Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '08

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
277
 

Alo orda mısın (31)

Alo orda mısın (31)
 

http://blog.milliyet.com.tr/alo-orda-misin--30-/Blog/?BlogNo=116630

 

Camlar demirli olduğundan açık kalmasında sakınca yok diye düşünüp ayrıldı yazlıktan. Artık her zamankinden daha mutlu bir adam olmuştu. Karşılaşacağı sorunları bilmekle birlikte gözünde büyütmüyor, hepsinin üstesinden gelebileceğini düşünüyordu.

Onun için en önemli olan şey Nazan’ın birlikte yaşama fikrine sıcak bakmasıydı.

Tüm bunları düşünürken Nazan’ın zevkleri konusunda hiçbir şey bilmediğini farketti. İşe gitmek yerine okula gidip Nazan’ı görmeyi tercih etti. Okula tam zamanında gelmişti, biraz sonra okul dağıldı. Nazan Murat’ı beklemiyordu, onu karşısında görünce yüzünde güller açtı.

Murat çok yakın bir arkadaşına hediye almak istediğini, bunun için de kendisine yardımcı olmasını istedi. “Hadi kırma beni diye ısrar ederek Nazan’ı ikna etti ve birlikte alışveriş yapmak üzere yola çıktılar. Murat’la vakit geçirmek Nazan’ın da çok hoşuna gidiyordu. Nazan annesini arayarak geç kalacağını söylemeyi düşündüğü halde izin vermeyeceğini bildiği için aramaktan vazgeçerek telefonunu kapattı.

Alışveriş merkezine geldiklerinde önce mutfak reyonuna girdiler. Murat, arkadaşının iki kişilik bir aile olduğunu, maddi sıkıntılarının olduğunu bu yüzden onlara yardım etmek istediğini söylediğinde Nazan şaşkınlıkla, “eşyaların hepsini sen mi alacaksın?” diye sordu. Murat büyük eşyalar dışında mutfaktan banyoya terliğe varıncaya kadar herşeyi biz alacağız. Senin her şeyi kendi evine alır gibi almanı istiyorum” dedi.

Nazan alışveriş yapmayı çok seviyordu. En çok da, “kendi evine alır gibi” kısmını sevdi. “Ya aldıklarımızı beğenmezlerse?” diye sorduğunda Murat, “hediyeleri ben alsam beğenmeyebilirler ama senin seçtiğin hediyeleri beğenmeme gibi bir şansları yok” dedi.

Nazan çok zevkliydi, son derece güzel şeyler seçiyordu. “Kendi evime alsam daha neler alırdım neler, bir güne asla sığdıramazdım” sözü üzerine Murat arkadaşının yurtdışında olduğunu, alışverişin hepsini bu güne sığdırmak zorunda olmadıklarını, hatta Nazan’ın evin konumunu görmesi halinde alışveriş yaparken daha rahat seçim yapabileceğini sözlerine ekleyerek şansını zorladı.

“Evin anahtarı bende. Bu aldıklarımızı birlikte gidip evlerine yerleştirirsek onlara büyük sürpriz olur. Neyin eksik neyin fazla olduğunu da kendin görmüş olursun. Alışveriş yaparken ona göre karar verirsin. Hem senin de elin alışır. Evlendiğimizde zorluk çekmezsin.” diyerek onu ikna etmeye çalıştı.

Bu fikir Nazan’ın çok hoşuna gitti. “Aldıklarımızın hepsini eve ikimiz mi yerleştireceğiz?” diye sordu. “Evet” cevabını alınca çok heyecanlandı. Murat’la başbaşa kendi evine alır gibi hediye seçmek, eve yerleştirmek çok inanılmazdı.

Murat merakla Nazan’ın ağzından çıkacak cevaba bakıyordu. Nazan, “okul var ancak okul çıkışı olabilir ama bizimkiler ev dışında buluşmamızı istemiyorlar” deyince Murat gülerek, “tamam işte ev dışında buluşmamızı istemiyorlarsa biz de evde görüşeceğiz. Tek fark, ev sizin ev değil de arkadaşımın evi diye espri yaptı.

Nazan okul çıkışında Murat’la olabilmek için evdekilere ne söyleyecekti bilmiyordu ama Murat’a hayır demek istemiyordu...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1929
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 656
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster