Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '15

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
320
 

Allah'ın baldırı olduğuna inanan geleneksel İslamla ne yapacağız biz?

Allah'ın baldırı olduğuna inanan geleneksel İslamla ne yapacağız biz?
 

Hem Allahın baldırı olduğuna inanırlar hemde Yunan Tanrı heykellerine kızarlar...


Hz Muhammed oğlu İbrahim vefat ettiğinde mezarın toprağını yeniden düzenlemiş ve "Sizler bi iş yaptığınızda onu lütfen düzgün yapın" demiştir. Eşyayı anlamlı kılan insanın ona verdiği isimler olmuştur. İnsan çevresinde bulunan herşeye isim vermiştir. Aslında ilk konuşma ve isim verme olayını yaşayan insan Hz Adem ve Hz Havva idi. 
 
İnsanın konuşmaya başlamasıyla ruhsuz bir beşer/hayvandan insana dönüşmesinin öyküsü isim verme ve konuşmasıyla, etrafını okumasıyla anlamasıyla başladı. Vahiy her seferinde bu gerçeği defalarca insana hatırlattı. Tevratta Genesis (Yaratılış) Suresiyle başlanması insana EVRİM gerçeğini hatırlatmak içindi. KUR'AN'DA ALAK Suresinin ilk inen SURE olmasıda insanın kendi evrelerinden yola çıkarak EVRİM ve EVREN'i oradandan da EVRENSELLEŞEREK EVRENİ yaratanı bulmasına yönelikti.
 
Bugün günümüz İsrailiyatı ( Yahudilik ve Geleneksel İSLAM) bunu okuyabilmekten çok uzak. 
 
Eşyanın Hakikati nedir?
 
Eşya yani maddeye bakışta maddeyi Yaratılan Allahı Yaratıcı olarak görmedikçe ve VAHDETİ VÜCUTUN ŞİRK kapsama alanına giren herşey Eşyanın yani maddeyi anlamanın önündeki en büyük engeldir.
 
Yaratılan yaratanın bir parçası asla olmaz, TECELLİ olmuş lafını ileri görürerek bizzat ağacın kendisine ilah girmiş gibi algılmak herşeyi anlama ve anlamlandırmada büyük bir düşünsel katliama kaosa neden olur. Vahdeti Vücut'u eşyanın tümünün Allah'ın parçası saymak anlayışı kavramları altüst edici boyuttadır.
 
Tevhit, eşyayı anlama ve anlamlandırmada akla en büyük yardımı yapan düşünce sistemidir. Tek Cümlede ilahiyat düzleminde tanrılara LA ve Allaha İLLA ile başlayan süreç bize tüm kötülüklere ve olumsuzluklara LA tüm iyiliklere ve meşrulara İLLA dedirtmektedir.
 
Bu noktadan hareket edecek olursak o zaman doğru bir sniper tüfeği ile Şirkin kafasını uçurabiliriz. Aksi taktirde eşyayı anlama ve anlamlandırmada doğru bir başlangıç noktası yakalayamazsak o zaman herşey altüst olur. Okuyucularım lütfen araştırsınlar, geleneksel Müslümanlık neden La ilahe İlla Allah konusunu açamamışlardır? Neden neye LA nye İLLA denmesi gerektiği konusunu üretememişlerdir? Cevap çok basit. Çünkü yapmak istememişlerdir. Hindistan ve güney asya bölgelerinden gelen mistik inanışlar zamanla İslama olumsuz anlamanda bir Tasavvuf olarak yansımış ve insanların davranışsan değil ama düşünsel ahlakı çökmüş durumdadır.
 
Bunu fark eden sorgulamacı ve LA cı ateist düşünce geleneksel islamı yerden yere çalmış, geleneksel islamın yüzünden Kuran yorumlarındaki hatalar yüzünden Kuran'da hedef tahtasına oturmuştur.
 
Bizler maddeye kavramlara yaklaşım sorunu yaşarken eşyayı basit bir mezarı bile adam gibi yapmayı düzenlemeyi bilmezken ve bu yüzden Rasul'den fırça yerken ciddi ciddi düşünmemiz lazım.
 
Madde (Eşya) nedir? Kavramların Hakikati nedir?
 
Bilgilerin doğruluğunu anlamak için iki şey gerekli.
 
1-Bilimsel bilgiler deneysel yöntemlerle doğruluğu kanıtlanabilir.
 
2-Felsefi ve DİNİ bilgilerin doğrulukları ancak AHLAK ve ADALET testinden geçerse doğru olabilir.
 
Örnek verecek olursak. Asit ve Baz tepkimeye girerse Tuz ve Su ortaya çıkar. Bu kanıtlanabilir deneyle.
 
Sünni dünyanın (Şiilerde de bu saçmalıklar çok) peygamberi sayılabilecek olan ve Hz Muhammed'den sonra bu dini yeniden tasarlayan en güçlü isim Buhari bakın Allah'ın kendi ilahlık kimliğini peygamberlerine nasıl kanıtlayacağını söylüyor?
 
"Allah ahirette peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir.”  (Müslim, İman 302; Müsned, 3/1)
"Rabbimiz baldırını açar, her mümin erkek ve her mümin kadın O'na secde eder. Dünyada iken kendisine riya ve gösteriş olarak secde edenler geri kalırlar. Onlar da secde etmeye kalkarlar, ancak sırtları bükülmeyen yekpare bir tabakaya dönüşür (ve secde edemezler.)." (Buhari, Tefsir, Nun ve Kalem 2, Nisa 8, Tevhid 24; Müslim, İman 302)
 
Allah kimlik kartını baldırında taşımıyor. Allah'ın kimlik kartı fiziksel özelliğinde değil. Birinin yüzünü güzel olduğu için sevmezsiniz. Gerçek aşk RUHtan gelir. Birini iyi olduğu için seversiniz. Allah'ın kimliği onun iyiliğinde, rahmetinde. Br şefaatçi aramayın lütfen gerçek şefaat Kuran ilkeleriyle hayatı ve eşyayı yeniden tanımlamadan geçer. Kutsayarak ve putsayarak yaşamakla değil düşünerek ve aklederek yürür islam. Kuran ne diyordu 850 kere hiç akletmezmisiniz?
 
Allah'ı bile anlayamamış, Camilerinde Allahla beraber Hz Muhammed'in zatına bilmeden dua eden ismine secde eden bir ümmet düşünün. Sizce bu ümmetin eşyanın hakikatini, kavramların sağlamlığını Enzu ile başlyan AHLAK uyarısıyla yakalaması dengeyi koruması mümkün mü? Asla.
 
Bu ümmet bırakın Mehdi'yi, bugün Hz Muhammed yeniden gelse, gökten Hz İsa gelse tıpkı Taif'dekiler gibi şeyhlerinin, hoca efendilerinn dediğini yaparlar ve hizmet aşkı için gelen baldırı çıplak mütevazı peygamberleri yeniden taşladıktan sonra zikir seramonilerinede gönül rahatlığı ile dönerler. Kabe'de neye döndüğünü bilmeyenler kendi kendilerine Allaha yaklaştıklarını sanarak boş işler yaparlar.
 
"Onların Ka'be'nin yanındaki namazları ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. 'İnkar etmenize karşılık azabı tadın bakalım!.'" Enfal 35
 
Ne kadar benzediklerini bir düşünün Ebu Leheb ve Ebu Cehil'e. Bir şey var kesin olan, asla eşyayı, kavramları okuyup anlayabilecek zekaya sahip değiller. Asla Hz Muhammed'e benzemiyorlar yaptıkları....
 
 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 722
Toplam yorum
: 418
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 3610
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster