Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1035
 

Allahın evinde misafir olmak (2)

Allahın evinde misafir olmak (2)
 

uydudan kutsal topraklar


Yolculuk için geri sayım başladı. Yolculuğu daha garanti olması açısından tecrübesine güvendiğim Diyanet İşleri Başkanlığının organizasyonuna bıraktım. En azında uçak doldu dolmadı, ertelendi ertelenmedi stresi çekmem diye düşündüm. Uçak direkt İzmirden kalkmazsa bizden ayrıca İstanbul bileti parası istemeyeceklerini garanti etiyorlardı. Ayrıca dönüş için, “acentamız uçak parasını yatırmamış siz kendi aranızda para toplayıp öyle geri donün” demiyeceklerdi. Bize bir hafta aralığı verildi o aralığı bekliyoruz. Fakat o haftanın sonuna doğru geliyoruz hala ses yok diyanetten siz hazır olun biz sizi gece de olsa arayıp uçağın saatini bildireceğiz gibi bir söylemle karşılaşıyoruz. Tabi işyerinden izinleri o aralığa göre alıyoruz ama bizim için bir gün bile çok onemli. Nihayet Diyanetimiz lütfetti ve verdikleri tarih aralığının son günü üç gün sonrasına bir gün ve saati verdiler. Tabi işyerindeki izin planlarım 10 gün değişmiş oldu. Genelde yaşlı bir kesimin dünyadaki her türlü işini bitirip öyle gidebileceklerini düşündüklerinden bizler gibi çalışanların ümreye gidebileceği ihtimalini biraz gözardı etmişler. Biz istediğimiz kadar bekletebiliriz düşüncesini gördüm.

Gruptakilere baktığımızda çoğu kadınlardan oluşuyordu erkekler 86-75-60 gibi bir ortalamadan oluşuyordu. Genç olan kişi sayısı 3-4 kişiyi geçmiyor. Bu oran tabi hac olayında daha da yaşlılar lehine artıyor. Bazen de o topraklarda ölmek için kendini şartlandıran adaylara da rastlanabiliyor. Türkiyede yaşamanın bir anlamı kalmadı çoluk çocuk ta evlendi yapacak birşeyim yok iyisi mi oralarda öleyim ve gömüleyim ki cennete bir yerim olsun.

Uçağın gidiş tarihi belli oldu ya beni daha bir heyacan sardı. İhrama girmeyi düşünsel olarak ta gerçekleştirmem gerektiğini düşünüyorum. Ümreye gitme bahanesiyle bütün gördüğüm dostlarımdan haklarını helal etmelerini istedim. Bu o kadar güzel bir duygu ki herkese herzaman belli aralıklarla yapmasını tavsiye ederim. Çünkü birbirimiz üzerine bazen farkederek bazen de farketmeden o kadar çok hakkımız geçiyor ki. Kul hakkına Allah bile karşışmıyor kendi aranızda halledin diyor. Kalbini kırdığını düşündüklerimle de içsel olarak barış imzaladığımı düşünmeye başladım.

O andan başlayarak hiç kimseye ses çıkarmamaya ve tamamen Allaha teslim olmaya çalışarak teslim olmanın güzelliğini gözlemleye başlıyorum. Oraya gitmeden önce çok güzel geçeceğini hayal ediyorum. Kalb gözümün açılacağını ve iyi olacağımı, iyi dostluklar kuracağımı tüm kalbimle, kalben düşünüyorum.

Uçağımız perşembe akşamı saat 20.00’de İzmirden 23.00’de İstanbuldan kalkarak 3, 5 saatlik bir yolculuk sonrası Cidde havaalanına ulaşacak. Bu yüzden çarşamba gecesinden ihrama giriyorum. İçimde büyük bir sevinç var cuma namazını Kabede kılacağım için hep cuma namazını kabede o kalabalıkla birlikte kabeyi görerek kılmak istemişimdir. Bu dileğiminde gerçeğe dönüşeceğini hissetmek beni mutlu ediyor. İhrama girmek; bütün kötülüklerden sıyrılıp kurtulmak, hiçbirşeyi inciltmeden yaşamak anlamına gelir. Eğer bir karıncayi bile öldürürsen onun kefaretini ödemek demektir. Yani elinden, dilinden ve gözünden hiçbirşeye zarar vermemek demektir. Çünkü Allah hiç kimseye zarar vermiyor. Şimdi o yüzden umre yapılırken ihrama giriliyor. Ümre bitene kadar insan birbirine yardım ediyor. İhram demek iki rekat namaz kılıyorsun ve günahlarından arınmak için Merve ile sefa arasını 7 kere gidip geliyorsun ve Kabenin etrafını 7 kere dönerek tavaf ediyorsun. Sonra iki rekat namaz kılıp seçimlere çıkıyorum. Böylece günahlarımdan arınıyorum.

İşte bende daha oraya gitmeden önce bunu yapıyorum. Çünkü mademki Allahı seviyorsam hazırlık yapıyorum. Allahın evine giderken en büyük hazırlık kendimi hediye olarak götürmek üzere yaptığım çalışmalardır. Oraya temiz bir ruh götürmem lazım. Sınavı kazanmış bir ruh götürmüş olmam gerekir. Burada bildigim kadar arınıyorum ki orada fırlayayım. O yüzden gitmeden önce burada ihrama giriyorum. Çarşamba gecesi yatıp ihrama giriyorum ve perşembe günü yola çıkıyorum. Yola çıkmadan once aşağıdaki işlemi de yapıyorum.

Gözümü, dilimi, elimi, beynimi, kalbimi ve bütün organlarımı negatifliklere karşı kapatıyorum onların hepsini o gece tek tek koruma altına alıp Allaha emanet ediyorum. Sonsuza kadar Allaha emanet olmaları koşulu ile organlarımı tek tek ona emanet ediyorum ve “Allah tarafından sadece Allah girebilir “diyerek onları kapatıyorum ve ilave ediyorum “İçinde onu taşıyanlar girebilir”, “Pozitif olarak onu başarmışlar girebilir” diyerek kapatıyorum. Böyle birşey hazırlıyorum.

Gitme anının kesinleşmesinden itibaren kendimi çok farklı bir boyutta hissediyorum. Öncelikle Allahın evine misafirliğe gittiğimi farketmem için gün boyunca “Allahın evine gittiğimin farkındayım “ diye tekrarlıyorum içimden. Onun bizi misafir edeceğinden ve çok iyi ağırlayacağından çok eminim. Davet gerçekleşince sanki bir büyük silindirin, bir manyetik alanın içinde gibi hissediyorum kendimi son gün gelip çatınca etraftaki sesleri çok duymamaya başlıyorum. Sanki bu dünyadaki konuşmalar etraftaki insanların birbirlerini çekiştirmeleri bana bir uğultu gibi geliyor. Grur yapmalar, benliklerini insanların ön plana çıkarmaları çok şaçma geliyor. Öfkesini yükselten insanları gördükçe, ben çok sinirliyim yada benim burcumun ozelliği bu diyen insanları gördükçe insanların böyle düşünmeleri ve davranmaları. çok anlamsız geliyor. Sanki bu silindirin içinde onlara yer yok gibiymiş gibi düşünüyorum.

Ne kadar sakin olursam, ne kadar rahat olursam o kadar yavaşlıkla silindirin içinde süzülüyor öylesine güzellik bekliyorum. İçime bir iç huzuru yaklaşıyor, herşey harika huzur verici telaş yok kalabalık ve gürültü yok. Burası şehir kalabalığından sonraki bir yayla gibi. Serin ve ferah belki de benim için öyle. İçimde derin bir ferahlık hissediyorum.

Kalbimin bana doğru eğildiğini aslında bu dünyada birçok şeyi çözemediğimi farketmeye başlıyorum. Kalbime yayılan ferahlıkla, tekrar tekrar bir rahatlık bulduğumu hayatındaki karmaşaların son bulacağını, bazı şeyleri çözmeye başlayabileceğimi farketmeye başlıyorum. Yüreğimin yumuşadığını, kalbimin ferahladığını hissediyorum.

İşte bu duygularla uçağa biniyorum ve yolculuk başlıyor. Aslında benim içsel yolculuğum başlamış oluyor.

Yazının devamında görüşünceye kadar sevgiyle kalın.

Alahattin Öztekin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Annem babam gibi sevdiğim teyzem ve eniştem de sizinle aynı dönemde gittiler Ümreye. teyzem 70 yaşında ama. Oraları yeniden görünce (hacıdır kendileri) teyzemde hiç bir hastalık kalmamış, dağ bayır koşturmuş:) Bu arada bildiğiniz gibi orada dönen şey niyettir. Kabeyi tavaf bir çeşit rezonans etkisi yaratıyor (mevlevi dönüşü gibi) ve binlerce insanın niyeti aynı anda müthiş bir dalga oluşturuyor. Uzaydan çekilen fotolarda da kabe'nin üzerinde bir çeşit hortumumsu bir enrji dalgası olduğu tespit edilmiş. Yeniden Allah kabul etsin diyorum, sevgilerimle.

Kwan Yin 
 28.05.2008 12:41
Cevap :
Teşekkür ederim Eda Oraları çok farklı bir enerji alanına sahip. Kabeyi tavaf aslında bir insanın kendi kalbine dönerek kendini temizlemesidir. Milyonlarca insan hac zamanında Allahı andıklarında müthiş bir enerji oluşuyor. Bu enerjiler arasında hastalık gibi düşük titreşim enerjileri yok oluyor. O yüzden Teyzenizde hastalık kalmıyor. Allah orada ekstra bir güç yüklüyor insana. İnsanın uyuyası bile gelmiyor. Ben kabede çok sabahladım. Kabenin üzerinde o alanda harem bölgesinde silindir şeklinde bir enerji boyutu vardır o boyutun üzerinden bugüne kadar hiçbir uçak, hatta bırakın uçağı bir kuş bile uçamamıştır. Sevgilerimle  28.05.2008 15:48
 

Sevgili Alahattin Bey, .Bu büyük yolculuğa şimdiden böyle derin bir manevi hazla hazırlanmanız onu nasıl bir bilinç boyutunda yaşadığınızı da gösteriyor zaten. Ne namaz ne oruç, dediğiniz gibi tüm dinlerin en büyük şartlarından biri de hiç bir canlıya zarar vermemektir. Bence asıl o zaman insanca ve Tanrının huzurunda yaşamayı öğreniriz. Siz zaten cenneti içinizde yaşamaktasınız. Kutlarım.

Mine Kavalalı 
 27.05.2008 16:49
Cevap :
merhaba sevgili Mine yorumunuz ve dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Sizin de dediginiz gibi dinin en onemli ozü hiçbir canlıya zarar vermemektir. Herkes bu büyük yolculuğu içinde farklı yaşar cünkü herkesin evrim ve farkındalık seviyesi farklıdır. Ama surası bir gerçek ki oralarda Tanrı ile o kadar yakınsınız ki bunu kelimelerle ifade edemiyorum. Onu tanıyabildiğimiz kadar onun bilgilerini ve boyutları farkedebiliyoruz yada farkettiğimiz kadarını yaşayabiliyoruz. Cennet ve cehennemin bir ucu da bizim içimizdedir zaten sevgiler  27.05.2008 17:12
 

Merhaba Alahattin bey, oralara giderken hislerinizi ne kadar da güzel anlatmışsınız... Okurken sanki sizinle ben de yaşadım o anları...İnşallah negatifliklerinden sıyrılmak isteyen tüm insanlara nasip olur oralara gitmek ve Allah'ı daha yakından hissetmek.. Gönlünüze sağlık...

gelincik xxxxx 
 27.05.2008 16:36
Cevap :
sevgili gelincik satırları okurken hislerimi hissetmenizden çok mutlu oldum. Sizin de dediginiz gibi negatifliklerinden sıyrılmak isteyenler için bir fırsat yeri oraları Allahla çok yakın olduğunuzu hissediyorsunuz sevgiler  27.05.2008 17:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 157
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 4941
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster