Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '09

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1256
 

Altan Öymen ve "Öfkeli Yıllar"

Altan Öymen ve "Öfkeli Yıllar"
 

10 Şubat 1987 Yeni DelhiAltan Öymen ve Oğuz Tümbaş


Öymen soyadı bana önce Hıfzırrahman Raşit Öymen’i çağrıştırır. Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni eğitim politikalarının belirlenmesinde Mustafa Kemal ile birlikte savaşım vermiş, bu çerçevede Mustafa Kemal'in övgüsünü kazanmış ve kendisinden tebrik mektupları almış bir bilim adamıdır. Ankara’ya geldiğim 1966 yılında Halkevi Genel Başkan Yardımcısıydı. Kimi toplantılarda onu izlemek, konuşmalarını dinlemek büyük zevkti gerçekten. Oğlu Örsan Öymen, 1974’te TRT’nin açtığı sınavda benim mülâkatıma girmişti. Büyük oğlu Altan Öymen’i basından izlerdim. Anka Ajansı’nın güçlü olduğu yıllarda Öymen’lerin etkisi hep duyumsanırdı. 1987 yılı Şubat’ında Vehbi Koç’la Hindistan’a yaptığımız yolculukta Altan Öymen ve eşi Aysel hanım da bulunuyordu. Biz de TRT adına Vehbi Koç’a Hindistan’da verilecek En İyi İşadamı Ödül Törenini izlemek, haber ve program yapmak için gidiyorduk. Bir hafta süren bu gezide kimi toplantılarda, yemeklerde birlikte olduk Öymen’lerle de. Sohbet ettik. Olgun, efendi, saygılı, düzeyli bir kişilik izlenimi veriyordu Altan Öymen. Bugün de yazıları, yorumları, düşünceleri, kitapları, siyasal yapısıyla Altan Öymen önemsediğim bir insandır. Altan Öymen’in Öfkeli Yıllar (*) adlı anı kitabı Doğan Kitap Kurumsal İletişim Sorumlusu Özlem Yaşarlar tarafından ve Altan Öymen’in imzasıyla elime ulaşınca, kısa bir anı dehlizine giriverdim işte.

Kitap üzerine bilgi vermeden, kısaca tanıyalım mı onu, ne dersiniz? İstanbul’da 1932 yılında doğan Altan Öymen, ailesinin Ankara’ya taşınması nedeniyle ilk ve ortaöğrenimini Ankara’da tamamladı. Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. On sekiz yaşından beri gazetecilik yapan Altan Öymen, "Ulus", "Akşam", "Cumhuriyet" ve "Milliyet" gazetelerinde yıllar boyunca muhabir, röportajcı, yönetici, yazar ve başyazar olarak çalıştı. Anka Ajansı’nı kurdu. Yurtiçindeki ve yurtdışındaki radyo ile televizyonlara haber yayınları ve belgeseller hazırladı. Almanya’da basın ataşeliği görevinde bulundu. 1961 yılındaki Kurucu Meclis üyeliğinden başlayarak politikada da görevler aldı. Milletvekilliği, bakanlık, parti ve grup yöneticiliği yaptı. Altan Öymen’in politikadaki son görevi CHP genel başkanlığıydı. Altan Öymen’in daha önce yayımlanan Bir Dönem Bir Çocuk ve Değişim Yılları adlı kitaplarından sonra bu kapsamlı kitabı okumak kuşkusuz yakın tarihimiz açısından ilginç bilgiler içeriyor. Öymen kendisinin olduğu kadar Türkiye’nin de yakın tarihine ışık tutuyor bu yapıtında. Öfkeli Yıllar’da 1950’lerden sonraki siyasal havayı yansıtıyor bize.

Ülkemizde çok partili dönemin 1950’deki ilk iktidar değişikliğinden sonraki yıllar, gerçekten bir “öfke dönemi”ne de damgasını vurur. Siyasi partiler arasında hoşgörüsüzlüğün, sabırsızlığın ve öfke eğilimlerinin hızla tırmandığı yıllar olur 1950’ler… Öfke, dış politika söylemlerinde de yer alır... Komünistlik kuşkusu, “vatan hainliği”nin kanıtı gibi görülür. McCarthy dönemini yaşayan ABD’de de öyledir, ama Türkiye’deki McCarthy’cilik, ABD’dekini aratmayacak denli katı biçimde kendini duyumsatır. Bir başka tartışma konusu da irtica tehlikesinin olup olmadığıdır. Bu soruya hükümet bazen “yoktur” diye yanıt verir, bazen “vardır” deyip bazı kişi ve kuruluşlar hakkında önlemler alır...

Dönemin ülke içi olaylarının başlıkları arasında şunlar da vardır: “167 komünist” davası, Malatya suikastı, Atatürk’ü Koruma Kanunu, 6-7 Eylül Olayları, Halkevlerinin kapatılması, CHP mallarının alınması, Kırşehir’in cezalandırılması, basını dize getirme girişimleri...

1950’li yılların olayları yurtta olduğu kadar, yurt dışında da önemlidir. Eisenhower’ın başkan seçilmesinden Stalin’in ölümüne, Mısır ihtilalinden İran’daki Musaddık hareketine, ABD’deki McCarthy’ciliğin gelişmesinden Marilyn Monroe’nun öyküsüne değin, bir çok önemli olay ve kişi bu yapıtta yerini alıyor. Kuşkusuz o dönemde gazeteciliğini sürdüren Altan Öymen’in kendi gençlik yıllarını anlattığı bölümleri de ilgiyle okuma fırsatı buluyoruz. Şimdi 77 yaşında olan Altan Öymen’in anılarını beğeniyle okuyorum ben. Daha önceki kitaplarını da sıkılmadan okumuştum. Gazeteciliğinden, yazarlığından, bilgi ve deneyim birikiminde gelen bir anlatımı yeğliyor kitaplarında. Kendini okutmasını biliyor. Anı yazmak kolay değil. Hele çeşitli dönemlere, siyasal olaylara tanıklık etmek ve bellekte saklanan bilgileri kaleme almak, okurlara yansıtmak hiç değil… Ama Altan Öymen bunu başarıyor. Kuşkusuz bu anıların arkası gelecek. 1950’li yıllara kaldığı yerden devam edeceğini sanıyorum. Sonrasında 60’lı yıllar neden olmasın. Genç kuşakların o dönemlere tanıklık etmiş kişilerden, yazarlardan, olayları, insanları tanımaları, öğrenmeleri bir kazançtır diye düşünüyorum.

(*) Altan Öymen, Öfkeli Yıllar. 612 sayfa. Doğan Kitap. Kasım 2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hıfzzırrahman Raşit Öymen ve çocuklarının önemli bir yeri var. İlk gençliğimde Milliyet ile özdeşleşen Örsan Öymen'in yazılarını zevkle okurdum. Altan ve Onur Beyleri ise basından izlerdim. Öfkeli Yılları edinmeye çalışacağım. Paylaşım için teşekkür eder, esenlikler dilerim.

Ayten Dirier 
 07.12.2009 16:08
Cevap :
Gerçekten de Öymen ailesinin Türkiye'de de önemli ve anlamlı bir yeri var. Bu anıları okurken, geçmişi anlamak, olayları yaşamak, yaşamadıklarımızı bilmek önemli. Genç kuşağın, özellikle tanık olunan yakın geçmişi öğrenmelerini yararlı buluyorum. Umarım gereğince okur ve yararlanırlar bu tür yapıtlardan. Ben de size teşekkür ediyorum paylaşımınız için.  07.12.2009 21:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 178
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1437
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster