Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '12

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
1513
 

Alternatif programında Sebahattin Önkibar’ın Said Nursi hakkında hayret uyandıran açıklamaları!

Alternatif programında Sebahattin Önkibar’ın Said Nursi hakkında hayret uyandıran açıklamaları!
 

Bediüzzaman'a yakıştırılan gerçek dışı iddialar onu yüceltir ve göklere çıkarır.


Geçtiğimiz ay Ulusal Kanal’da yayınlanan, Sebahattin Önkibar’ın sunduğu Alternatif isimli bir program seyrettim. Sizler seyrettiniz mi bilmiyorum ama programda asrın kutbu, güzeller güzeli Said Nursi hakkında akıl almaz iddialara yer verildi.  Aslında Sebahattin Önkibar tanıdığım kadarıyla son derece aklı başında, Atatürkçü, milliyetçi bir insan. Nasıl olup da Said Nursi ve Nur talebeleri hakkında bu programda böylesine gerçek dışı, hatta iftiraya varan iddialara yer verdi, anlaşılabilir gibi değil. Şimdi programda yer alan gerçek dışı iddialara bakalım:

“Nur talebelerinin namazda Fatiha yerine Said Nursi’nin kitaplarını okuduklarını iddia ediyorlarmış.”Şimdi bu doğru değil. Nur talebeleri Ehl-i Sünnet’e titizdirler. Son derece samimiyetsiz bir iddia. “Said Nursi Hazretleri’nin megaloman bir ruh hali sergilediği ve hile yaptığı yönünde iddialarda bulunuyor.” Hile yaptığını Nur talebeleri değil “Narcılar” söylüyor. “Megaloman diye bir şey yok, Bediüzzaman son derece mütevazidir. Bediüzzaman; “hiç ender hiç olan kardeşiniz” diyor Risalelerde, “biçare” diyor kendisi için. Kendisini müthiş küçük görür Bediüzzaman. Son 1300 yılda hiçbir alimde görülmeyecek şekilde nefsini ezen, kendini hiç yerine koyan, nefsine ciddi savaş veren bir insandır. Yani öyle bir üslubuna hiç rastlanmamıştır. “Ey nefsim” diye hitap eder Bediüzzaman. Mesela ulema, geçmiş âlimler, ey cahil, ey zındık, ey gafil, ey mülhit diye hitap eder bazı muhataplarına. Birçok âlim öyledir. Bediüzzaman, hep “ey nefsim” diye hitap eder. “Beni gözünüzde büyütüyorsunuz, benim gerçek hallerimi bilseniz bana hiç yanaşmazsınız bile” diyor. “Biçareyim” diyor. “Acz içindeyim” diyor. Bediüzzaman’ın öyle bir ifadesi yok. Bediüzzaman’a yakıştırılan bu ifade son derece yanlış.

“Said Nursi’nin medrese zamanında herkesle kavgalı olduğunu, daha sonra dağlara çıktığını, psikolojik yapısında bozulmalar olduğu anlatılıyor”diyor. Yobaz takımının zaten ana özelliği sürekli Bediüzzaman’a karşı çıkmalarıdır. Onda Hz. Mehdiyet halleri gördükleri için bunu yaparlar. Asrın müceddidi olduğunu hissettikleri için; ilmini, ahlakını, değerini, kalitesini hissedince yobazlar çok rahatsız olurlar. Geçmişte de öyleydi, asrımızda da böyledir. Her devirde öyle olmuştur yobazlar. Yani o klasik bir yobaz reaksiyonudur. Etrafındaki adamlar klasik medrese kafasıyla, klasik rekabet kafasıyla, klasik cahil yobaz kafasıyla hareket eden insanlardır. Bediüzzaman’ın tavizsiz Kuran’a bağlı olduğunu hissedince, samimi Müslüman olduğunu hissedince, kendi samimiyetsizliklerine uygun yaşamayacağını anlayınca, klasik yobaz ruhundan uzak olduğunu hissedince ona karşı tavır almışlardır. O Bediüzaman’ın üstünlüğünü gösterir, kalitesini gösterir, seçkinliğini gösterir. Zaten yobaz güruhu Hz. Mehdi’ye de saldıracaktır. Yani o hadisin ifadesi her asırda bu böyle olacak anlamına geliyor aynı zamanda. Her asrın müceddidine yobazlar karşı çıkmıştır. Bunda şaşacak bir şey yok.

“Daha sonra dağlara çıktığını,” Ashab-ı Kehf gibi, Resulullah’ın Hira Mağarası’na gelmesi gibi, diğer Peygamberlerin de yine mağaralarda tefekkür etmesi gibi. O mübarek Üstadımız, 13. asrın müceddidi olan o büyük alim, son bin yılın en büyük alimi; tevazusuyla, ilmiyle, ahlakıyla herkesi hayran bırakan o değerli insan mağarada tefekküre çekilmiştir. Tefekkür ve tezekkür içerisinde olmuştur. Birçok ilhama nail olmuştur. İlmini artırmıştır, bilgisini artırmıştır. Aynı Peygamber Efendimiz’in Hira Mağarası’nda derin vecd halinde Allah’la bağlantı kurması gibi, o da derin vecd halinde Allah’a olan kalbi rabıtasını güçlendirmiştir. Ve ilmini, irfanını artırmıştır; bilgisini artırmıştır. Sakin, sessiz yerler her zaman için ilmi araştırma için en makul, en güzel yerlerdir. Kehf Suresi’nde de buna işaret edilir. Dolayısıyla bu iddia da doğru değildir.

“Psikolojik yapısında bozulmalar olduğunu anlatıyor ve çevresinde Said Nursi’nin anormal bilindiği yönündeki iddialar...”Bu iddiaya karşı da “Allah razı olsun” diyorum. Ağzınıza sağlık, bak ne güzel söylemişsiniz, Allah sizin dilinizle söyletiyor. Peygamber alameti; deli olduğunu söylüyorlar, yani “akli dengesi yerinde değil” diyorlar. Bütün Peygamberlere, istisnasız tamamına, büyük velilerin tamamına deli denmiştir. Allah, onu da o şerefle şerefi yad etmiştir. Peygamberlere olan o sünneti Allah onda da ihya etmiştir. “Allah’ın sünnetinde değişiklik bulamazsın” diyor Cenab-ı Allah. “Her Peygambere ins ve cin düşmanlar kıldık” diyor. Her veliye de Allah ins ve cin düşmanlar kılmıştır.Dolayısıyla delilikle itham edilmesi yönünde yapılan bu gayretler; Allah’ın, onun mübarek ve müberra bir insan olduğunu göstermesi içindir. Biz bu çirkin iddialar karşısındaBediüzzaman’a daha çok sevgi duyuyoruz, daha bağlanıyoruz. Çünkü o olmasaydı bir eksiklik olurdu. Bir veli alameti daha, bir velayet alameti daha oluşmuş oldu. Allah onların eliyle oluşturmuş oluyor. “Said Nursi’nin kibirli ve tavır anormalliği olan bir insan olduğu ve bu nedenle akıl hastanesine konulduğu anlatılıyor.” Oysa tevazu denizidir Bediüzzaman, Onun kadar tevazulu bir üslup kullanan alim yoktur. Varsa göstersinler. Kendini yerden yere vurur Bediüzzaman. Akıl hastanesine konması, ne büyük nimet; çünkü sırf deli denmesi değil de akıl hastanesine konup iyice teyit ediliyor. O Peygamber alameti, o velayet alameti, büyük velilerde olan alamet iyice tasdik edilmiş oluyor.

 “Bütün yazılarında muvazenesizlik, psikiyatrik rahatsızlığı anlaşılıyor” diyor. Oysa biz Bediüzzaman’ın bütün yazılarında velayet alametlerini görüyoruz biz, derinlik görüyoruz; Allah aşkını, Resulullah aşkını ve derin bir ilmi görüyoruz. Mükemmel bir anlatımı görüyoruz. Mükemmel bir Kuran tefsiri görüyoruz. Mükemmel bir hadis tefsiri görüyoruz ama son bin yılın en mükemmeli olduğunu görüyoruz. Bakan göze göre değişir tabii. Yani ben Sebahattin kardeşimizi tenzih ediyorum, Zekeriya Beyaz’ı da tenzih ediyorum. Ama samimiyetle bakan gerçekleri görür diyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hür adam yada asrın vicdanı gibi sıfatlarla anılan büyük bir alimdir. teşekkürler yazı için

SEMİH TÜRSEN 
 27.03.2012 5:07
Cevap :
Ben teşekkür ederim, saygılar, hürmetler  27.03.2012 20:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1570
Toplam yorum
: 354
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 1459
Kayıt tarihi
: 24.11.10
 
 

Bir firmada CEO olarak çalışmaktayım. Sizinle hobilerimi, düşüncelerimi, izlediğim filmleri, tattığı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster