Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
3308
 

Allah ihmal etmez, mühlet verir...

Kul hakkı…En çok sakınılması gereken şey. Ne zerre iyilik ne zerre miktar kötülük asla karşılıksız bırakılmaz. Kader her yapılanı arşivler ve zamanı geldiğinde sahibine iade eder. Yani zalimle en iyi şekilde ilgilenip hakkını verecektir kader. Allah zalimi zalimle cezalandırır. Öyle bir zamanda cezalandırır ki zalim neye uğradığını şaşıracak ve belki de bu cezanın kaynağını bile hatırlamayacaktır. Olsun neticede egosu yani nefsi ve şeytan zalimi mazlum muamelesi yaparak kandırsa bile zulüm karşılığını muhakkak bulacaktır.
 
Zulüm sahibi müslümansa bu dünyada da çeker illa ki. Neden mi? Eğer tamamen ahirete kalırsa bu bedel, dönüşü, yani tövbe imkanı da olmayacağından cehennemden çıkamaz. Şefkatli Yaradan doğru zamanda ve olması gereken yerde cezalandırır, çünkü zalimlere Kahhar adıyla hükmeder. Mazluma gelince, mazlumun her ah deyişi zalime bir darbedir aslında. Sonuç olarak, zulm ile abad olanın sonu berbat olur. Şeytan insanlardan intikam alma yolunda iğrenç enaniyeti ve kibiriyle Allah’tan izin istediğinde,kıyamete dek mühlet verilmişken, zalime mühlet verilmesi niye bu kadar şaşırtıyor ki biz sabırsız insanları? Zalime zaman tanınır çünkü o süre zarfında yanlışını anlayıp tövbe edebilir. Zulümlerinde ısrar ederse ahirette bahanesi kalmasın tövbeye zamanım yetmedi diyemesin diye de zaman tanınabilir. Zaten imtihanın sırrı sabırdadır. Hemen ceza kesilse imtihanın ne ehemmiyeti kalır o zaman? O halde Allah ın adaletinden ümit kesmeden, tevekkül ve sabırda ısrar ederek ve müslümana beddua yakışmayacağından o kişinin ıslahını dileyerek kendi hayatımızla meşgul olmak gerekir öyle değil mi? herkes hak ettiğini görür zaten. Unutmayalım, kin ve nefret en çok da sahibine zarar verir. Sürekli arkasına bakarak yürüyen insan ilerleyemez, düşer. Siz düşürüldüyseniz düştüğünüz yerden kalkın, koşarak kaybettiğiniz zamanı telafi edin ve size zarar vermiş olanı da Yaradan’a havale edin. Kaderinize güvenin çünkü o işini bilir…Huzur dolu yarınlara…
 
Mehtap Özay
www.puslukalem.com/kategori/pusula

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İrade sahibi kılıp sorumluluk verdiği kullarını kazanmak ister, bu yüzden değil mi 124 bin peygamberin gönderilişi. İlkelerin süreklilik taşıması… Bu anlamda Allah’a imanın bir ‘hak ediş’ olduğunu düşünüyorum. İslam toplumunda doğmak büyük bir avantaj olmakla beraber, gerçek iman sahibi olmak noktasında yeterli değildir. Çevremizdekilerin hak ve hukukunu çiğneme yolunda, her günahın kalbe vurulan bir kara lekeyle imanı kaybetmek söz konusu olduğu gibi, İslam’ın adını bilmeden çevremize kattığımız güzelliklerle İslam’la buluşmamız da mümkün olmaktadır. İslam’ın sözcük anlamı ‘barıştır’, bugün kime sorsak ‘barış’ istiyoruz diyor; ama barış dinine de ya yabancı ya da önyargılı… Bir gün insanlık ‘barışı’ gerçek anlamda tattığında, imanın salt Allah’a imanla sınırlı olmadığını birbirimize inanmanın ve güvenmenin de imanın bir uzantısı olduğunun bilincine varabileceğiz. Elbette bunun da zamanı vardır, görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 03.05.2013 20:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 7132
Kayıt tarihi
: 17.03.13
 
 

Öğretmen, Yazmaya çalışan,yazarak konuşanlardan...'Kelimelerin gücü adına!'    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster