Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
84120
 

Allah sevdiği kulunu en zorlu şekilde imtihan etmiyor mu?

Allah sevdiği kulunu en zorlu şekilde imtihan etmiyor mu?
 

İnsan imtihan olmadan Allah'a olan bağlılığını ve sevgisini nasıl ispatlar?


İnsanların çok yanıldığı bir konu var. Başlarına en ufak bir zorluk geldiğinde hemen “neden ben? Neden bu zorluk başka kimseye gelmiyor da bana geliyor? Neden ben kanser oldum, neden ben zorluk içinde yaşıyorum?” diye düşünüyorlar. Ve bu nedenleri, niçinleri sorgulamaktan hiç vazgeçmiyorlar. Tabii böyle düşünen insanlar zayıf imanlı olan ve Kuran’la düşünmeyen insanlar. Başınıza gelen her olayı iki türlü düşünebilirsiniz. Birincisi Kuran’la, Kuran’daki ayetlerle düşünmektir. Diğeri ise nefisle düşünmek, ayetleri bilmeden olaylar karşısında hüküm vermektir. İman eden bir insan en ufak bir zorlukla karşılaştığında hemen Allah tarafından imtihan edildiğini anlar. Allah’ın çok sevdiği peygamberlerini çok şiddetli zorluklarla imtihan ettiğini bilir.

Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.(Bakara Suresi, 155)

Tabii ki güzel ahlak da imtihanla birlikte gelişiyor. Allah da aklın ihtiyarini almayacak şekilde bizi imtihan ediyor. Bir elimiz yağda, bir elimiz balda olursa onun adına imtihan denmez, keyif denir. Öyle imtihan olmaz. Güzel ahlak zorluk içinde belli oluyor. Örneğin peygamberler başlarına ne gelirse gelsin daima güzel ahlak gösteriyorlar, hep Allah’tan yana tavır gösteriyorlar. Mesela Hz. Eyüp hastaydı, o hasta haliyle peygamberlik yapıyordu. Hz. Yahya çok zor durumda kaldı. Hapse kondu, namazlarını, ibadetlerini kesintisiz devam ettirdi. Başını keseceklerdi, Allah’ı anarak başının kesilmesini istedi. Tam anlamıyla Allah’a teslim oldu. Mesela Hz. Zekeriya da öyle, Hz. İsa da. Her ikisi de çok zor şartlar içindeydiler. Oysa insanlar şöyle diyorlardı: “peygamberler mucize görüyorlar, rahat ediyorlar. Biz halkız kanser oluyoruz, ülser oluyoruz, hastalanıyoruz. Onlar daha kolay şartlarda imtihan oldular” İşte Allah böyle demesinler diye peygamberlerin çoğunun canını şehit olarak almıştır.

Hz. Zekeriya’nın başına gelen imtihanı düşünün, ağaç kovuğunun içerisine saklanıyor. Ağacı biçerek onu şehit ediyorlar. Duyuyor testere sesini, etine doğru yaklaşıyor testere. “Baki olan Allah’tır” diyor, sürekli. Başkası olsa bas bas bağırır. Haşa Allah’ı da inkar edebilir. Allah’ı da unutabilir, değil mi? “Baki olan Allah’tır, Baki olan Allah’tır, Baki olan Allah’tır…” Şehit oluncaya kadar sürekli bunu söylüyor, bu zikri. Allah çok seviyor tabii böyle olunca. Sonuçta peygamber olarak gelmiş oluyor huzuruna. O devrin polisi sürekli peşindeydi Hz. Zekeriya’nın. Adeta göz açtırmıyorlardı. Hz. İsa’nın da peşinde Roma askerleri vardı. Nefes aldırmıyorlardı Hz. Yahya’ya da,  Hz. İsa’ya da. Onlar ise hiç fütur vermediler. Var güçleriyle gayret ettiler. Mesela Roma askerleri Hz. İsa ‘yı yakalamak için geliyorlar, o ise son derece tevekküllü ve rahat. Kapıyı vuruyorlar. Allah bir anda Hz. İsa’yı Katı’na alıyor. “Burada yok İsa. Nereye gitmiş?” diyor içerideki kişi. “Sen bırak şimdi bizi kandırma. Sen İsa’sın” diyorlar Roma askerleri. Allah bela olarak çok güzel bir olay meydana getiriyor. İçerideki insan aslında onu ihbar eden kişidir ama Roma askerlerine Allah tarafından Hz. İsa olarak gösterilmiştir. Sonuçta Hz. İsa’nın talebeleri de çok şiddetli bir imtihandan geçiriliyor. Çünkü onlardan da bir kısmı çarmıha gerilenin Hz. İsa olduğunu zannediyorlar. Düşünün, nasıl zorlu bir ortam var. Hem Hz. Yahya şehit ediliyor, hem Zekeriya şehit ediliyor, Hz. İsa Mesih’i de çarmıhta zannediyorlar. Çünkü Allah yakaladıkları kişinin yüzünü Hz. İsa’ya benzetiyor.

Bütün bu verdiğim örnekler peygamberlerin nasıl zorlu imtihanlardan geçirildiğini açıkça gösteriyor. Sonuç olarak Kuran’a baktığımızda Allah’ın sevdiği kullarını gerçekten de zorlu imtihanlarla denediğini görüyoruz. Onların çok güzel tevekküllerine, sabırlarına, teslimiyetlerine şahit oluyoruz. Bu yaşadığımız dönemde de iman edip zorlukla imtihan olanlar ve bu imtihanları tevekkülle karşılayanlar çok büyük sevap kazanıyorlar. İman etmeyip zorlukla mücadele edenler de çok büyük kayıp içindeler. Hem bu dünyada hem de ahirette mutsuz olacaklar ama farkında değiller.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şunu merak ediyorum da benim bir hayalim var ve ben bunun için hep dua ediyorum.E kaderim belliyse o zaman etmeme gerek yok fakat Allah her duayı kabul edeceğini söyledi ben hep dua etsem de kaderim başka bir şeye yazılmışsa ya da kaderim o ysa neden dua edeyim ki?Açıkçası ço kafam karışık...

Ersoy Kaya 
 05.02.2014 0:12
Cevap :
merhaba, öncelikle geç cevap verdiğim için kusura bakmayın. Bizler tabii ki dua edeceğiz, tabii ki Allah'tan isteyeceğiz, ama hepimiz kadere tabiyiz. İmtihan gereği kendimiz yaptığımızı zannediyoruz. Aslında yazılarımı takip ederseniz çok detaylı bilgi edinebilirsiniz. Saygılar  12.02.2014 10:47
 

hayır ve şerrin Allah tan geldğine inanmak ve tevekkül etmek doğrudur ama hep düşünürüm kader o zaman nedir hayatın değiştirilemeyen tarafımıdır yada hayatı değiştirilen tarafı kader değil insanların seçimlerimidir biz seçimlerimize göre mi imtihan edilicez yada başımıza gelen her olayda sabır göstererek mi Allah bize o aklı verirken kendi elimizde olanlardan bizi sorumlu tutmayacakmı cennet cehennem bizim yaşadığımız hayatın sonucu değilmidir insanların başına gelen herolayı kader demek Allah a isyan değilmidir yda Allah ı suclmak değilmidir Allah hiç sormazmı neden akıl fikir verdim diye herhalde endoğrusu elinden geleni yaptıktan sonra Allah a bırakmaktır bence herşeyin bi yaratılma sebebi vardır Allah kimseye haksızlık yapmaz

savas barka 
 18.06.2012 8:34
Cevap :
Tabii ki Allah kimseye haksızlık yapmaz ve kullarına karşı çok şefkatlidir. Fakat yazınızdan Kuran'ı bilmediğiniz anlaşılıyor. Kuran'da Allah kaderin kendi elinde olduğunu açıklıyor. Alalh zamana ve mekana bağlı değil, insanlar olarak biz bağlıyız. Dolayısıyla Allah bizim öncemizi de sonramızı da biliyor. Kaderlerimiz daha doğmadan önce Alalh tarafından belirleniyor. Ama Alalh vicdan ve akıl vererek sanki biz kendimiz seçiyormuşuz gibi hissettiriyor. Aslında yazılarımı okursanız çok daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Birde blogta ErkanArkut isimli bir yazar var. Ben onun da yazılarını oldukça beğeniyorum. Okumanız sizin için faydalı olacaktır. Teşekkürler, saygılar.   18.06.2012 12:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1708
Toplam yorum
: 284
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 2054
Kayıt tarihi
: 22.04.11
 
 

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'nden mezunum, beş yıl önce kendi şirketimi kurdum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster