Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '10

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
164
 

Altaylı haklı gibi... Bu kanallar bize zarar...

Altaylı haklı gibi... Bu kanallar bize zarar...
 

Fatih Altaylı geçtiğimiz günlerde yazdığı bir yazısında Discovery Channel, National Geographic gibi kanalların “Türk milletinin özgüveninin kaybolmaması, kendilerini kötü hissetmemeleri, ruh sağlıklarının bozulmaması ve özellikle bu kanalları seyreden çocuklarımızın bizlere saygısının sürmesini temin etmek için” kapatılması gerektiğini mecazi dille belirten bir yazı yazmış.

Aslında Altaylı’nın yazısının ne kadar mecaz olarak alınabileceği ciddi biçimde tartışılır. Çünkü Altaylı’nın söylediklerindeki mecazı aşan haklılığı bu kanallardaki on beş yirmi eli yüzü düzgün programı art arda izleyen herkes ziyadesiyle fark edecektir. Gerçekten de bu kanallar, hem de propaganda dozunu hemen hiç limitinde tutarak kimi ülkelerin teknolojinin ve genel anlamda insan yaratıcılığının hemen her alanında gösterdiği çabaları, ulaştığı, ulaşmakta olduğu ve ulaşacağı başarıları, bu başarılar için kurulmuş sistemleri ve bu sistemlerin muazzam işleyişini öyle etkileyici örneklemelerle gözler önüne sermektedirler ki bu kanalların kimi ülkelerdeki sıkı izleyicilerinin “acaba biz onlarla aynı dünyada mı yaşıyoruz” psikozu içinde sıkıntılardan sıkıntılara atılmaları kaçınılmaz hale gelmektedir.

Evet, Altaylı’nın dediği veya diyebileceği gibi, biz darbelerle, baş örtüleriyle uğraşırken, rakibinden ellide bir az oy alan öğretim üyelerini ideolojisi yüzünden rektör yapmaya çalışırken bu kanallar dünyada bazılarının “nerelerde” olduğunu bize öyle somut yollarla göstermektedirler ki üzerinden bolca para kazanılan milliyetli, dinli hamaset tezgahları kimi izleyicilerimiz için kaldırılabilir orandan da abartılı bir biçimde boşa çıkmakta, bu durum da dünyadan, bilimden, yaratıdan soyutlanmışlığın labirentlerinde yetişmiş gönüllerde belki “zararlı olabilecek” büyük boşluklar, loşluklar yaratmaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri’nin aynısından yüzlercesi yapılan orta boylu bir bilimsel proje için ayırdığı fon Türkiye ve benzeri ülkelerin senelik bilimsel harcamalarının tümünden katlarca fazla. Bir yeni yılda yaptıkları buluş sayısı birkaçı hariç bütün dünya ülkelerinin toplamının tarihleri boyunca yaptığı buluş sayısından fazla. Bizim gibi ülkelerin bir aylık istatistiğini çıkaramadığı herhangi bir bilim dalına ait değişim eğrilerinin onlarda on yıllarcasına ait veriler gün, saat aralıklarında var. Her şeyin takibi var, her şeyin arayışı var. Kutup denizlerinin dibinde, çöllerin, tundraların içinde, gökyüzünde, Mars’ta, uzayın derinliklerinde o ülkelerin parmakları var.

Altaylı’ya ben de katlılıyorum!

Biz National Geographic izlemeyelim, Discovery Channel izlemeyelim, kitap ve dergi okumayalım, bol bol kahvehane muhabbeti yapalım, bilgisiz fikir üretelim; Türkiye coşuyor, Türkiye uçuyor, Amerika düşüşe geçti falan diyelim. Sevinelim, kendimizden geçelim. Biz yeterince ilerlemiyor olabiliriz diye arada bir de, ilerideki müşkül durumlarımızda bizi koruyacağından emin olduğumuz, Türk sevgisiyle dolup taşan ezeli dostumuz Çin’in (!) falan taze başarılarıyla, Amerika’yla giriştiği rekabetle zevklenelim, başımıza çuval yiyip Kurtlar Vadisi’nden öç beklemeye, Heron yapamazken Davos'la şişinmeye, kullandığımız kelimelerden kıyafetlerimizin biçimine kadar bütün bir kültürü başkalarından henüz almış ve alıyorken, Araplar bizim dizilerimizi izliyor, bize özeniyor falan diye hoplamaya devam edelim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 150
Toplam yorum
: 200
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 2726
Kayıt tarihi
: 22.06.07
 
 

İsmim Burak Çapraz. Yaşım 26. Buraya başladığımda 21'dim. Öğrenciyim. Bir okul bitti ama hala öğr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster