Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
177
 

Almanya ile karikatür krizi aslında ne anlama geliyor?

Almanya ile karikatür krizi aslında ne anlama geliyor?
 

internetten alındı.


Bütün zenginliğini Türkiye'nin tarihi ve coğrafi hinterlandına sanayi ürünü ihraç etmekten alan Almanya'nın, gerçekleşmesini asla istemeyeceği kabusu Türkiye'nin kendi alanına sahip çıkması olacaktır.

Osmanlı'nın son dönemindeki ittihatçı imtiyazları ve 60'lı yıllardaki işçi göçü Almanya'yı Türkiye'ye karşı her zaman bir "üstünlük" psikolojisine itmiştir.

Zaten, "üstün ırk" akidesine bağlı bir gelenekten gelen Almanlar, Türkiye ve Türk insanına karşı da üstünlük taslamayı tabii hakkı saymıştır.

Osmanlı'yı İttihatçılar eliyle kullanan Almanya, Cumhuriyet yıllarında da kendine başka partnerler bulmakta zorlanmadı. Özellikle işçi göçüyle tanıştığı T.C ile sorunlu kesimleri kendisi için iyi bir enstrüman olarak kullanmaya başladı.

Etnik ve mezhebi bölücü zihniyetler Almanya için Türkiye'nin yürüyüşünü durdurmak ve böylece ticari alanını korumak için yeni İttihatçılar görevini görmeye başladı.

Almanlar, daima güçsüz, istikrarsız Türkiye istediler; Almanya'nın zenginliğini paylaşmayacak bir Türkiye...

Bu bağlamda İstanbul'a yapılması planlanan üçüncü havalimanının engellenmesi adına tüm güçleriyle destekledikleri Gezici taifesinin eline "Havaalanı yapımından vazgeçin" maddesinin bulunduğu istekler listesi tutuşturdular.

İngiliz The Economist'in nice siyasi atraksiyonlarıyla sidik yarıştıran bazı Alman dergi ve gazetelerinin deTürkiye'ye diş gıcırdattığını çok gözlemledik son yıllarda...

Almanya'yı Türkiye'nin gelişme yolundaki yürüyüşünü durdurmak, bu yürüyüşe çelme takmak için elan tüm "bölücü"leri itina ile beslediğini söylememiz herhalde abartılı olmayacak.

Özellikle Türkiye'nin son on yılında gösterdiği ekonomik ve siyasi istikrar Almanya'yı ciddi bir biçimde rahatsız ediyor. Çünkü bu eski "kurt" bu Yeni Türkiye'yi eskisi gibi ısıramıyor.

Böyle olunca da, her aciz düşman gibi, vuruşlarını bel altından yapmaya başlıyor; eleştiri düzeyini köprü altına indiriyor.

Konuyla ilgili şu haberi okumak için bir parantez açalım:

Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eberhard Pohl, Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.

Almanya'da "Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung" adlı gazetede Kasım 2011'de yayımlanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Almanya'da yaşayan Türk toplumuna hakaret içeren karikatürün bir eyalette okutulan yardımcı ders kitaplarında yer verilmesi üzerine Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eberhard Pohl, Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru, Büyükelçi Pohl'e söz konusu karikatürün Almanya'da yaşayan Türklerin uyum sorunları öne sürülerek bu kez Baden Württemberg Eyaleti'ndeki yerel yardımcı ders kitaplarında yer verilmesine Türkiye'nin tepkisini iletti. Koru, konuyu bugün başka bir vesileyle kendisini ziyaret eden Alman milletvekili heyetine de aktardı.

Öte yandan Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Murat Esenli de yine bugün Ankara'da bulunan Almanya Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü Hans-Dieter Lucas nezdinde konuyu dile getirdi.

Görüşmelerde Türkiye'nin bu ve benzeri uygulamaların bir an evvel düzeltilmesini talep ettiği ve bu tür durumların tekrarlanmaması için Alman makamlarının gerekli hassasiyeti göstermesini beklediği vurgulandı.(Timetürk sitesinden alındı)

Bu karikatür olayı da bunlardan biri...Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı "köpek" olarak resmeden karikatürleri ders kitaplarına sokmak gibi bir "bayağılık"a bel bağlıyor Alman...

Türkiye, bu düzeysiz karikatürle ilgili olarak Almanya sefirini görüşmeye çağırmıış olması devletin rütin tepkisi olabilir elbette..

Oysa, asıl gerçek Almanya'nın Türkiye'ye eskisi gibi diş geçiremiyor olması ve o hırsla böyle basit ve bayağı işlere girişiyor bulunmasıdır.

Türkiye Cumhurbaşkanını "köpek" gibi resmetmeniz aslında sizin artık o ünlü Alman "kurt"u olmaktan çıkıp "çakal"laştığınızı gösterir.

Efenim bu sanattır ve sanatçı özgürdür mü diyorsunuz?...Evet, bizde de öyledir; bu yüzden çizgi değilse bile yazı sanatçısı olarak ben de sizi "çakal" olarak resmediyorum.

Gerekirse siz de bizim Berlin büyükelçisini çağırırsınız huzurunuza...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ali Bey...Keşke bloğunuzun başına, içinde bir köpek olan bir köpek kulübesi olan bir resim koyup, resmin altına da, "bu bir Alman köpeği" diye yazsaydınız...PKK'nın ek ızgın zamanlarında, ABD, paraşütlerle PKK'lılara malzeme atarken, birçok Alman'ın da PKK içinde bulunduğunu okumuştum. Bir atasözünü biraz tornistan edeyim; "Düşmandan dost, Alman köpeğinden post olmaz"...Selamlar.

cdenizkent 
 05.11.2014 14:51
Cevap :
Konuyla ilgili olarak attığım bir twet şöyleydi: "Alman "kurt"u dediğiniz de nihayetinde bir köpektir,hoşt diyin gitsin"..Yani bu düşünce benim de aklımdan geçmişti ama resimi akıl edemedim Sayın denizkent.:) Teşekkürler Selamlar.  05.11.2014 19:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1644
Toplam yorum
: 4265
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 794
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster