Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '06

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
646
 

Altı delik kovalarla taşınan sular...

Altı delik kovalarla taşınan sular...
 

Dostoyevski'nin "Kumarbaz"ı ve "Ölüler Evi"nden çok etkilendim. İkinci'sinde mahkumlara işkence amacıyla dereden, altı delikli kovalarla su taşıttıkları bölümü hiç unutamıyorum. En korkunç işkence, yaptığın işin amacına varmayacağını bilerek yapılandır, yani boş, sonuçsuz, anlamsız. Düşünün, birçok insan bürokraside çalışıyor ve yaptığı işin anlamsız olduğunu düşünüyor. Kaynak: http://www.kongar.org/Aksam_gazetesi_Yozlasan_Medya.php

Giriş bölümü, Sayın Emre Kongar'ın 2003 yılında Sn.Canan Altan'a Akşam Gazetesi Kitaplık Eki için verdiği röportajdan aynen alınmıştır. Şu anda kamu ve özel sektörde çalışan birçok insan için geçerli olan bir durumu, çok da iyi vurgulayan bir görüş/benzetme içermektedir bu bölüm. Bu blogumda bunu daha iyi vurgulama ihtimalim bulunmadığından, kaynak göstererek alıntı yapma ihtiyacı hissettim.

İş hayatında insanı motive edebilecek muhtelif faktörler vardır. İlk akla gelenler ise ücret, sağlık yardımı, cep telefonu imkanı, araba imkanı, gıda, yakacak, giyecek yardımlarıdır. Bunlar elle tutulur faktörlerdir. Bir de elle tutulamayan, ama gözle görülebilecek, kulakla duyulabilecek faktörler vardır. Yapılan işin başarılı sonuçlanması ile çalışana yazılı ya da sözlü küçük bir teşekkür, işin yapılması esnasında çalışana verilen manevi yönlendirme desteği, yapılan işin sonucunun firma için ne kadar önemli olduğunun çalışanla paylaşımı, vs.

Aslında bunlar birçok insan için çok da önemli değil gibidir üzerinde durulmadıkça. "Bana söyleneni yaparım, neden yaptığımı bilmeme gerek yok, maaşımı alır işime bakarım" diye düşünen insan sayısı da az değildir. Ama üstü örtülü bu duygu, aslında verimsizliğe ve motivasyon eksikliğine gizliden gizliye sebep olmaktadır. Bu biraz da hırslı ve kariyer bilincinde olmakla ya da olmamakla ilgilidir.

Bir de yaptığı işin anlamını bilmek, sonuçlarının firma için ne kadar önemli olduğunu ölçmek isteyen insanlar vardır (ki ben de bu gruba dahilim). Bunu istemek güzel birşeydir ama üst yönetim bakış açısı her zaman böyle olmayabilir. Onların beklentisi, ilk gruba dahil insanların yaklaşımıdır çoğu zaman. Böyle olunca, amaçsız, sonucunun çok da önemli olmadığı işler yaptırabililer çalışanlarına. Faydası yoktur bunun ama görüntüde çalışan departman olmaktır amaç. Daha yukarılardan farkedilene kadar da iyi bir taktiktir.

Büyük organizasyonlarda bu duruma çokca rastlanır. Zaten yaptığı işin anlamını sorgulayan insanlar da çokca kalamazlar böyle yerlerde, sevdirmeleri zordur kendilerini. Diğerleri ise "böyle gelmiş böyle gider" zihniyetiyle devam ederler. Ama hiç düşünmezler birgün mevcut düzen bozulunca ne olacak, başka firmada kim onların yüzüne bakacak!?! Altı delik kovalarla su taşımaya devam ederler ve bu hiç de acı vermez onlara!

Kovanız deliksiz, işiniz keyifli olsun..

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=3147 (aynı kategoride diğer bir blogum)

Blog foto kaynağı: http://www.ted.com/tedprize/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2688
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

MBA değil ama HBA (Herşeyi Bilen Adam) yapmış birisiyim. Hemen her konuda fikrim var ama hiç fikr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster