Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '19

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
844
 

Allah'a Giden Yol; Arınma

Beyin esnekliği; beynin kendini geliştirme, yeniden yapılandırma becerisidir ve bu hal ömür boyu devam eder. Beyin; genetik yüklemeler, astrolojik etkiler, hormonlar, beş duyuyla gelen verilerle sürekli bir gelişim içinde olan homojen bir yapıdır. Hislerinin ve tecrübesinin olgunlaşması, kendi özünü bulması için arınma yolunda bir çaba içine girer. Kur’an; bu aşamaya akademik bir şekilde “Arınmayanlar el sürmesin” diye değinir. Bu husus içselliğe geçmekle mümkündür.

Temiz olmamanın belirtileri toplumsal yaşamda iletişim ve etkileşim noktasında başlıyor. İlk belirtilerden biri takıntılı davranışlardır. Akabinde ise dur durak bilmeyen istek ve arzular var.

Allah ismi ile işaret edileni yaşayabilmek için önce bahsini ettiğimiz konularda arınmanın gerçekleşmesi şarttır. Geçmiş anılarımız ve gereksiz yüklemeler anlamını yitirdiğinde, ikilik üzere olan yaklaşımı bıraktığımızda şuur-bilincimiz arınır. Bedensel arzu ve isteklerinden, benliklerinden, şartlanmışlıklarından geçenler  ‘bedensizliğin muhteşemliğini’ yaşayan ve egosundan arınmış olanlardır.

Söz konusu aşamada iradeye sanki dışsal bir yönlendirme/tetikleme söz konusu gibi gözükmesine rağmen, ilk ve orijinal tetikleme esasen içsellikle yapılanıdır.

Bu bakış açısından bakarsak arınmış insanlardan uzaklaşmak, varlığın tek oluşunu dikkate aldığımızda ‘Allah'tan uzaklaşmak’ anlamına gelir.

Bu konuyu bilen bir insanın yaklaşımı üzerinde düşünmek gerekiyor.

Der ki; “Arınmış insandan, arınma nasibi olmayan kaçar. Arınmışın,güçlü, pozitif enerjisi rahatsız edicidir.

Fazla ve zamansız talepte bulunan arınma adayını da arınmış, zaman zaman bilerek uzaklaştırır. Kabının genişlemesi için.”

Arınmış insan beşeri yargılardan bağımsızdır. Temiz bir insana yüklenilen tüm suçlamalar beşeriyetin gerektirdiği etmenlerdir. Bu husus arınmış bir insan için hiçbir şey ifade etmediği gibi ayrıca bu suçlamayı yapanı da son derece zor durumda bırakır. Arınmış, nefis terbiyesi görmüş bir insan ile beşeriyetin çukurunu doldurmaktan başka hiçbir niteliği olmayan  insan arasındaki fark böylece ortaya çıkar. Kirli olan mana aleminde alay konusu olur. Çoğu zaman onun bir acemiliği, olaylara bakış açısında oturmamışlığı hatta sakarlığı da söz konusu olabilir. Detaylara bir türlü yaklaşamaz, tuhaf bir durum yaratır. Eleştiri noktalarına görgüsü ile değil acziyeti ile yaklaşır.

Sonuç olarak; beşeriyetin yaptığı baskı sonucu insanın kendini bir beden gibi kabul etmesi ve buna bağlı sorunları (korkma, utanma cimrilik, hayata karamsar bakma) kafaya takması; özetlemek gerekirse psikolojisini derinlemesine temizlemeden sağlıklı bir yaşama geçmesi mümkün değildir.

Bizler arınmış bir insanın; Allah yolunda, gerek konuşmalarında gerekse davranışlarında bir ‘gerçeklik’ çabası içinde olduğunu görüyoruz. Önyargı ve kişisel bakış açısıyla olaylara yaklaşıp yorumda bulunmazlar. Ve bunu istisnasız şekilde uygularlar.

Arınmış insan; temiz, tahir olan bir insan anlamına gelir. Başlarına gelen olayın ağırlığını kaldıramayacakları gibi bir durum yaşamazlar. Hacimleri geniştir. Sübjektif davranışlardan ziyade objektif yaklaşımlarla ve duygulara kapılmadan konuları, olayları inceler ve değerlendirirler.

Mutlak arınmışlık, (dindeki tabirle Mustafa olma hali ) şuurdaki kirlilikten kurtulma ve şirkle bulanmış bilincin temizlenmesi ile mümkündür. Bu koşullarda pislik, karmaşıklık artık iflas etmiştir. Beklentilerin ve ilişkilerin daima kişisel davranışlar üzerine oturduğu alan yerle yeksan edilerek, deyim yerindeyse arınarak, hataları tekrarlamayarak, ‘yenilenerek’ hayata tutunmak mümkün olmuştur.

 

Ahmed F. Yüksel

Bodrum-Milas  26.10.2019

 facebook.com/ahmedfevzi.yuksel
instagram.com/sufafy
twitter.com/sufafy

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Harika bir yazı olmuş, beyninize sağlık

Bilmez 
 06.11.2019 17:54
 

Arınmak için bazılarının "suyu sabunu bırakmaları gerekiyor(!)" diyebiliriz sanırım.

Volkan Tolga 
 27.10.2019 1:21
 

Ders gibi bir yazı olmuş. Teşekkür ederiz.

kartal bicer 
 26.10.2019 18:48
 

Bilincin, kişisel algısından arınıp, objektif bir bakış açısına geçiş kılavuzunu içeren yazınız için teşekkür ederim. Bu konuyla ilgili, arınmış İnsan’ların dünyamızdaki önemini vurgulamışsınız; ki O’nlardan uzaklaşmanın “Allah’tan uzaklaşmak” olduğu gerçekliği muazzam bir uyarı içeriyor. Arınmış İnsan, evrensel görüşüyle, egosal benliğimize ters düşen fiiller ortaya koyabilir; bu noktada iman ve teslimiyete dayanarak olaylara yaklaşan, kısıtlı bakış açısının genişlediğini görür. Allah’ın ahlakıyla hal ve bakış yoluna girer... Hangi halde olduğunu farkedip, kendini gözlemleyip tanıyan insanın dönüşümü (yenilenmesini) kaçınılmazdır. Genelde dışsal etkenlerle oluşmuş takıntı, istek ve arzularımızı farkedip, tüm kabullerimizden arınmamız kolaylaşmış olsun.

Türkan Gündüz 
 26.10.2019 16:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 612
Toplam yorum
: 1991
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10238
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster