Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
886
 

Allah zâlimleri sevmez

Allah zâlimleri sevmez
 

Haksızlığa uğramayan var mıdır hiç içimizde? Ne yazık ki bu ülkede böyle bir şey pek mümkün değildir.

En küçük haksızlık bile bir zulümdür. Her ne kadar zulüm denilince biz daha ağır baskıları, işkence gibi fiziksel eziyetleri anlıyorsak da, yasalara ve vicdana aykırı olarak kendini güçlü görenlerin yapabildikleri her türlü acımasızlık, bir zulümdür.

Özgür bir ülkede, bir hukuk devletinde yaşayan hiç kimse, haksızlığı kabullenemez. Haksızlığın yapıldığı yerde adalet yok demektir. Adaletin olmadığı bir toplumda da insanların mutlu ve huzurlu olması çok zordur.

Günlük hayatımızda yaşadığımız o kadar çok olay vardır ki, üzerinde biraz durup düşündüğümüzde, artık alıştığımız için önemsemediğimiz pek çok haksızlıkların yapıldığını farkederiz.

Otobüse binerken bizim önümüze geçen delikanlının yaptığı bir haksızlıktır ve zulümdür. Banka kuyruğunda sonradan gelip başkasından aldığı numarayla işini biran evvel gören, trafiğin sıkışık olduğu bir ortamda geliş yoluna girerek önündeki arabaların birçoğunu haksız yere sollayıp geçen uyanığın yaptığıı da...

İnsanların belki de başlarını belaya sokmamak için üzerinde durmak istemediği, bu yüzden sanki bir övgü sözü gibi kullandığı "uyanıklık" aslında haksızlıktan ve zulümden başka bir şey değildir.

Kanunların suç saydığı, baskı, tehdit, şantaj, saldırı, yaralama gibi olayları saymama herhalde gerek yok.

*****

Bireylerin fizik güçlerine veya bulundukları makamın yetkisine dayanarak, savunmasız vatandaşlara karşı uyguladıkları her zorluk da bir zulümdür.

Ayrıca siyasi, sosyal ve ekonomik güçlere sahip kurumların fertlere ve daha küçük kurumlara karşı yaptığı baskı da bir zulümdür.

Yeri geldiğinde devletlerin devletlere yaptığı zulümler bile vardır. Sözgelimi, Amerika'nın Afganistan'a, Irak'a yaptığı iyiliği(!) anlatabilecek en güzel kelime de zulümden başka bir şey değildir.

*****

İyi niyetle, sırf yardım ettiğimizi zannederek aracılık yaptığımız birinin, daha iyi bir yere, daha iyi bir mevkiye getirilmesi için yaptığımız "rica" bile bir zulümdür.

Çünkü bizim gücümüzün yetmediği yerde böyle bir iyilik(!) için bizim hakkımızın yenmesine tepki göstermez miyiz? Aynıı eylemi yaptığımızda, tanıdığımız birine iyilik yaparken, tanımadığımız birinin hakkını yemiş oluyoruz ama, çoğu zaman bunun farkında olmuyoruz, ya da olmak istemiyoruz.

*****

Zulüm yapan kimselere zâlim denir. Biz bu kelimeyi daha çok vatandaşlarına eziyet eden diktatör devlet yöneticileri için kullanırız. Ancak en büyüğünden en küçüğüne, kendi maddî - mânevî gücünü kullanarak, güçsüz bulduğu diğer insanlara haksızlık yapan, böylece "zulüm" fiilini işleyen herkes, zâlimdir.

Allah, haksızlık yapan, haksız davranışlarda bulunan zâlimleri sevmez.

Bu âyet Kur'an-ı Kerim'de 3 yerde aynen tekrarlanmaktadır. (Âl-i İmrân 57 ve 140; Şûrâ 40)


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Haklısınız.Gerçekten haksızlığa uğramayan yok.Bazen isyan ediyorsun,bazen duymuyor,görmüyorsun.Hayat böyle işte.Esenlik dileklerimle.

yurttabirgül 
 25.09.2008 19:00
Cevap :
Evet hayat böyle... Ancak hayatı kolaylaştırmak, güzelleştirmek, daha yaşanılır bir hale getirmek, her insanın görevidir. İnsan olanın böyle davranması gerekir ve Tanrı'nın bizden istediği de budur. Kendi rızasıyla zulme rıza gösterecek bir insan düşünemiyorum. Ama biribirimize destek olmadığımız, elbirliğiyle bu kurallara uymadığımız için, hepimiz tek tek zalimlerin elinde oyuncak oluyoruz. Katkılarınız için teşekkür ediyorum. Selam ve saygılarımla...  26.09.2008 1:11
 

Verdiğin bilgiler ne kadar güzel ne kadar değerliyse fotoğraf da bir o kadar insanın sinir sistemini altüst ediyor. Allah içimizden merhameti eksik etmesin. :) Sevgiler

Esma KAHRAMAN 
 23.09.2008 1:11
Cevap :
Zulmün küçüğü de büyüğü de sinir bozucu. Belki bunu farkedemediğimiz için biz de zulüm yapıyoruz. Aslında bir sözü söylemeden, bir hareketi yapmadan, bir davranışta bulunmadan iyi düşünmemiz lazım. Nasıl oluyor da bunu atlıyoruz, çözemiyorum. Olay çok basit aslında... Hemen yerlerimizi değiştirip olaya bir de böyle bakacağız... Yalnız fildişi kulelerimizden çıkmak işimize gelmiyor. Biraz daha uzatırsam yeni bir tartışmaya sebep olabilir, burada keseyim bari... Katkınız teşekkürler sayın yazarım. Selam ve saygılarımla...  23.09.2008 1:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 957
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster