Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
46440
 

Allah'ın varlığının delilleri

Allah'ın varlığının delilleri
 

Bu yıl hac yapan müslüman sayısı 4 milyondan fazlaydı.


Bu yazıyı müslüman bir ailede doğduğu halde bazı şeylere inanmak istemediğini ifade eden bir blog yazarımızın yazısı üzerine kaleme aldım. Umarım faydalı olur.

(Yaratma delillerini en kısa şekilde özetin özeti olarak hazırlamaya çalıştım, eksiklik bana aittir.)

Din toplum hayatının en eski bileşkesidir. İslam dünyası, Hıristiyan dünyası veya Hindu inancına sahip insanlar bir toplum yaşamına ve inanç gelen kültür yapısına sahiptir.

İnsan olarak çok karmaşık bir yapıya sahibiz, düşünüyor, araştırıyor, karar veriyor, kabul ediyor, reddediyor, seviyor, nefret ediyor, sonsuz yaşamayı arzu ediyoruz. Bu kadar gelişmiş bir sistem kompleksinin nasıl var olduğu, nereden gelip nereye gitmekte olduğu tüm ilmi ve felsefi akımların araştırma kaynağı olmuştur.

Bunu açıklayan tüm ilmi dayanaklar bir noktaya kadar başarılı olmuş ve oradan öteye geçmeyi başaramamıştır. Kaldı ki 100 yıl önce bilinen ve kabul edilen yaratılış ve varlıklar dünyasına dair teori ve iddialar için bugün aynı kanaatler söylenemiyor. Atom, hücre, hayat, ruh gibi karmaşık yapıların vücuda gelişi net olarak açıklanamıyor. Bunun yanında neredeyse sonsuz olduğuna hükmedilen galaksiler ve yıldız sistemleri kümesi de ayrı bir hayret unsuru. Bu komplike sistemler basit bir görüntüyle bile insanı dehşete düşürüyor ama nasıl var oldukları ve nelere gebe oldukları bilinemiyor.

Tek bilinen; tüm mevcut âlemler, bu kainat, küçük dünyamız ve insan sonradan var oldu.

Nasıl?

Var eden kim?

Varlık neden var?

Var ve yok olmak eşit uzaklıkta olduğuna göre kim var olma kararını verdi?

Her şey nasıl bu kadar mükemmel sistemli çalışıyor?

O zaman var etmeye karar veren; son derece geniş ilim sahibi ve ilmî çalışan, güçlü iradeye sahip ve serbestçe karar verebilen, her şeye gücü yeten birisi olmalı. Demek O her şeyi var ediyor ve intizamla idare ediyor.

Kelamcılar ve son asrın âlimleri yaratılış için 17 delil sayarlar bunları başlık özetleriyle verelim.

1. İmkân delili: Âlemler var ve yok olması mümkün olan sonradan var edilmiş mevcutlardır. Var olurken sonsuz sayıda seçeneklerin içinden çıkıp bu mevcut şekli alması ise bir tercihin eseridir. O zaman var etmeyi tercih eden biri var. (Hâlik)

2. Hudûs delili: Her şey durmadan değişiyor. Atomdan yıldızlara kadar hiçbir şey önceki saniyede olduğu yerde değil ve her şey yokluğa doğru gidiyor. Güneş dahi bir süre sonra sönecektir. Öyleyse başlatan bitirecek. (Muhdis)

3. Hayat delili: Hayat şeffaf bir muammadır. Varlığı basit sebeplerle izah edilemeyecek kadar karışıktır. Var olmada en yüksek payeye sahiptir. Hayatı başlatan cansız varlıklar ve tabiat olamaz, öyleyse var eden bir hayat sahibi var. (Muhyi)

4. İntizam delili: Her mevcut kendi parçaları ile ve bütün âlem birbiriyle bir intizam ve ahenk içindedir. Bütün âleme hâkim olamayan tüm parçaları intizam içinde sürdüremez. Biz daha atomu, hücreyi, yıldızları bilmezken onlar vardı ve intizam devam ediyordu. İntizamı kuran ve sürdüren biri var. (Munazzım)

5. Sanat delili: Atomdan insana kadar, hücreden galaksilere kadar her şey baş döndürücü bir sanat eseridir. Hem çok büyük sanat değerine sahip, çok kıymetli, karışık ve çeşitli, bol ve ucuzdur. Canlıların hücre yapıları da farklı ve özeldir. Buğday tanesinden, karıncaya ve denizlerden, dağlara feza ve yıldızlara kadar her şeyde yüksek bir sanat eseri var. Güneşten, küçücük atomlara kadar her şey görülmeye incelemeye değer bir sanat eseri. Eğimi, çapı, yoğunluğu, ısısı, çekim gücü, besin kaynağı, dönme ve yol alma hızı hepsi hesaplı bir mühendislik harikasıdır. Bunları sanat eseri olarak tasarlayan biri var. (Bedi’)

6. Hikmet ve gaye delili: Her varlıkta kendine mahsus bir gaye, maksat ve netice vardır. Gayesizlik, manasızlık, israf yoktur. Cansızlarda intizam, canlı alemde ekolojik bir hikmet vardır. Bunları tabiat veya diğer canlılar düşünüp hikmetli hale getirmediğine göre kâinattaki bu idrak, hikmet ve şuurlu işleyişi kim var etti? (Hakim)

7. Şefkat-merhamet ve rızık delili: Bütün varlıkların sonsuz ihtiyacı vardır. Güneş muhtaç, atom muhtaç, hücre muhtaç, bakteri, amip, virüs, fil, ağaç, insan her şey varlığın devamı için beslenmeye muhtaç. Güneş hidrojene muhtaç ama parçalanıp yok olmayacak kadar sistemli yanmaya ve dönmeye de, atom elektron hareketine, canlılar gıdaya, insan bütün bunların dengeli olarak devamına muhtaç. Güneş sönse, yağmur kesilse, hayvanlar saldırsa, bitkiler yaşamdan çekilse insan ve canlı varlıklar silinir. Her şeyi birbirine muhtaç kılan aralarına şefkati koyan ve rızıklarını ayrı yapıp yaşamlarını devam ettiren bir güç var. (Rahman)

8. Yardımlaşma delili: Bütün âlem bir birinin yaşamasına destek veriyor. Güneş alıp başını gitmiyor, dünyanın başından atmosfer uçup gitmiyor, dağlar-bitkiler yaşam kaynağı oksijeni sağlayıp havayı temizliyor, bitkiler hayvanlara besin oluyor, onlar bitkilerin bir anda yeryüzünü kaplayıp sarmasını önlüyor. Mikron hesaplarıyla yapılan bu alış-veriş kendi şuurlarıyla olmadığına göre var edip yöneten, bilerek ve planlı olarak bu sistemi hazırlamıştır. (Vehhab)

9. Temizlik delili: İnsandan dünyaya, semadan okyanus derinliklerine kadar her alanda muazzam bir nezahet ve temizlik vardır, yeryüzü bir yılda sinek, böcek ölüleriyle kokuşurdu. Ufacık bakterilere bunları parçalatıp toprağa katan bir temizleme planı var. Canlılarla beraber cansızlarda temizlik faaliyetinde bulunmaktadır. Rüzgâr, yağmur, kar, gece ve gündüz dünyayı, kara delikler de fezayı temizlerler. Hiçbir yerde lüzumsuz atık bırakılmaz mutlaka değerlendirilir. (Kuddüs)

10. Simalar delili: Her var olanda farklı bir suret vardır. İnsanların hiçbiri diğerine benzemediği gibi hiçbir varlık matbaa kalıbından çıkmış gibi diğerine benzemez. Hatta kar taneleri bile. Kopya değil tek tek, sanat eseri olarak var ediliyor. Var etme bitmeden, tükenmeden, an be an devam ediyor. Kusursuz işleyen bedenimiz bazen özenle yapılan ilaçlardan bile alerji alıyor. Doğal ve kusursuz yaratılanı seçmemizi istiyor. Küçücük sperm anne rahminde hiç görmeden, bilmeden bir canlıya dönüşüyor. Balık, sinek, geyik, insan olabiliyor. Var eden aynı kalıplarla tıpkı baskı yapmıyor. (Musavvir)

11. Sevk-i İlahi delili: Her canlı kendisi ile barışık ve mutludur. Yavru ördek annesinin peşinden suya dalar, ipek böceği kozasını, örümcek ağını örer, arı bal yapar. Bunun gibi milyarlarca icraat her gün hücre ve atomlarda mükemmelen yaşanmakta ve bunların akıllılık ve şuurla açıklanacak bir yanı da yoktur. Eğer akıllı olsalardı, insanlar veya diğer canlılarla rekabete girer ürünlerini çok pahalıya satarlardı. Kilometrelerce uzağa gidip yumurta bırakan canlılar insana hizmeti derhal bırakır en azından kaçarlardı. Fakat akıllı olarak yaratılan ve ibadet sorumluluğu verilen insan her şeyi bu dünyada öğreniyor. Bu yaratmayı kim yaptıysa tüm sisteme hâkim olduğunu ve varlıkların en bilge ve şuurlusundan ibadet isteğini elçileri vasıtasıyla iletmiştir. (Müheymin)

12. Ruh ve vicdan delili: Mahiyetini bilmediğimiz ama varlığından şüphe etmediğimiz ruhumuz, görünen âlemin dışında görünmeyen muazzam bir metafizik saha daha olduğunu gösterir. Ruhun bu maddi âlem içinden gelişip çıkması mümkün değildir. Ruhun madde gibi zıddı olmadığından görme imkanı da yoktur. Ruhun hisleri, hazları, sevinç ve hüzünleri maddi haz ve zevklerden daha öndedir. Vicdan sıkıntısı bazen çılgın işkencelerden beter acı vermektedir. Vicdan yaratıcısını bulmada da o kadar mahirdir. (Batın)

13. Fıtrat delili: Her insanda iyi ve güzele karşı sevgi, çirkin ve kötüye karşı da bir nefret hissi vardır. Bu duygular, ahlaklı ve iyi işler yapma yönündeki meyiller bir şekilde fıtratımıza konulmuştur. Aslan’ın yırtıcılığı ve ceylanın ürkekliği de öyledir. Tüm insanlık tarihinde iyilik yapıp ikramda bulunanlar takdir görmüş, zalim ve hırsızlar nefret görmüştür. (Vehhab)

14. Duygular delili: İnsan binlerce duyguyla donatılmıştır. Her duygu madde dışı bir âlemden mesaj mahiyetindedir. Bu duyguların en önemlisi ve en güçlüsü de sonsuzluk arzusu, ölümsüzlük isteğidir. Sonlu olan hiçbir şey insanı tam tatmin etmez. Sonlu olan hiçbir şey de bu arzuyu vermiş olamaz ve karşılayamaz. İnsanı var eden bu duyguyu tasarıma koymuştur ve verecektir de. (Ezeli)

15. İttifak delili: 10 insan yolda size eviniz yanmış dese onları hiç tanımadığınız halde inanır, eve koşarak gidersiniz. Binlerce peygamber, yüz binlerce evliya ve milyarlarca inanan insan binlerce yıldan beri ittifakla bir yaratıcı var demektedirler. Hayatlarında bir kere olsun yalan söylemeyen binlerce peygamberi yalan söylüyorsunuz deyip inanmamak doğru bir davranış olamaz. (Hadi)

16. Kur’an delili: Kur’an-ı Kerim’in Allah tarafından gönderildiğine binlerce delil vardır. Bu konuda ne ilk müşrikler zamanında nede şimdi, Kur’an yanlıştır iddiasında bulunan ve bunu ispatlayan olmadığına göre son kutsal kitap Allah’ın varlığına tek başına yeterli delildir. (Tevvab)

17. Son peygamber delili: Allah binlerce peygamber göndermiş ve zatını tanıtmıştır. Hala 3 büyük din tarafından Hz. Âdem’e, Hz. Nuh’a, Hz. İbrahim’e, Hz. Musa’ya Hz. İsa’ya ve daha pek çok peygamberle beraber Hz. Muhammed’e (sav) hem kendi dinlerince hem ortak olarak inanılmaktadır. Bu peygamberlerin en büyük bildirisi de bir olan Allah’a inanın ve size kitapta emrettiği gibi dürüst yaşayın emridir. (Selam)

Tüm bu deliller varlığı bilinen, ama yeterli gelmeyen aklımızla mahiyeti bilinmeyen yaratıcıyı ispat eder. Aslında bu kısa aklımızla biz ruhun, fizik kanunlarının, radyasyonun, tüm sistemlerin muazzam dengede bulunmasının mahiyetini de bilmiyoruz. Aslında şu dünyada bile görebildiklerimiz tüm varlıklar içinde milyonda 5 olarak edilmektedir. Yani göremediğimiz milyonlarla beraber yaşıyoruz. İşittiklerimiz, hissettiklerimiz, anlaya bildiklerimiz, nedeni, niçini, sebebi hakkında hiç bilgimiz olmayan milyonlarca eylem vardır. En akıllı olduğunu iddia ettiğimiz (ki doğrudur yeryüzü ve güneş sistemimizde daha akıllı ve şuurlu bir canlıya rastlanmamıştır) insan bile bunları anlamıyorsa kim tasarladı ve kim yönetiyor. Elbette Allah (cc).

Allah özel isimdir ve tanrı yada yaratıcı ifadelerinin isim ve sıfatlarıyla tarifi yapılan en yüksek makamdır. Ulûhiyet ve Rububiyet makamlarının sonu. Zatı ve mahiyeti hakkında en ufak bilgimiz yoktur, O’nu isim ve sıfatları dışında bilemeyiz.

Asla mitolojideki insan modellemesiyle yapılan sakallı, bıyıklı bir ihtiyar değildir. Putlar insan suretinde yapılır, Firavun ve Nemrut insan olduğu halde ilahlık iddiasında bulundu bunlar gülünç ve komik kalır, tüm alemlerin Rabbi karşısında.

Bu muntazamlık tesadüfen veya kendi kendine veya tabiatın olmayan aklıyla meydana geldi demek çok kolay bir kaçamak olur.

İnancın huzuru gibi güzellik ve mutluluk yoktur. Bütün peygamberlere selam olsun.

Muammer MURAT

Kaynaklar:

1. İnancın Gölgesinde, M.F.Gülen, Nil yayınları 2002

2. Ben İnanıyorum, M.Öztürk-N.Seyhan, Rehber yayınları 2005

Önder Aydın bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bilindiği gibi insan aklı ile doğar. Zekâsı sonradan oluşur. Zekâ; üçte birer oranda; aile, çevre ve öğrenimidir. Akıl bilgi üretmez. Bizim Ona gönderdiğimiz bilgileri düzenleyerek bize, temel değerlerimiz çizgisinde geri verir. (Bu birincisi) Çevremizden beş duyu ve kalp gözü ile (şuur) edindiklerimiz bizim temel tercihlerimiz doğrultusundadır. “Kişi sevdiği ile beraberdir.” İfadesinde, edindiklerimiz, değerlerimize yakındır. Hıristiyan ve Musevi; kendi değerlerine uygun bahçeden polen toplarlar! Kişi, aklına değerlendirmesi için sempati duyduklarını gönderir. (bu ikincisi) İnsanlar, yapısı gereği mutlu olmayı değil, inandıklarında haklı olmayı üstün tutar. (bu üçüncüsü) Toplayalım; yeni aldığımız bilgiler; Akılda, temel bilgi ve içerisinde bulunduğumuz çevrenin değerleri uygun olarak akıl tarafından değerlendirilir. Çıkan kişinin değerleridir. İnsan değişmez mi? Değişir. Kendi, kendini yeni değerler ile beslerse ve mevcut değerlerini kendisi değiştirirse. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 21.01.2008 7:26
Cevap :
Sayın Canmehmet katkılarınız için teşekkür ederim. Akıl ve Zeka izahınızı da çok beğendim. katkı için yazıyorum. Akıl bir cüzdan dır. içinde şuur, idrak, irade, anlama, yorumlama, sonuç çıkarma gibi onlarca özellik barınan bir yetidir. zeka işlem yapma kabiliyetidir olay veya problemleri çöze bilme yeteneği. Çok zeki hayvanlarda vardır. zeka sonradan geliştirile bilir. ama akıl yaratılışla gelir ve sadece İnsan ve cinlerde akıl vardır. ve akıllı varlıklar sorumludur. tekrar teşekkür ederim.  21.01.2008 17:48
 

Gerçekten güzel bir paylaşım. Allah razı olsun. Allah(c.c.)'ın varlığının delillerini bizlerle paylaştığınız için teşekkürler. Kolay Gelsin...

Said Murat 
 20.01.2008 19:01
Cevap :
Sayın Koç, yorum ve katkınız için teşekkür ederim. Bu hususta binlerce alim dirsek çürütmüş ve asrın şüphe hastalıklarına karşı ilmi deliller sıralamışlardır. İlim güçlü bir yaratıcıyı kesinlikle ispat ediyor ve dahada edecektir. son zamanlarda film ve özellikle çizgi filmlerle çocuk ve genç zihinler bulandırılmaktadır. Gölgelerin gücüne, voltran, pokemon, şirinler gibi çizgi filmler dua ve Allah inancı yerine şuuraltında hayali güçlere yönlendirme yapmaktadır. Bu mitolojik tanrı inancı zayıf, yer edinmeye çalışan, kavgacı, insan yada meleklerden yardım isteyen, dünya ve kainatı yönetemeyen, tanrılar savaşı yaşayan bir manzara oluşturmaktadır. İman ettiğimiz Allah bütün bunlardan münezzehtir. O ilimden ziyade vicdan ile bilinir. vicdan ibadet cilasıyla parlar ve marifet kazanır. saygılarımla.  20.01.2008 19:21
 

Yazınız gerçekten güzel. Samimiyetle yaratılış sorularına cevap arayanlar için kısa ve öz açıklamalar. Kaleminize gönlünüze, İlminize sağlık. Bilirsiniz ki Allah herkese aynı açılımları takdir etmemiş, kimilerinin anlama özelliklerini kısıtlamış, zorlaştırmıştır. Zaten bu nedenle değilmi ki Resulallaha; Sen sadece uyarıcı, müjdeleyicisin, hidayet etme bana aittir diye. İnşallah bizler de uyarıları dikkate alarak gerekli çalışmaları yapan, müjdeye muhatap kullarından oluruz. Selam ve saygılar.

akar 
 20.01.2008 15:32
Cevap :
Katkınıza teşekkür ederim. sayın akar insanlar hangi niyet üzere olursa Allah o yolu onlara kolaylaştırır. İman ve taat üzere olanlar cennete doğru gitmekteler ve bu yol niyetleri halis olduğu onlara kolaylaştırılmıştır. İnanma sorunu olanlar için ibadet ve kulluk yolu o kadar zordur ki dayanamazlar. niyet hayır, akibet hayır. kimsenin sonu garanti değildir ama iman ve ibadet yolunda olmak enfes bir başlangıçtır. selam size ve tüm inananlara olsun. saygılarımla  20.01.2008 18:53
 

Yazınızı okuyunca bir bir şeyi hatırladım. Galiba şöyleydi:"İnsanın içinde, adalet duygusu vardır. Fakat bu duygu, tabiatta ve toplum hayatında tasavvur ettiğimiz gibi gerçekleşmemektedir. Yani çok büyük haksızlıklar vardır. Öyleyse hayata ve tabiata tam olarak yansımayan bu duygu, bize nereden gelmiştir? İşte bizdeki bu duygunun kaynağı Allahtır. Ve Allah, bütün mevcudatın olduğu gibi, adaletin zihinlerimizde tasarlandığı biçimde gerçekleşeceği hesap gününün de sahibidir." Bazan en yalın deliller bile duvara çarpabilir. Allah herkese Akıl ve fikir vermiştir. Dileyen inanır, dileyen inanmaz. Sonunda herkes, yaptığının hesabını verir. Selamlarımı sunarım.

Hüseyin Atacan 
 20.01.2008 12:46
Cevap :
Hüseyin bey katkınız için teşekkür ederim. Aslında inancı baltalayan bilinçli çalışmalar olduğu için yaratılış delilleri hususunda cevap ve ikna için Kelam İlmi'de ciddi çalışmalar yapmıştır. bu izahlar ciltlerle kitap tutuyor. Allah'ı inkarın mümkün olmadığı ortaya çıkıyor. Selam ve hürmetler  20.01.2008 13:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 163
Toplam yorum
: 140
Toplam mesaj
: 62
Ort. okunma sayısı
: 4327
Kayıt tarihi
: 03.09.07
 
 

1965 yılında Erzincan'da doğdu, İzmir'de yüksek eğitim alıp, devlet memuru oldu. 5 yıl süreyle bi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster