Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '11

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
7202
 

Almanya’nın Hitler’e teslim oluşu - Weimar Cumhuriyeti (Weimarer Republik) dönemi

Almanya’nın Hitler’e teslim oluşu - Weimar Cumhuriyeti (Weimarer Republik) dönemi
 

İki büyük savaş arasında Almanya


Yandaki harita Almanya’nın iki büyük dünya savaşı arasındaki topraklarını gösteriyor. Önceki yazıda (Sovyet devrimi kurtarıcımız ve felaketimiz oldu) bulunan haritayı incelerseniz 1. dünya savaşından sonra Almanya’nın topraklarının ikiye bölündüğünü, Polonya’nın Batlık Denizi kıyısında bir liman elde ettiğini görürsünüz. Polonyalıların Gdansk, Almanların Danzig dediği bu liman kenti 2. Dünya Savaşının çıkması için bardağı taşıran son damla olmuştur. İki planda dikkatimi çeken bir ayrıntı daha var. Bugün Rusya’nın elinde olan Kaliningrad kenti bu planlarda Alman toprağı olarak görünüyor. 

Cumhuriyet ismini, I. Dünya Savaşı'nın yenilgiyle bitmesi sonucu, lağvedilen Alman monarşisi yerine, milli meclisin yeni anayasayı oluşturmak için 1919 yılında toplandığı Weimar kentinden alır. Ancak cumhuriyet o dönemde hala kendini “Deutsches Reich” yani Alman İmparatorluğu olarak adlandırıyordu. Sürekli çalkantılar içinde geçmiştir. 

Almanya'da liberal bir demokrasiyi yerleştirmek için yapılan bu ilk girişim, yoğun sivil anlaşmazlıkların olduğu bir döneme rastgeldi ve Adolf Hitler'in Nazi Partisi'nin iktidara gelmesiyle sona erdi. Aslında teknik olarak 1919 Anayasası II. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar yürürlükten kaldırılmadı. Ancak 1933 yılındaki Nazi Hükümeti düzenlemeleri, tipik “demokratik” sistemin mekanizmalarını tahrip etti, o yüzden 1933 Weimar döneminin sonu olarak kabul edilir. 

1. Dünya Savaşı’ndan Almanya yenik olarak çıktı. 

Rusya’daki devrim Almanya’yı da etkilemişti. Zaten savaş biraz da o nedenle sona ermişti. Ocak 1919’ta Rusya'da olduğu gibi bir devrim girişimi başarısız oldu. Buna karşılık Kayzer tahttan indirildi ve monarşi sona erdirildi. Bu dönemde siyasi partiler ortaya çıktı. Partiler sosyalist, muhafazakar görüşlerin toplandığı yerler oldu. Parlamenter yönetime geçildi. Bu tam olmasa da bir çeşit meşrutiyet idi. 19 Ocak 1919’d seçimler yapıldı. SPD partisi %38 oyla seçimleri kazandı. 13 Şubat’ta ilk parlamento kuruldu. 6 Nisan’da Bavyera’da komünist devrim başarıya ulaştı. Burada uzun ömürlü olmayan Münih (Bavyera) Sovyet Cumhuriyeti adı altında bir cumhuriyet kuruldu. Mayıs’ta bastırıldı. Binlerce kişi öldü ve idam edildi. 

Berlin’de Monarşinin etkileri devam ediyordu. Kayzerin varislerinden Prens Max von Baden başbakan oldu. Fakat tabanda sosyalist bir eğilim vardı. Tepkiler üzerine, yerine görünüşte sosyal demokrat bir hükümet geldi. 

28 Haziran’da Versailles antlaşması imzalandı. Müttefik devletleri (İngiltere Fransa, ABD) ile imzalanan antlaşma ağır şartlar içeriyordu. Almanya toprakları küçülmüş, ikiye bölünmüştü. Asker ve silah sayısına sınır getirilmiş, Fransa sınırında bazı bölgelere asker sokması yasaklanmıştı. 

Yeni başbakan Philipp Scheidmann da sosyal devrime karşı bir kişiydi. Berlin’de halk ve sol gruplar devrim istiyordu. Berlin’de genel grev başladı. Hayat felç oldu. Gruplar Reichtag isimli parlamento binasına ilerleyince başbakan Cumhuriyet ilan etmek zorunda kaldı. 

13 Temmuz’da Weimar anayasası yürürlüğe girdi. 

Mart 1920’de general Wolfgang Kapp darbe yaparak yönetimi ele geçirmek istediyse de başarılı olamadı. Nisan 1920’de Ruhr bölgesinde komünistlerle yönetim arasoında iç savaş çıktı. Komünistlerin başarısızlığı ile sonuçlandı. 

(Bir parantez açmakta yarar var. Almanya birliğini yeni kurmuş sayılırdı. Eskiden Prusya onlarca sayıda prenslikten, ayrı ayrı yönetilen bölgelerden oluşurdu. Almanya ulusal birliğini 1871 yılında sağlamıştır. Yani Weimar Cumhuriyeti döneminden 48 yıl önce.) 

Her etkinin bir tepkisi vardır. Halkın bir bölümünün komünist olmasına karşılık milliyetçiler de aşırı sağa yöneldiler. Bunların içinde Adolf Hitler de vardı. Aşırı sağcılar 1920’de %15 oy aldılar. 

Fransa Ruhr bölgesini işgal etti. Polonya Almanya’dan toprak kazanmaya çalıştı. 

Temmuz 1921’de Adolf Hitler NSDAP (Nasyonal Sosyalist işçi Partisi) başkanı oldu. (Nasyonal Sosyalist bilindiği gibi Milli Toplumcu demektir. Yani Hitler ilk döneminde ortaya sosyalist olarak çıkmıştır. Ama uygulaması farklı olmuştur. Bugün Türkiye'de farkında olmadan Nasyonal Sosyalizmi savunanlar var. Türk Solu ne demektir?) 

Hamburg’da, Saksonya’da, Thrungia’da sol ve komünist yönetimler kısa süreli olarak iktidara geldiler ve bastırıldılar. 

Kasım 1923’te kısa adı SA olan ve daha sonra Hitler’in vurucu gücü olacak olan Sturmabteilungen kuruldu. 

Çalkantılar içinde ekonomi çöktü. 1924’ten sonra alınan bazı önlemlerle bir toparlanma dönemi başladı. Her iki taraftan aşırı uçlar güç kaybetti. 

1925’te milliyetçiler dünya Savaşı generallerinden Mareşal Paul von Hindenburg’u aday göstererek seçimleri kazandılar. Hindenburg Cumhurbaşkanı olduğunda 78 yaşındaydı. 

Mayıs 1928 seçimlerini sosyalistler kazandı. Adolf Hitler’in partisi yalnızca 12 sandalye alabildi. Ancak sağda toparlanmanın merkezi olmuştu. Buradan sonra bütün sağcılar Hitler’in çevresinde toplanmaya başladılar. Hitler’e bağlı SA’lar iyi iş görüyordu. Kolluk güçleri olarak devlet güçlerine yardım yaptıklarını iddia ediyor ve halk üzerinde baskı kuruyorlardı. 

1930’da ekonomi yine kötüye gitmeye başladı. bu durum üzerine hükümet güven oylaması sonucu düştü. Yenilenen seçimlerde Hitler’in partisi 108 sadalye kazandı. 

8 Aralık 1931’de bütün partilerin amblem ve sembollerinin halka açık yerlerde taşınması yasaklandı. Bu masum gibi görünen yasak ileride başka yasakları da birlikte getirecekti. 

10 Nisan 1932’de Hindenburg yeniden Cumhurbaşkanı seçildi. Avusturya vatandaşı olan Adolf Hitler de Alman vatandaşı oldu. 

Haziran’da meclis dağıtılıp sağcı politikalar uygulamaya kondu. 

Temmuz’da yeniden seçim yapıldı. Nasyonal Soyalist Partisi %37 oy aldı. Hitler aday gösterildi ama Hindenburg reddetti. 

Bu arada müttefiklerle olan antlaşma ve görüşmeler askıya alındı. Onlara olan savaş borçlarının ödenmesi de reddedildi. Aralık’ta Almanya’nın silahsızlanma yasağı da kaldırıldı. 

28 Ocak 1933’te Adolf Hitler Şansölye, yani Başbakan oldu. 27 Şubat’ta Reichstag yandı. Bir gün sonra Hitler’e olağanüstü yetkiler verildi. Komünistler dahil bütün sol kanat meclisten dışlandı. O yıl içinde halkın bütün demokratik haklarına son verildi ve Führer'e kayıtsız şartsız itaat dönemi başladı. Weimar Cumhuriyeti’nin sonu geldi. 

Demokratik yönetimler iyi korunmazsa diktatörlüklere dönüşebilir. Gerekli dersi ben yazmayayım, siz çıkarın. 

 

Kaynak: 

 

http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=weimar%20cumhuriyeti 

 

http://tr.wikipedia.org/wiki/Weimar_Cumhuriyeti 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazım Mart'ta bir gün milliyet.com.tr 'nin birinci sayfasına çıkmış. Bir yılda bir gün bile olsa sevindim tabi. Sanırım Mehmet Bey'in sayesinde oldu.

Mehmet Sinan Gür 
 29.06.2011 19:22
 

Son cümleyi inandırıcı kılmak için bayağı zahmetlere girmişsiniz; ama galiba zahmetleriniz çok işe yarayacak, çünkü bu anafikri dillendiren kişilere bazı öngörüsüz insanlar ya inanmıyor veya tepki gösteriyorlar... Yazınızın bağlantısını dostlarla paylaşacağım. Teşekkürle, selamla, saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 12.03.2011 22:53
Cevap :
Teşekkürler Mehmet Bey. Saygılarımla.  13.03.2011 8:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 316
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 18856
Kayıt tarihi
: 27.09.09
 
 

Antakya 1955 Doğumluyum. O.D.T.Ü. Mimarlık Fakültesi 1982 Mezunuyum. O zamandan beri firmalarda m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster