Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '08

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
305
 

Alo orda mısın (25)

Alo orda mısın (25)
 

http://blog.milliyet.com.tr/alo-orda-misin--24-/Blog/?BlogNo=114610

 

Nazan bir günü daha böylece kazasız belasız atlattığına seviniyordu. Birden aklına Murat’ın, “eve gidince beni ara“ sözü geldi. Hemen Murat’ı arayarak, “aşkım herşey yolunda, ilk geldiğimde biraz azar işittim ama sonra barıştık. Beni merak etme“ diyerek Murat’a rapor verdi.

Murat Nazan’dan haber alınca rahat bir nefes aldı. O da evde benzer sıkıntılar yaşıyordu . Onun anne babasının kızgınlığı Murat’ın eve geç gelmesinden çok, bu saate kadar Nazan’la birlikte vakit geçirmiş olmasıydı.

Murat, “artık sizi anlamakta zorlanıyorum. Ne yapmaya çalışıyorsunuz bilmiyorum. Gerçekten Nazan’ı sevmekten vazgeçeceğimi falan mı sanıyorsunuz?” diye şaşkınlıkla sordu. Annesi hemen, “ artık nişanlı bile sayılmazsın, diğer kızlarla görüşmeyi kesmeyeceksin değil mi?” diye sordu.

Murat, “tabi görüşmeyi kesmeyeceğim ama Nazan’ı seviyorum. Bunu sakın aklınızdan çıkarmayın, Nazan’a karşı bu garip tutumunuzu sürdürmeye devam ederseniz beni kaybedersiniz haberiniz olsun!“ diyerek tavrını koydu.

Babası Murat’la yüzgöz olmak istemiyordu. Çok gerekmedikçe annesiyle olan tartışmasına katılmak taraftarı değildi. Bu demek değildi ki babası da gerektiğinde Murat’a tavrını koymayacak...

Annesi bu söz üzerine çok üzüldü. “Daha şimdiden sana neler söyletiyor. Sen eskiden benimle hiç böyle konuşmazdın“ diyerek kırgınlığını dile getirdi. Murat, “amacım seni kırmak değildi özür dilerim. Ama çok üstüme geliyorsunuz. Bu kadar tepki verecek ne var anlamıyorum. Sevdiğim ve nişanlım olan kızla birlikte zaman geçirmek istememin nesi yanlış. Bana mantıklı bir açıklama yapın, ben de ikna olayım o zaman. Böylece birbirimizi üzmemiş oluruz“ diyerek çaresizliğini anlatmaya çalıştı.

Sonra anladı ki bu kısır bir muhabbetti. Sürekli aynı şeyleri konuşuyorlar ve bir türlü kimse düşüncelerinden taviz vermiyordu. Üzüntüden stresten başka bir şey değildi yaşanan. “Artık susmalıyım“ diye düşündü. Bu şekilde biryere varamayacaktı.

Hiç aç olmadığı halde konuyu değiştirmek için, “ben gidip birşeyler yiyeyim“ diyerek soğuk rüzgarlar esen ortamdan uzaklaşmak için mutfağa gitti. Annesi yaprak dolması yapmıştı. Murat’ın en sevdiği yemekti. Hemen bir tabak dolma aldı. Kenarına yoğurt alarak ekmeksiz yemeğe başladı. Bir taraftan da, “bu işin sonu nereye varacak“ diye düşünüyordu.

Okulun bitmesine ve sınavlara çok az zaman kalmıştı. “Şu sınavı atlatmadan hiçbir şey yapamam“ diye düşündü.

Ertesi gün Nazan’ın evine gidecekti ve bir tartışma da orada yaşanacaktı. “Bu büyükler neden böyle acaba. Sanki evlensek kıyamet kopacak, hiç aşktan anlamıyorlar“ diye kendi kendine söylendi.

İçi sıkılmıştı. Dolaptan buz gibi bir bira alarak odasına çıktı. Odası ilk defa ona dar geldi. Oysa rahatlıkla iki kişinin yaşayabileceği büyüklükte büyük bir odaya sahipti.

Birasını içtikten sonra kendini yatağa attı. Uyumadan önce Nazan’ı arayarak, “iyi geceler aşkım. Seni çok seviyorum, sesini duymadan uyumak istemedim“ deyince Nazan da “iyi geceler aşkım. Ben de seni çok seviyorum“ diyerek telefonu kapattı ve dersine geri döndü.

Murat olabilecekleri düşündükçe ne kadar çaresiz durumda olduğunu farketti. Herkesi aynı anda memnun edemeyeceğini anladı. Birileri üzülecekti ama üzülen tarafın Nazan’la kendisi olmasını istemiyordu. Mantıklı açıklamalar da istemiyordu. Nazan’ı seviyordu ve onunla birlikte olmak istiyordu. Bunun dışında hiçbir şey düşünemiyordu...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vıcık vıcık aşk heryerde,aa olan var olmayan var demi:))))

sbseda.. 
 16.06.2008 16:43
Cevap :
:))))))))))))))))))))))))))))))))Sayın yazarım bu aklıma hiç gelmemişti. Bi daha olmaz. öpüyorum, sevgiler  16.06.2008 16:48
 

Bu öyküyü gençler okudugun da kendilerinden bir şeyler bulacaklar..Ama daha ileriki yaşlarında anne ve babalarına hak vereceklerdir..sevgiyle kalın...

star 
 15.06.2008 16:51
Cevap :
:) Sayın Star sefalar getirdin. Gençler sonradan çok pişman oluyorlar. Anne babalarına hak veriyorlar ama iş işten geçiyor. Teşekkür ediyorum, sevgiler.  15.06.2008 16:54
 

Tabi gençler yaşları icabı, onlar için doğru olduğunu düşündükleri evlenmemizde ne sakınca var diyebiliyorlar. Tabi evlilik müessesesini yürütmenin zorluklarını,anne babalar tecrübeyle bildikleri için, anlaşmaları gecikecek gibi.. Esma hn.cım iyi pazarlar dilerim .Sevgilerimle..

Hasan Göksu PBahçe 
 15.06.2008 16:40
Cevap :
:) Sayın yazarım sefalar getirdin, ben de iyi pazarlar diliyorum. Gençler acele ediyor ama acele eden gençlerin sonlarını da görüyoruz. :) Anne baba olmak gerçekten zor. Sevgiler, kendine iyi bak.  15.06.2008 16:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1929
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 646
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster