Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
21
 

Altın sarayların kadınları

Hep özenmişimdir başarılı kadınlara. Profesörler, Doktorlar, Öğretmenler vs… Kadından bahsediyoruz; çok değil yüz yıl kadar önce toplumda söz hakkı dahi olmayan hep geri planda durmaya mahkûm bırakılan kadından! Şimdi ise bu kadınların torunları ne işler başarıyor ki şüphesiz görseler bu günleri, kendileri de inanmazlardı bu başarılara...

Bir üniversite öğrencisi olan ben annemden tutunda hocalarıma kadar hayatıma girip çıkan tüm başarılı kadınlara hep gıpta etmişimdir. Bence bu kadınlar altın saraylarda yaşatılmalı her şeyin en iyisine laik görülmelidir. Hele bir de anne ve eş olanlar varsa; onlar altın sarayların en muhteşem manzarasında bir o da sahibi olmalı kesinlikle...

Goethe diyor ki; “En mükemmel kadın, çocuklarına babalarının yokluğunda baba olabilecek kadındır.”

Kadın olmanın 21.yy çağdaş toplumlarında bile sorunlar yarattığı bu günler de neler başarıyor aslında kadınlarımız. Çünkü ne dersek diyelim şüphesiz kadın olmak, en başta 1-0 başlamaktır hayata. Aslında ne istersen, nasıl istersen ol bir ayağın hep sınırdadır. Yanlış bir adımda uçurumun dibine gönderir seni binlerce ön yargı, binlerce radar gibi tetikte bekleyen göz. Kadınsan eğer tek bir hata bile mal olabilir hayatına. Olmamalıdır ya ama oldururlar işte. Genç kızken, okuyorken, evliyken, anneyken hep dikkatli olmalısın. Bir erkek gibi rahat hareket edebilme lüksün yoktur senin. Yaşadığın ilişkilerde de sırtını sıvazlamaz ailen aslan kızım benim diye… Onların gereksiz endişesi seni şizofren yapar. Çoğu zaman durur sorgularsın kendini doğru mu yapıyorum,  diye.

 Eğer gün gelirde umursamazsan kimseyi ve kendin için yaşamaya başlarsan özgür, o gün de yine bir sürü kapı açılır önüne. Yine yeniden ama bu kez başka çerçeveden bakan şüpheci gözler sarar etrafını. Kadınlar da bunu fark eder ya, engellemek için gereksiz bir korumaya alırlar kendilerini; “Suratsız, kendini beğenmiş” gibi sıfatları adının önüne ekletmek pahasına…

Alfred de Musset diyor ki; “Havayı geldiği, rüzgârı estiği, kadını olduğu gibi kabul edin.”

Sonra bir şey üzerinde uzun uzun düşünebilme lüksü de yoktur kadınların. Az ve öz olmak zorundadırlar her zaman. Kadın olmak aynı anda binlerce şeyler düşünebilmek, düşünerek yorulmaktır...

Doğu’da tek başına sokağa çık(a)mamak başı yerde yürümektir. Toplum baskısını göğüslemek küçük düşürülmeyi çocukluktan kabul etmek ya da etmek zorunda bırakılmaktır. Erkek çocuk doğurmak zorunda olmaktır kadınlık. Erkek doğuramazsan dışlanmaktır. Ama orda da kadın olarak var olabilmek bambaşka bir ayrıcalık bambaşka bir onurdur. Çünkü çoğu kez başararak çoğu kez ise yenilerek en zor koşullara göğüs geren o kadınlardır…

Lamarttne diyor ki; “Allah kadının dehasını kalbine koymuştur. Çünkü kadın dehasının bütün eserleri aşk eserleridir.”

Batıda kısmen daha kolaydır kadın olmak. Daha çok kabul görünmek, varlığının daha çok sindirilmesi ve daha çok söz hakkı olmaktır. Efendinin ya da babanın lafıyla değil kendi iradesiyle karar vermektir…

Ve her şeye rağmen ister doğu da ister batıda bunca dışlamaların, baskıların olduğu bir dünyada kadın olmak en büyük başarı, en büyük erdemdir ve benim için çevremdeki tüm kadınlar en altın saraylara layıktır...

Lotvell diyor ki; “Yeryüzünün en soylu varlığı, erdemli bir kadındır.”

Dünyada Kadın;

Dünyada her 3 kadından 1'i hayatının bir döneminde şiddete maruz kalıyor.

Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70'i eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürülüyor.

Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük

Okuma-yazma bilmeyen ve eğitim hakkından mahrum 1 milyardan fazla yetişkinin 2/3'ü kadın.

Yeni üniversiteyi bitirmiş bayanlar, erkeklerden %20 daha az para kazanıyor. Bu fark 10 yıl içerisinde %31'e yükseliyor.

280 milyonluk Arap dünyasında her 2 kadından 1'i okuma yazma bilmiyor.         

İnternet kullanıcılarının %42'si kadın.

Dünyadaki mal varlıklarının 14 trilyon dolarlık kısmı kadınlara ait.

Sadece Japonya ve Peru'da iş kuran kadın sayısı erkeklerden fazla.

1945 ila 1995 yılları arasında Dünya'daki kadın milletvekili sayısı 4 kat arttı. Bazı ülkelerde meclisteki bayan milletvekili sayısını artırmak için bayanlara pozitif ayrımcılık uygulanıyor.

...

KAYNAKLAR;

Kadınlarla ilgili sözler;     http://www.trendkadin.com

                                               http://www.meleklermekani.com

Dünyada kadın;                               http://tr.wikipedia.org/wiki/Kadın_hakları

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 402
Kayıt tarihi
: 26.11.10
 
 

En büyük aşkım okumak okumak ve yazmak :)Tiyatro tutkunu, müzik sevdalısı ve deniz aşığıyım. Öğre..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster