Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '06

 
Kategori
İzmir
Okunma Sayısı
1969
 

Alsancak

Alsancak, İzmir'in gözde yeri. Fransızlar bu gözde yerde bir hastane kurmuşlar zamanında. Eski hali çok güzeldi. Zamanla yeni ilavelerle tam teşekküllü diyebileceğimiz bir hastane oluştu şimdilerde.

Pek bilinmez ve rağbet edilmezdi bu hastaneye. Yeşilyurt Devlet Hastanesi birde Tepecik SSK hastanesi rağbet görürdü. Halk, Ege Üniversitesi Hastanesini bilir ama ''Üniversite Hastanesi'' ne anlama gelir karıştırdığından, birde yüksek tabakaya bakıyorlar diye duyduğundan çekinirdi.

Şimdilerde Alsancak Devlet Hastanesi pek revaçta.Söylentiler, hastaya pek iyi bakılıyor, '' muayenesi çok iyi'' desede ulaşım ve güvenlik nedeniyle çok tercih edildiği biliniyor. Tepecik (hernekadar ismini Yenişehir olarak değiştirmeye çalışsalarda) malumunuz olduğu üzere güvenlik yönünden belki Türkiye'nin en sorunlu yeri. Bir yerim ağrıyor diye oradaki hastaneye muayene olmaya gitsen, ya acil serviste alırsın soluğu yada kalp ve tansiyon hastası olarak dönersin evine.Yeşilyurt Devlet Hastanesi ise kapasite yorgunu.Hemde ulaşımı ters.Hangi akıl o tepenin başına genel amaçlı hastane yaptıysa merak ederim hep.Aslında Göğüs Hastalıkları Hastanesi oraya kurulmalıydı.Havadar.Tepecik Çimentaş'ın hakimiyeti altında.Yollardaki toz bulutu değme temiz ciğerlere rahmet okutur.Şehir ileri gelenlerine rahmet okuturcasına.

Alsancak Devlet Hastanesi bu olumsuzluklar nedeniyle gündemde.Ancak sokak içler acısı durumda.Dar bir sokak ve sağlı sollu park etmiş araçlar.Acil servise hasta yetiştirmek bazen olanaksız.O sebeple acil servisini kaldırmak istiyorlar sanırım.Elli metre arayla taksi durakları var.Biri hastanenin , diğeri tarihi Hocazade Camii önünde.Sanki bütün hasta ve yakınları taksi ile gidip geliyor.Yada camiye.

Hergün yeni bir dükkan açılıyor sağlı, sollu.Kaldırımlarda onlara hizmet ediyor vatandaş yerine.İşgal ettiği kaldırımın pisliği, taşın kırılmışlığı onları ilgilendirmiyor.Para kazanmak daha önemli, insan değil.Sanki ben pislettim, sanki ben kırdım o taşı.Geçmek ne mümkün.Çığırtkanların gürültüsüde cabası.

Geçenlerde Konak Belediyesine bir dilekçe yazdım.Tarihi bir camisi ve hastanesi bulunan bu sokağın gidişatının iyi olmadığını, gördüklerimi ve nasıl bir çözüm düşündüklerini sordum.Gelen cevap aynen şöyleydi;

Zabıta Müdürlüğümüzün yazısından, kaldırım işgali yapan esnaf uyarılmış ve gereği sağlanmıştır denilmektedir.

DENİLMEKTEDİR.Dilekçelere böyle cevap verildiğine şahitliğim iki oldu.Sokak köpekleri için yazdığım yazıyada aynı şekilde DENİLMEKTEDİR cevabını koymuşlardı.Yani topu başkasına atmak.Yöneticiler bu yazıları okumazlarmı?İş yoğunluğumu mazeretleri.Cevapsız cevap anlayacağınız.

Konak Belediyesinin ''hafta içi'' (hafta sonları yapılan ziyaret pek faydalı olmuyor) bu sokağı bir incelemesini ve vatandaşın şifa ararken nasıl sıkıntıya girdiğini gözlemlemesini talep ediyorum.Bu sokağa ve çevresine bir çözüm bulmasını.

Yoksa sürekli İzmir'in önemli şahsiyetlerinin vefatınımı? bekleyeceğiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 53
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 688
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

Erzurum 1959 doğumlu. İşletme mezunu. Bir Kamu şirketinin Muh.Md.Yrd.'dan emekli. Kent yaşamının zor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster