Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '17

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
205
 

Allende'yi anımsamak

Allende'yi anımsamak
 

Salvador Allende

1 Eylül 1973 tarihinde Şili’deki Sosyalist Salvador Allende hükümetine karşı Şili ordusu, ABD’yle işbirliği içinde bir askeri darbe gerçekleştirdi. 30.000’den fazla işçi, köylü, sosyalist, devrimci işkenceyle katledildi. Böyle askeri darbelerin arkasında ABD ve CIA 'nın yer alışı çok yakın tarihlere özgü bir durum değildir. Keza ülkemizdeki 80 darbesinin de arkasında ABD ve ve gizli servislerinin oluşu bir çok siyaset bilimci ve gazeteci tarafından bir çok kez anlatılmıştır. Peki Allende'ye darbe yapılmasının ve halkların gönlünde isminin destanlaşmasının perde arkasında neler vardı ? Naçizane paylaşmak isterim.

Allende ideolojisini Marksizm çerçevesine oturtarak siyaset sahnesinde bu çizgide rol almış, halktan ve işçiden yana olarak sermaye hükümranlğına karşı savaşmıştı, esasen sonunu bu uğraşı getirecekti. Aslında varlıklı bir aileye mensup olmasına karşın konformist düşüncede değildi, (Burada Frederich Engels ile benzeşir) Marksizme olan büyük ilgisiyle tanınıyor, tıp öğrenimiyle en büyük ilgi alanını eş zamanlı sürdürüyordu. Tıp mezuniyetinden sonra sağlık bakanlığı görevini icra ederken yoksul ve kimsesizlere olan şefkati sebebiyle şimdiden halkın ona verdiği isim manidardı  o ''Yoksulların Başkanıydı''...

Allende, kapitalist dünya düzenine çomak sokmuş bir liderdir. Doktor olmasının avantajlarını kullanmasıyla halka inebilmiş ve yoksulluğun, geri bırakılmışlığın derinlerine inip hakiki analizler yapmış, fakir halkla samimiyetle empati kurmuştur. Ona göre kapitalzm fakirlikten başka bişey getirmiyordu ve bu açmazdan çıkılması müreffeh bir yaşama ulaşılmalıydı. Koları hemen sıvadı ve siyasi çalışmalarına başladı;

Bu dönemde halk tarafından tanınmanın verdiği cesaretle bir kaç sol görüşlü partiyi aynı çatı altında toplayarak seçimlere katıldı, istedği sonuçları alamadı ancak bu onu daha fazla cesaretlendirdi. Onun bir hedefi vardı, o Şili'nin demokratik bir hukuk devleti olmasını istiyordu. Bizlerin bir Bülent Ecevit'i misali...

Girdiği 4. seçimi kazanan Allende artık hayalindeki ütopyasını gerçekleştirecekti. Gençlik yıllarında dünya görüşünü Marksizmle şekillendirişi ilk icraatlerine yansıdı. İlk amacı ülke çapında tüm malları kamulaştırararak eşit bölüşümü uygulamaktı, ancak halk bunu benimsemedi ve hatta bir çok ölüm tehdidi aldığı söylenir. Esasen öyle değil midir, toplum dediğimiz hantal yapılar değişime karşı büyük direnç gösterir. O ise kararlıydı, toplumunu neoliberalizmin sömürü düzeninden kurtarıp kölelikten efendiliğe geçirmek istiyordu. Bunun için çok büyük mesafe kaydedecek atılımlarla işe başladı. Ülkede en düşük ücretlere iki kat ve fazla misli olarak zam yaparak öncelikle toplum katmanları arasındaki ücret uçurumunu yok etti, emziren annelere günlük yarım litre ücretsiz süt desteği sağlarken ülkenin özel ve yabancı sermaye gruplarında bulunan işletmelerini kamulaştırdı. Toprak reformunu gerçekleştirdi, çiftçilikle uğraşan herkesi toprak sahibi yaptı. İşte darbeye giden yolun bu dönemde açıldığı bilinir, çünkü kamulaştırılan o madenler,o iştirakler çoğu ABD özel şirketlerine aitti ( Özellikle büyük bakır madenleri sahiplerinin ABD gizli servisleriyle olan derin bağları sonradan açığa çıkarılmıştır) ve eşyanın tabiatı gereği bu ABD'nin hiç hoşuna gitmedi. ABD'nin ağır dış politikasına rağmen en küçük bir korku duymayan ve stratejik davranan Allende ve Şili hükümeti iki ülke arasındaki gerilimin kaçınılmaz olarak yükselmesi sonucuyla karşılaştılar.

Bu atılımlara karşı emperyalizm Şili'de ülke içi muhalefetle işbirliğine girişmiş, siyasal baskılarla hükümeti sıkıştırırken bir yandan terör olaylarına zemin hazırlanmıştır. Ülkede suikastler ve sabotajlar önlenemez bir biçimde yükselirken Allende artık yanlızlaşmakla başbaşadır. 70'li yılların ortalarına doğru  artık ülkede  terör saldırıları artmış, ülke huzurunu kaybetmeye başlamıştır. Abd  ükenin devletleştirme politikasını acımasızca eleştirirken Allende hükümetinin yasadışı olduğu kamuoyunu oluşturmaya çalışırken bir yandanda askeri darbe teşebbüslerine sarılır. İlk darbe girişimine direnen Şili hükümeti halkçı çizgisinden ödün vermemiştir. İşte buradaki hengamede yaptıkları hata Kara kuvvetleri generalliğine Pinochet ' i getirmek olmuştur. Ben buna tarihteki en büyük hatalardan biri gözüyle bakarım hep. Pinochet belirli çevrelerce Cıa ile bağlantısı dillendirilmesine rağmen böylesine bir göreve gelir ve Allende'nin sonunu getirir. Pinochet, 11 Eylül 1973’te CIA tarafından da desteklenen bir darbe gerçekleştirdi Şili’de. Başkanlık sarayını ele geçirdi, anayasayı geçersiz kıldı ve kendi diktatörlüğünü ilan etti. Oldukça kanlı bir darbe girişimi ile ülkede işçi emekçi demeden onbinlerce insan öldürülür. Allende'ninde teslim olmak yerine kendi sarayında intihar ettiği söylenir, bir başka rivayete göre ise bombalanan başkanlık sarayını terketmeyerek ölümü karşılar ve sarayın önünde, yaklaşan tanklara başındaki miğferle kurşun atarken öldürülür.  Darbe planlarını ortaya çıkaran gazetecisi Charles Horman ise darbeden 5 gün sonra evinden sürüklenerek götürülür ve bir daha haber alınamaz.

Sonra mı ? Tüm bakır madenleri tekrar Amerikalılara verilir ve Şili ABD bağımlısı bir ülkeye dönüştürülür...

Her ne kadar binlerce kilometre ötenin çocuğu olsa da Salvador Allende, aslında o buranın iyi çocuklarıyla aynı kaderi paylaşmıştır, sanki bu toprağın çocuğuymuş gibi gelir, Emperyalizmi arkasına almış kukla cuntalarca yok edilen umutlarların kardeşidir,

Evrenseldir...

Açın bakın tarihimize, benzerliğe sizde çok şaşıracaksınız...

 

Abdülkadir Güler, Kenan ışık bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Allendeyi hayata emekten yana bakanlar hiç unutmaz.. bilincine saygı duyduk..

yucel evren 
 23.03.2017 12:44
 

Anısayan yok gibi... Goşistler de, faşistler de sevmezdi... Kim bilecekti ki? Kalemine sağlık

Kenan ışık 
 23.03.2017 9:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1301
Kayıt tarihi
: 06.11.15
 
 

Biraz iktisatçı biraz iletişimci bir edebiyatsever ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster