Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '07

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
634
 

Altay ve sezona bakış

Altay ve sezona bakış
 

Dünya futbolunda başarı kriterleri, camiaların ve kitlelerin ön gördüğü biçimde duygusallığın etkisi altında gelişti ve geliştirildi seneler boyu. Takımların içinde bulunduğu koşullar yeterince iyi analiz edilemediği durumlarda oluşturulan hedefler, gerçeği yansıtmadığı gibi, bu gerçek dışı hedeflere ulaşamayan ekipler de, oluşturulan haksız baskının da etkisinde kalarak, dağılma tehlikesiyle yüz yüze getirildi. Bir üst lige çıkma şansını son anda kaybederek eleştirmenlerce yerle bir edilen takımların bir sonraki sene bulundukları ligden de düşmeleri az görülür neticeler değil futbol tarihinde.

Altay futbol takımı geçtiğimiz sezon sonunda Süper Lig şansını son maçta kaybederek gerek maddi, gerekse manevi anlamda sancılı bir döneme girdi. Bu travma sonucunda kadrosunun %80’lik bölümünü yitirdi siyah-beyazlı ekip. 2006-2007 sezonu için teknik adamlığa getirilen Umit Turmuş, birlikte katıldığımız bir televizyon programı öncesi yaptığımız sohbette, camianın içinde bulunduğu psikolojik durumun farkında olduğunu, 2005-2006 sezonun sonunda yıkmayı başaramadıkları duvarı bu defa kesinlikle yıkacaklarını, takımı da bu şekilde motive ettiğini belirtmişti. Turmuş’un Altay serüveni yeterince uzun sürmedi. Göreve getirilen Ekrem Al ve ekibi ise geçtiğimiz sezondan çok daya yıkıcı bir çarpışma yaşadı.

Şunu görebilmek lazım. Yeni kurulmuş genç bir kadroyu bekleyen en önemli engel istikrarsızlıktır. Altay takımı sezon boyunca bunu hissetti. İştah ve dinamizim, yaş ortalaması oldukça düşük olan takıma olmadık maçlar kazandırırken, deneyimsizliklerinin neticesinde anlaşılamayacak puanlarda yitirdiler. Futbol yazarlarınca kıyasıya yerin dibine sokuldular veya en önemli birinci lig adayı ilan edildiler. Tüm bunların ışığında Altay, olgunlaşma yolunda atılan adımlardan final çıkartmayı başardı. Tıpkı geçen sezon olduğu gibi. Buraya kadar herşey istenildiği gibi sonuçlandı. Dünyada pek az takım bir önceki sezon yaşanan ciddi travmayı bu denli inatla finale dönüştürebilir. Ustelik yepyeni ve gencecik bir kadroyla…

Peki ya sonrası… Onca şehir takımı arasından sıyrılarak final yaratan Altay’ın 22 yaş ortalamalı kramponları neden bunun sonunu getiremedi? Noktayı neden koyamadılar? Ve tabi ki neden derede boğuldular? İşte bunun cevabını onlar veremez. Evet on kişiyi yenemediler. Hatta 120. dakikayı on kişi tamamlamak zorunda olan bir takım karşısında 90+4’te ve 120+2’de goller yediler. Ama yinede bunun cevabını son maçtan önce oluşturulması gereken motivasyon ortamını sağlamak yerine, kusursuz bir kriz ortamı yaratan ve son maça akseden parsal sorunları bir türlü çözemeyen yöneticiler verecek.Ya da veremeyecek.

Şimdi artık çok tanıdık bir süreç başlayacak. Oyuncuların önemli bir bölümüne diğer takımlardan teklifler gelecek. Futbolcular ile teknik heyet ve yönetim arasında oluşturulmuş bağların ne ölçüde güçlü, ya da ne ölçüde zayıf olduğu görülecek. 2005-2006 sezonun sonunda Fransa’da Caen, Almanya’da Freiburg, İtalya’da Mantova, Hollanda’da Venlo gibi takımlar Altay’ın kaderini paylaşmışlardı. Tıpkı onlarda İzmir ekibi gibi ligin son maçında 1. Lige çıkma şanslarını yitirmişlerdi. Ama hiç birisi kadrosunda Altay’ın yaşadığı kan kaybını yaşamadı. Hiç birisi ekibinin %80’ini diğer takımlara kaptırmadı. Yoksa bu Altay’a özgü bir durum mu?

Bir de işin basın tarafı var elbette. Daha maç başlamadan şampiyonluk yazıları yazıp, tura hazırlanan kimi futbol yazarları skordan sonra yaşadıkları hayal kırıklığını zehir zemberek sözcüklerle yazıya döktüler. Maç oynanmadan kupa kalkmıyor işte. Ayrıca bunu görebilmek kırk yıllık bir futbol deneyimi de gerektirmiyor. 50 yaşını aşkın beyefediler bunu hala öğrenemediler ki nesillere doğru düzgün aktarsınlar. Fransız futbol çevreleri “Kaybedilen bir finalden sonra yazı yazacaksan, en az bir gün beklemelisin” der. Bizler neden daha final oynanmadan yazı yazarız ki? Futbolu daha iyi bildiğimiz için mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 822
Kayıt tarihi
: 29.09.06
 
 

Soccer Scout & Researcher & Databank Developer Çeşitli kulüplerin altyapı ve profesyonel şube..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster