktur. Özeti bu. Bir taraftan da halkımız akıllıdır. Er veya geç doğru yolu bulacaktır. Bu iş bedelsiz olmuyor. Bunu öğreneceğiz tez elden. Tüm ülkeler, başarmak için tırnakları ile kayalara tırmandılar. Bizlerde tırmanacağız. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 11.01.2007 16:37
Cevap :
Duyarlılığınız somut olarak gözüküyor. Bu ülkenin sığ düşünceden kurtulmuş çok sayıda insana ihtiyacı olduğunu düşünüyorum ve sizi kutluyorum. Selamlar.  29.01.2007 15:42
 

Ben sayfanızı açtım ve okudum ... Orada yaşadıklarınızı anlatırsanız okumaya devam ederim :) Yaşadıklarınız mutlaka çok ilginçtir bizim gibi tatlı sularda yaşayanlar için ...

BilgeBaydan 
 11.01.2007 13:29
Cevap :
iletişim olmadan etkileşim olmuyor. Ortak aklı bulmanın yolu bu. İlginize teşekkür ederim. Selam.  29.01.2007 15:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 845
Kayıt tarihi
: 29.12.06
 
 

Osmaniye Düziçi doğumluyum. Sınıf öğretmenliği, ilköğretim müfettişliği, il milli eğitim müdürlüğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster