Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '15

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
2555
 

Almanya'da Masal Yolu, Bremen'den Frankfurt'a

Almanya'da Masal Yolu, Bremen'den Frankfurt'a
 

Bremen mızıkacıları


“Bremen mızıkacıları, Kırmızı şapkalı kız, Fareli köyün kavalcısı, Sinderella, Uyuyan güzel, Pamuk prenses, Yedi cüceler, Kurbağa prens” gibi masalları bütün dünya çocukları bilir. Grimm Kardeşler bu masalları 1812’den itibaren Almanya’nın Franfurt- Bremen arasındaki bölgenin şehirlerinden topladı. Günümüzde “ Masal Yolu” olarak tanınan bu rotada yaptığım geziyi anlatmadan önce, bu masalların Alman kültür tarihi içinde önemini belirten birkaç cümle söylemek istiyorum.

18.yüzyılın ikinci yarısında Almanya Fransız işgali altında iken, Almanlar millî birlikten uzaktı. Alman milletinin doğuşu Goethe, Schiller, Klopstock, Herder v.b gibi yazar, şair ve düşünürlerin Alman milletinin kendini dilde, kültür, sanat ve edebiyatta bulmalarını sağlayan önemli eserler ortaya koymalarından sonra oldu. Almanlara kültür ve medeniyette büyük hamleler yaptıran bu kültür adamlarından Grimm kardeşler(J.Grimm; 1785-1863), (W.Grimm; 1786-1895)  Almanya’da Almanca sevgisi uyandırmak için halk arasında yaşayan Alman masallarını topladı. Önce bu masalları halkın en güzel Almancasıyla bütün Alman dünyasına tanıttılar. Sonunda “Deutsches Wörterbuch” adlı büyük bir Almanca sözlük hazırlayarak, Alman kültürüne önemli hizmetler ettiler.

Bremen

Masal yoluna Almanya’nın kuzeyindeki Bremen’den başladım. Almanya’nın ikinci büyük limanı olan Bremen şehir merkezinde Markt Platz(Pazar meydanında) “ Bremen Mızıkacıları” diye tanıdığımız masalın kahramanları eşek, köpek, kedi ve horozun üst üste olduğu bronz bir heykel var. Eşeğin ön ayaklarına dokunanın dileklerinin gerçekleşeceğine inanılıyor.

Meydanda yüzü büyük kiliseye dönük Şarlman’ın yeğeni Roland’ın eli kılıçlı bir heykeli bulunuyor. 1404 yılından beri orada duran heykelin sağ tarafında Rathaus(Belediye) binası var. Roland heykelinin bu konumu “vatandaş hakları için gerekirse kiliseye karşı savaşırım ” demekmiş.

Meydanı çevreleyen eski binalar savaşta yıkılmasına rağmen, aslına uygun olarak tamir edilmiş. Meydanın yakınındaki Böttger sokağıyla birlikte Bremen’in kalbi sayılan Schnorr’un dar sokağında şirin bir kahvede oturup kahve içtikten sonra Weser nehri sahilinde yürüdük.

Hameln

“Fareli köyün kavalcısı” masalının derlendiği kent olan Hameln bir ortaçağ kasabası gibi. Bremen’de gördüğümüz dik çatılı, kiremit evlerden bütün şehirde var.

Grimm kardeşlerin derlediği masal buraya damgasını vurmuş. Turistler yalnız bu masal için Hameln’e geliyor. Aslında masalın konusu 26 Haziran 1284 yılında bu şehirde yaşanmış. Masalda anlatıldığı gibi 130 çocuk, tuhaf, renkli giysili bir kavalcının peşine takılıp ormanda kaybolmuş. Çocukların yakınlardaki Hameln nehrinde kayboldukları tahmin ediliyor.

Bizi gezdiren şehir rehberi meşhur öyküyü tekrarlayarak Hameln’in 16 ve 17.yüzyıllarda kazandığı karakteri, eski binaların hangi amaçlarla yapıldığını anlattı. Şehir aradan geçen onca zamana rağmen o eski özelliğini muhafaza ediyor.

Bad Prymont

Burası Teutoburger ormanları kıyısında kaplıcalarıyla ünlü küçük, güzel bir şehirdir. Şehrin sembolü olan haç, bölgeden Haçlı Seferleri’ne katılan şövalyelerden kalma imiş.

Şehrin içinde ve etrafında İngiliz ve Fransız stilinde bahçe ve parklar var. İngiliz stili parkta çimenler ve ağaçlar olmasına karşılık Fransız stilinde ise bulvar şeklinde yolların kenarında ağaçlar bulunuyor. Kaplıcaları nedeniyle çok sevilen bu kur merkezinde görkemli Wandelhalle’de konserler veriliyor. Bu binada buranın her şeyi olan maden suyu çeşmeleri var.

 Bad Prymont’tan sonra Lemgo şehrinden ve mimarisi ile birbirine benzeyen köy ve şehirlerden geçip, Bad Salzuflen’ e geldik. Burada yaya sokağında yürüyüp,  yüzlerce çeşit orkidenin teşhir edilip, satıldığı bir sergiyi gezdik.

Teutoburg ormanı ve Hermann heykeli

Detmold şehri yakınlarında Teutoburg ormanlarından geçtik. M.S. 9.yüzyılda burada Cermen kabileleri ile Roma lejyonları arasında önemli bir savaş oldu.   Hermann liderliğindeki Cermen kabileleri burada Romalıları yendi. Cermenlerin bu savaştaki kahramanı Hermann’ın  adı ancak Napolyon savaşları sırasında hatırlanıp, milli uyanışla birlikte yabancı egemenliğine karşı milli birliğin ilk sembolü ve önderi oldu.

 1875 yılında 1.Wilhelm döneminde Detmold yakınındaki Grotenburg tepesine Hermann’ın devasa bir heykeli dikildi. Büyük bir kaide üzerinde 27 metre yüksekliğindeki bu heykelde Hermann’ın elindeki kılıcın boyu 7 metredir.

Gezdiğimiz bu âbideyi Almanlar ve başlarında öğretmenleriyle öğrenciler akın akın ziyaret ediyordu.

Bad Driburg  

Daha sonra akşam kalacağımız geniş, yeşil bir parkın içinde, eskiden bir kontun sarayı olan Bad Driburg Graefliche Park oteline geldik. Güzel otelin bizim Topkapı sarayı arazisinden geniş bahçesinde güzel ağaçlar, geniş çim sahalar, lâle, menekşe, küpe çiçekleriyle bezeli tarhlar ile üzerinde ördek ve kuğuların yüzdüğü göller vardı.

Kassel

Kassel 2. Dünya Savaşı’nda bombardımanda büyük hasar gördüğü için fazla eski yapı kalmamış. Bu şehirde görülmeye değer en önemli yer içinde Kayser Wilhelm’in iki sarayının bulunduğu geniş park. Sarayların içinde önemli ressamlara ait resim koleksiyonları ve sanat eserleri var. Grimm kardeşler bu şehirde uzun yıllar yaşamış. Kaldıkları ev muhafaza edilmiş ve müze haline getirilmiş.

Bad Wildungen

Bad Wildungen bir kür şehri. Şifalı suları özellikle böbrek hastalıklarına iyi geliyor. Pamuk Prenses masalı buraya yakın bir köyden derlenmiş. Burada 7 cüceler ve pamuk prenses masalı canlandırılıyor.

Geceyi Waldeck’te ormanlar içinde 5 yıldızlı bir otel ve lokantası olan Waldeck şatosunda geçirdik.

Marburg

Bin yıllık eski bir kale şehir olan Marburg fakirlere ve hastalara yardım eden kraliçe Elizabeth’in kenti. Elisabeth fakirlere ve hastalara yardım ettiği için aziz ilan edilmiş.

Grimm kardeşler bu şehrin üniversitesinde eğitim görmüşler. Şehir 1000 yıllık özellikleriyle korunuyor. Sinderalla masalı bu kentteki bir hastanede tedavi gören yaşlı biri tarafından Grimm kardeşlere anlatılmış.

Alsfeld, kırmızı şapkalı kızın köyü

Bu kentte de diğer şehirlerde olduğu gibi şehrin ortasında Pazar meydanı (Marktplatz) var. Bu meydanı çevreleyen binalar arasında kentin yönetildiği Rathaus var. Etrafta eski binalar çok. Kent yönetimi 19. Yüzyılda aldığı bir kararla eski binaları yıkmayı yasaklamış ve bu binaların sahiplerini tamirden sorumlu tutmuş. Pazar meydanında yere sabitlenmiş bir demir zincir var. Bu zincirin ucundaki halka eskiden pazar da hileli mal satan adamların başına geçirilerek teşhir ediliyormuş. Böylece rezil olan adam şehirden gitmek zorunda kalıyormuş.

Steinau

Steinau küçük bir kasaba. Evler en az 200-300 yıllık. Grimm kardeşlerin büyüdükleri ev müze olarak kullanılıyor. O dönemden kalma eşyalar var. Grimm kardeşlerin küçüğü Ludwig’in resimleri duvarları süslüyor. Evin yapılış tarihi 1562.Ev ahşap karkas dolgu tekniğiyle yapılmış.

Hanau

Grimm kardeşlerin doğduğu şehir olan Hanau savaşta büyük oranda tahrip edilmiş. Yeniden kurulan Hanau’da Rathaus’un(Belediye) önünde Grimm kardeşlerin heykeli var.

Frankfurt

 Banliyöleriyle 2,2 milyon insanının yaşadığı Frankfurt, Main nehri kıyısında Almanya’nın en büyük şehirlerinden biridir. İlk Alman parlamentosu 1848 yılında bu şehirde toplandı. Günümüzde Frankfurt bankalar şehri olarak öne çıkıyor. Avrupa Merkez Bankası, Alman Merkez Bankası ve diğer önemli Alman bankalarının merkezleri bu şehirdedir. Franfurt, Römerberg’de eski binalarını muhafaza etmekle beraber, gökdelenlere de sahip bir şehirdir. Şehirde Almanların ilk parlamento binasını, Römerberg’de eski yapıları ve Goethe’nin müze evini gördük. Main nehri kıyısındaki bir lokantada yemek yedik.

Bremen’de başlayıp Frankfurt’ta biten bu masal yolu gezisinde Almanya’nın milli uyanışını ve kendini bulmasını sağlayan aydınlardan Grimm kardeşlerin masallarını derledikleri şehirlerde Alman kültürünün nasıl yaşatıldığını gördük. Arada yıkıcı savaşlara rağmen, Almanların kendi kültürel varlıklarını muhafaza etmelerine, çevreyi özenle korumalarına imrendik. 

Haziran/2015 

www.zekionsoz.com

Fatma Köse bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 100
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 2007
Kayıt tarihi
: 28.01.12
 
 

1945 Bayburt'ta doğdu. Yüksek öğreniminden sonra çeşitli liselerde öğretmen ve yönetici olarak ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster